Van’da gece hayatını canlı tutan müzisyenler, sahnede eğlence sunsalar da arka planda güvencesizlik, düşük ücret ve belirsiz çalışma koşullarıyla mücadele ettiklerini belirtti. Van’da sahne alan birçok müzisyen, müziğin bir kültür üretimi olmasına rağmen çoğu zaman sadece eğlence hizmeti gibi görüldüğünü ifade etti. Van Bölge Gazetesi’ne konuşan müzisyenler, dışarıdan birkaç saatlik bir performans gibi görünen işin aslında çok daha uzun ve yoğun bir emek süreci gerektirdiğini anlattı.
Müzisyenler, yerel yönetimlerden daha fazla kültür-sanat etkinliği ve düzenli konser programları düzenlemesini, serbest çalışanlar için esnek ve güvence sağlayan sistemler oluşturulmasını talep ettiklerini ifade etti.
“Kıyafetimizden çalışma saatlerimize kadar müdahale var”
Konservatuvar mezunu müzisyen Sabiha Salkım müzikten elde ettiği gelirin çoğu zaman asgari ücreti bile geçmediğini belirterek mekan sahiplerinin sık sık ücret pazarlığı yaptığını ve ödemeleri geciktirdiğini söyledi. Salkım, ekonomik sebepler nedeniyle birçok müzisyenin farklı işlerde çalışmak zorunda kaldığını ifade ederek bunun sanat üretimini doğrudan etkilediğini vurguladı: “Kadın müzisyenler sahnede ekstra zorluklarla karşılaşıyor. Kıyafetimizden çalışma saatlerimize kadar birçok konuda müdahaleye maruz kalabiliyoruz”Müşteri taleplerinin bazen zorunluluğa dönüştüğünü söyleyen Salkım, bazı müzisyenlerin istemedikleri şarkıları çalmadıkları için saldırıya uğradığını ifade ederek bu durumun mesleğin görünmeyen risklerinden biri olduğunu belirtti.
“Gece mesaisi uzun, emek çoğu zaman görünmez”
Apar Topar Grubu üyeleri, haftanın üç ya da dört günü gece çalıştıklarını belirterek sahne öncesi kurulum, prova, soundcheck ve program sonrası ekipman sökümüyle birlikte bir gecenin 6 ila 8 saatlik bir mesaiye dönüştüğünü vurguladı. Grup üyeleri, müzisyenlerin çoğu zaman sigortasız çalıştığını belirterek ücretlerin standart bir sisteme bağlı olmadığını ifade etti: “Ödemeler bazı durumlarda gecikebiliyor. Biz sahnede gülüp eğlendiriyoruz ama emeğimiz çoğu zaman görünmez kalıyor. Biz sanat üretmeye çalışıyoruz ama çoğu zaman sanatçıdan çok personel gibi görülüyoruz. Ses sistemine yeterli yatırım yapılmıyor ama buna rağmen bizden yüksek performans bekleniyor”
“Repertuara müdahale müzikal kimliği zorluyor”
Apar Topar Grubu üyeleri, sahnede karşılaştıkları zorlukların yalnızca ekonomik olmadığını da anlattı. Müzisyenler, repertuara sık sık müdahale edildiğini ve özellikle rock ya da metal müzik yapan grupların “daha popüler şarkılar çalınması” yönünde baskı gördüğünü ifade etti. Bu durumun sanatçı üzerinde ciddi bir stres yarattığını belirten grup üyeleri, sarhoş müşteri davranışları, teknik ekipman yetersizliği ve zaman zaman uygulanan gürültü kısıtlamalarının da motivasyonu düşürdüğünü söyledi. Grup üyeleri ayrıca müzisyen kooperatiflerinin kurulması, belediyelerin canlı müzik destek programları başlatması ve kültür bütçelerinden müzisyenlere pay ayrılması gerektiğini vurguladı.
“Düzensiz saatler ve güvencesizlik müzisyenleri yıpratıyor”
Bir diğer müzisyen Gülistan Öztürk ise müzisyenlerin çoğu zaman düzensiz iş saatleriyle çalıştığını belirterek bazen gece geç saatlere kadar sahnede olduklarını, bazen ise uzun süre iş bulamadıkları dönemler yaşadıklarının altını çizdi. Bu durumun ekonomik kaygıyı artırdığını anlatan Öztürk, insanın aklında geçim sıkıntısı varken sanatını özgürce icra etmesinin kolay olmadığını söyledi. Öztürk ayrıca sahne sırasında gelen yoğun istek parçaların da müzisyen üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek, sanatçıların çoğu zaman kendi repertuvarlarını özgürce icra etmek yerine dinleyicilerin taleplerine yetişmeye çalıştığını dile getirdi.
Düşük ücretlerin yanı sıra sosyal güvencenin olmamasının da müzisyenleri yıprattığını vurgulayan Öztürk, “Serbest çalışan müzisyenler için esnek ancak güvence sağlayan bir sistem oluşturulması gerekiyor. Daha fazla kültür-sanat etkinliği ve düzenli konser programları olmalı. Bu tür çalışmalar hem müzisyenlere düzenli gelir sağlar hem de kentin kültürel yaşamını güçlendirir”
“Sanat var ama sanatçı yokmuş gibi davranılıyor”
Müzisyen Baran Atabay (Barody) ise Van’daki müzisyenlerin yaşadığı en büyük sorunun görünmezlik olduğunu vurguladı. Atabay, canlı müzik yapan sanatçıların çoğu zaman yalnızca “arka plan sesi” gibi görüldüğünü belirterek müzisyenlerin aslında toplumsal meseleleri dile getiren ve kültürel üretim yapan emekçiler olduğunu ifade etti: “İşin sürekliliğinin olmaması büyük bir sorun. Mevsimsel yoğunluklar, ekonomik dalgalanmalar ve mekanların kısa vadeli planları müzisyenleri sürekli bir belirsizliğe sürüklüyor”
Atabay ayrıca ücretlerin standart olmamasının sektörde önemli bir sorun olduğunu belirterek, bazen dört saat olarak belirlenen programların beş saate kadar uzayabildiğini ve ücretlerin çoğu zaman kişisel pazarlıklarla belirlendiğini dile getirdi. Sanatın bir meslek olarak görülmemesinin temel problem olduğunu vurgulayan Atabay, müziğin bir kültür politikası olarak ele alınması gerektiğini ifade etti.