Afganistan başta olmak üzere yaşanan göç dalgası ise savaş, yoksulluk ve siyasi istikrarsızlık nedeniyle insanların hayatta kalma mücadelesinin bir sonucu olarak ortaya çıkıyor. Türkiye’ye gelen birçok göçmen, çoğu zaman güvencesiz, düşük ücretli ve zor koşullarda çalışmak zorunda kalıyor. Bu durum, bir yandan iş gücü açığını kapatıyor gibi görünse de diğer yandan emek sömürüsü ve sosyal adaletsizlik tartışmalarını büyütüyor.Düşük ücret, kötü barınma koşulları ve güvencesizlik hem yerli hem de yabancı işçiyi aynı şekilde etkiliyor. Ancak göçmen işçiler, çoğu zaman dil bilmedikleri ve haklarını arayamadıkları için daha savunmasız hale geliyor.
Van’ın Erciş ilçesinde çalışan 22 yaşındaki Afgan çoban da bu tabloyu gözler önüne seriyor. Ülkesindeki ekonomik kriz nedeniyle Türkiye’ye gelmek zorunda kalan genç, ağır şartlarda çalıştığını ve çoğu zaman temel ihtiyaçlarının bile zor karşılandığını anlattı.
“Bazen bayılacak gibi oluyorum”
İran üzerinden Türkiye’ye uzanan zorlu göç yolculuğunu anlatan Afgan çoban, yaşadıklarını aktarırken sürecin ne kadar ağır geçtiğini şu sözlerle ifade etti. “Kalabalık bir kafileyle yola çıktık. Günlerce yürüdük. Aç kaldığımız zamanlar oldu. Sınırı geçtikten sonra Erciş tarafında bizi durdurup ‘çoban arıyoruz’ dediler. Bana nasip oldu ve burada çalışmaya başladım.”
Asgari ücret aldığını söyleyen Afgan Çoban, sabahın erken saatlerinden akşama kadar dağlarda çalıştığını belirterek şunları söyledi: “Güneşin altında saatlerce hayvan otlatıyoruz. Çok yoruluyorum. Bazen bayılacak gibi oluyorum. Ama çalışmak zorundayım çünkü aileme para göndermek zorundayım.”
“Bazı Arkadaşlarımız Ahırda Kalıyor”
Çalışma şartlarının her yerde aynı olmadığını belirten Afgan çoban, birçok arkadaşının çok daha kötü koşullarda yaşadığını anlattı. Bazı Afgan çobanlara yaptığı iş karşılığında sadece peynir ekmek verdiklerini söylenen Afgan çoban, “Ahırda yatırıyorlar. Benim kaldığım aile iyi insanlar, en azından kalacak yer ve yemek veriyorlar. Ama herkes aynı şartlarda değil.” şeklinde konuştu.
Türkiye’de sürekli korku içinde yaşadıklarını söyleyen Afgan Çoban, herhangi bir sorun yaşadıklarında kime başvuracaklarını bilmediklerini ifade ederek, “Burada başımıza bir şey gelse ne yapacağımızı bilmiyoruz. Ailemiz bizden haber alamaz. Hep korku içinde yaşıyoruz.” dedi.
“Kendimizi Bazen İnsan Yerine Konulmuyor Gibi Hissediyoruz”
Toplumdaki bakışların da kendilerini derinden etkilediğini anlatan Afgan Çobann, yaşadığı psikolojik baskıyı şu sözlerle anlattı:“İnsanların bakışları çok kötü. Bizi bazen insan yerine koymuyorlar gibi hissediyoruz. Köle gibi hissettiğimiz oluyor. Kim ister ailesini bırakıp başka ülkeye gelsin? Ben de kendi ülkemde, ailemin yanında yaşamak isterdim.”Bir abisinin de İstanbul’da çalıştığını söyleyen genç, ailesiyle yalnızca WhatsApp üzerinden görüşebildiğini belirtti. Kazandığı paranın bir kısmını Afganistan’daki ailesine gönderdiğini, bir kısmını ise yurt dışına gitmek için biriktirdiğini söyledi.