Sosyal gelişmişlik düzeyi bakımından Türkiye genelinde son sıralarda yer alan Van, kaldırımları işgal ederek kamusal alanları kullanıma kapatan kafelerin adeta cenneti haline dönüştü.
Sosyal gelişmişlik düzeyi açısından 81 il arasında gerilerde bulunan Van’da, son yıllarda mantar gibi açılan kafeler dikkat çekerken, bu işletmelere yönelik denetimlerin yetersizliği kamuoyunda soru işaretlerine neden oluyor.
Kaldırımlar Belediyelerin Değil, Kafelerin Denetiminde
Özellikle bina altlarında faaliyet gösteren kafeler, işletme ruhsatı almadan önce ya da aldıktan sonra bina önlerinde bulunan kaldırımlara sabit metal konstrüksiyonlar yerleştirerek bu alanları fiilen kullanım alanına dönüştürüyor. Camlarla kapatılan bu alanlar ise çoğu zaman sigara içim alanı olarak kullanılıyor. Oysa 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun kapsamında, kapalı alan statüsüne giren özel işletmelerde sigara içilmesi yasak.
İlçe belediyeleri, esnafın kaldırıma koyduğu ayakkabı ya da giyim tezgâhlarına yönelik zabıta denetimleri gerçekleştirirken, kaldırımları tamamen kapatarak kafe alanlarına dahil eden işletmelere bugüne kadar herhangi bir yaptırım ya da cezai işlem uygulandığına dair kamuoyuna yansıyan bir bilgi bulunmuyor.
Bu durumun en yoğun şekilde İpekyolu ilçesinde yaşandığı görülüyor. İlçe sınırları içerisinde yer alan Kültür ve Sanat Sokağı’nda, kaldırımlardan geçmek neredeyse imkânsız hale gelmiş durumda. Kültür ve sanat kimliğini yansıtan unsurların bulunmadığı sokak, kent estetiği açısından olumsuz bir görüntü oluşturan işletmelerle dolu.
Oysa Yaya Yolları ve Kaldırımların Tasarım Kuralları Hakkında Yönetmelik’in ikinci bölümünün 4. maddesinde, “Yaya hareket alanlarında engel oluşturacak herhangi bir unsur tesis edilemez” hükmü açıkça yer alıyor.
Bu durum, kamuoyunda belediyelerin etkin ve düzenli bir denetim mekanizmasını işletmediği yönünde yaygın bir kanaatin oluşmasına neden oluyor.