Van’da 2011 yılında yaşanan iki büyük depremin üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen, kentteki ağır hasarlı ve riskli yapı stokunun önemli ölçüde varlığını sürdürmesi dikkat çekiyor. Kentte artan nüfus baskısı ve plansız yapılaşma ise şehirleşme sorunlarını daha görünür hale getiriyor.
DEPREMİN İZLERİ TAM OLARAK SİLİNMEDİ
Van, geçmişte yaşanan büyük depremlerin ardından yeniden inşa sürecine girmiş olsa da, birçok bölgede ağır hasarlı yapıların hâlâ bulunması endişe yaratıyor. Uzmanlar, bu yapıların hem can güvenliği hem de şehir estetiği açısından ciddi risk oluşturduğuna dikkat çekiyor.
NÜFUS ARTIŞI VE GÖÇ BASKISI ETKİLİ OLUYOR
Son yıllarda çevre illerden aldığı yoğun göçle birlikte Van’da nüfus artışı hızlandı. Bu durum, konut ihtiyacını artırırken plansız yapılaşmayı da beraberinde getirdi. Dar sokaklar, düzensiz bina yerleşimi ve yetersiz şehir planlaması, çarpık kentleşmeyi daha belirgin hale getirdi.
ALT YAPI VE ULAŞIM SORUNU ÖNE ÇIKIYOR
Kentte kanalizasyon, yol ve su şebekesi gibi temel altyapı hizmetlerinin artan nüfusa yeterli cevap veremediği ifade ediliyor. Trafik yoğunluğu ve ulaşım sorunları da şehir yaşamını olumsuz etkileyen başlıca problemler arasında yer alıyor.
ÇÖZÜM İÇİN KENTSEL DÖNÜŞÜM ŞART
Uzmanlar, Van’da sürdürülebilir şehirleşme için kentsel dönüşüm projelerinin hızlandırılması gerektiğini belirtiyor. Yeşil alanların artırılması, ulaşım altyapısının güçlendirilmesi ve deprem yönetmeliğine uygun dayanıklı yapıların inşa edilmesi gerektiği vurgulanıyor.
Yetkililer ve vatandaşların ortak hareket etmesinin önemine dikkat çekilirken, Van’ın daha güvenli ve planlı bir şehir yapısına kavuşmasının ancak bütüncül bir şehircilik anlayışıyla mümkün olacağı ifade ediliyor.