Van’da Depreme Dayanıklı Olmayan Bölgeler: Bilimsel Verilerle Risk Haritası
Van, Türkiye’nin en aktif deprem kuşağında yer alıyor. 2011 yılında yaşanan iki büyük deprem sonrası kentte yapılaşma ve zemin güvenliği yeniden tartışma konusu oldu. 2025 yılı itibarıyla AFAD ve yer bilimcilerin yaptığı açıklamalara göre Van’da bazı bölgeler hâlâ yüksek risk taşıyor.
En Riskli Bölgeler Hangileri?
Uzmanların uyarılarına göre Van’da depreme karşı en savunmasız bölgeler şunlar:
-
İpekyolu’nun alüvyonlu zeminli mahalleleri: Şehir merkezine yakın bu alanlar, gevşek toprak yapısı nedeniyle sismik dalgaları daha yoğun iletir. Özellikle eski yapıların bulunduğu semtlerde risk daha da artıyor.
-
Gevaş ilçesinin fay hattına yakın kesimleri: Aktif fay zonuna çok yakın olan bu bölgelerde, zemin sıvılaşması ve ani yer değişimleri gözlemlenebilir. Yeni yapılaşmaların da bu riski göz ardı ettiği belirtiliyor.
-
Bahçesaray’ın dik yamaçlı yerleşimleri: Hem heyelan riski hem de deprem etkisi açısından çift yönlü tehlike barındıran bu alanlar, uzmanlar tarafından “yüksek alarm” bölgesi olarak tanımlanıyor.
-
Tuşba’nın batı sınırları: Bu bölgede hem zemin gevşek hem de yapılaşma kontrolsüz ilerlemiş durumda. AFAD verilerine göre mikro bölgeleme çalışmaları burada henüz tamamlanmamış.
Zemin Etüdü Eksikliği Tehlikeyi Artırıyor
Van’da bazı bölgelerde hâlâ zemin etüdü yapılmadan inşa edilmiş yapılar bulunuyor. Bu durum, deprem anında yapıların çökme riskini artırıyor. Özellikle 2011 öncesi yapılan binalarda mühendislik denetimi eksikliği dikkat çekiyor.
Uzmanlardan Kritik Uyarılar
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür ve Jeofizik Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Ercan, Van’daki yapılaşmanın fay hatlarına göre yeniden planlanması gerektiğini vurguluyor. Özellikle aktif fay zonlarının çevresinde yapılaşmanın durdurulması, mevcut yapıların ise güçlendirilmesi öneriliyor.
Vatandaşlar Ne Yapmalı?
-
Yeni konut alacaklar, zemin etüdü raporlarını mutlaka talep etmeli.
-
Fay hattına yakın bölgelerde yaşayanlar, binalarının dayanıklılık testini yaptırmalı.
-
Yerel yönetimler, mikro bölgeleme çalışmalarını hızlandırmalı ve riskli alanlarda yapılaşmayı sınırlandırmalı.