VAN HABER

Van’da Deprem Gerçeği: “Binaların %85’i Kaçak, Sığınaklar Yok”

İnşaat Mühendisleri Odası Van Şubesi, Van’daki yapıların durumuna dair çarpıcı bir rapor paylaştı. Kentte yaklaşık 100 bin yapının büyük çoğunluğunun kaçak olduğu ve sığınakların neredeyse işlevsiz olduğu belirtildi. Yıkım süreçlerinden asbest riskine, karot tartışmalarından düzenli denetim ihtiyacına kadar kritik başlıklar masaya yatırıldı.

Abone Ol

Van’da 4 Nisan günü yaşanan deprem sonra gözler yapılara çevrildi. İnşaat Mühendisleri Odası Van Şubesi, “Binaların büyük kısmı kaçak, sığınaklar ise neredeyse yok.” diyerek kentin yapı stoğunun mevcut durumu ve olası afet senaryolarındaki riskleri anlatıldı. Uzmanlar, bu sorunların tek bir kurum tarafından çözülemeyecek kadar kapsamlı olduğunu belirterek tüm paydaşların ortak hareket etmesi gerektiğini vurguladı.

Van’da Yapı Güvenliği Endişesi

Van’daki yapı stoğu sadece sayılarla değil, potansiyel risklerle de endişe veriyor. İnşaat Mühendisleri Odası Van Şubesi yetkilileri, kentin yaklaşık 100 bin yapıya sahip olduğunu ve bunların büyük bölümünün kaçak olduğunu açıkladı. Sadece merkezde 80 bine yakın bina bulunduğu ve tüm kentin detaylı bir şekilde taranmasının yıllar alacağı vurgulanarak, “Çok ciddi bir konu, çok zaman alacak bir süreç. Bütün kurumların dahil olması gerekiyor. Üniversite, Büyükşehir Belediyesi, AFAD, Çevre Şehircilik ve İMO’nun birlikte hareket etmesi şart.” denildi.

Yetkililer, sürecin kapsamının genişliği nedeniyle her binanın ayrı ayrı incelenmesinin zorunlu olduğunu, yalnızca merkezde 400 binayı 6 ayda incelediklerini belirtti. Bu veriler, Van’daki yapı stoğunun yönetiminin ne kadar ciddi bir çaba gerektirdiğini ortaya koyuyor.

“Binaların %85’i Kaçak, Sığınaklar Yetersiz”

Van’daki yapılaşmada asıl kritik sorun kaçak yapılar ve işlevini yitiren sığınaklar olarak öne çıktığı ifade edilerek, “Halihazırda binalarımızın yüzde 85’i kaçak. Sığınak konusuna gelince, yüzde 15’inde sığınak var diyoruz ama bunların yüzde 90’ı farklı amaçlarla kullanılıyor. Sonuçta gerçek anlamda yüzde 5 civarında sığınak kalıyor.” bilgisi verildi.

İMO yetkilileri, bu durumun olası bir afet ya da savaş senaryosunda ciddi sorun yaratacağını belirterek, tüm kurumların birlikte hareket etmesi çağrısında bulunularak, “Van’daki tüm bileşenleri sürece dahil etmeden bu sorunu çözmek mümkün değil.” açıklaması yapıldı.

Sığınakların planlandığı işlevleri yitirmesi, deprem ya da acil durumlarda ciddi riskler doğuruyor. Ruhsatta sığınak olarak gösterilen alanların sonradan otopark, depo, oto yıkama ve benzeri kullanım amaçlarına dönüştüğü kaydedildi.

Asbest Riskinde Yanlış Algılar

Yıkım ve asbest riski konusundaki yanlış algılar da gündeme geldi. İMO yetkilileri, “Asbest için en önemli yöntem binanın yıkılmaması” yaklaşımının yanlış olduğunu söylenerek, “Bina yıkılabilir ama uzman inşaat mühendisleri ve iş güvenlikçileriyle yapılırsa asbeste maruziyet azalır.” sözleri sarf edildi.

Maruziyetin dozajı, hangi maskenin kullanılacağı, çalışma süresi ve ara sürelerinin teknik olarak belirlendiğini aktaran yetkililer, sürecin dikkatli ve planlı yürütülmesi gerektiğini söyleyerek, “Yıkım esnasında kaç dakika maruz kalınabilir, kaç dakika ara verilebilir? Bunların hepsi zaten kitaplarımızda yazıyor. Kurallara uyulduğu sürece risk kontrol altına alınabilir.” değerlendirmesi yapıldı.

Yıkım Ruhsatlarında Sorun

Belediyelerin yıkım ruhsatlandırma süreçlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığı da açıklamada yer alarak, “Yıkım için ruhsatlandırma yapılması gerekiyor ancak süreçte ciddi aksaklıklar var. Bu nedenle yıkımların mutlaka uzman ekiplerle yapılması şart.” şeklinde söylendi.

Bu eksiklikler, hem yıkım sürecini uzatıyor hem de asbest ve yapı güvenliği risklerini artırıyor. İMO, yıkım süreçlerinin mutlaka yetkin mühendis ve iş güvenlik uzmanlarıyla yürütülmesi gerektiğini belirtti.

Saha Çalışmaları Yıllar Alıyor

Van’daki yapı yoğunluğu, saha çalışmalarının uzunluğunu da ortaya koyuyor. Sadece merkezde 80 bin binanın bulunduğu ve toplam yapı sayısının yaklaşık 100 bine yaklaştığı dile getirililerek, “Ben şahsen 400 binayı inceledim ve bunu 6 ayda yapabildim. Süreç çok ciddi bir emek gerektiriyor.” açıklamasına yer verildi.

İMO yetkilileri, yapı stoğunun tamamının incelenmesi ve riskli yapılarının belirlenmesinin yıllar sürebileceğini belirterek, bu nedenle tüm kurumların sürece dahil edilmesinin şart olduğunu vurguladı.

Karot Testi Yeterli Değil

Karot testlerinin tek başına yeterli olmadığı ifade edilerek, “Karot bu işin en küçük parçası. Beton tek başına dayanım ifade etmiyor. Kısa kolon var mı, kaçak kat var mı, donatı durumu ne, bina yaşı ne… Bunların hepsi birlikte değerlendirilmelidir.” anlatımında bulunuldu.

Yapı stoğu çalışmalarının yöntemi şöyle açıklanarak, “Bütün binaları büyük bir çember içine alıyoruz. Riskli olanları eleyip daraltıyoruz ve ardından detaylı incelemeye geçiyoruz. Karot testi ancak bu aşamada destekleyici oluyor. Bugün Van’daki tüm binalardan karot almaya kalksak süreç 10 yıl sürer.” bilgisi kaydedildi.

Binalar Araç Gibi Muayene Edilmeli

İMO, binaların düzenli olarak denetlenmesi gerektiğini aktararak, “Araçlar nasıl 2-3 yılda bir muayeneye giriyorsa, binalar da 5-7 yılda bir denetlenmeli. Ayrıca ruhsata uygun mu kullanılıyor? Kaçak eklenti var mı? Statik yapıya zarar var mı? Bunlar mutlaka kontrol edilmeli.” vurgusu yapıldı.

Bütçe ve Destek Şart

Süreçte finansmanın kritik olduğu da söylenerek, “2400 üyemizle süreci yürütmeye hazırız, ancak bunun için bütçe şart. Hem merkezi hükümetten hem belediyelerden hem de Çevre Şehircilik Bakanlığı’ndan destek alınmalı.” diye konuşuldu.