Doğu Anadolu Bölgesi’nde yaklaşık 3 milyon kişiye sağlık hizmeti sunan SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, donanımlı Yanık Merkeziyle bölgenin en önemli referans noktalarından biri olmayı sürdürüyor. 2008 yılında yanık ünitesi olarak kurulan ve 2022’de yanık merkezi statüsüne kavuşan birime, 2025 yılı içinde 9 bin 500 hasta başvurdu.
Merkezde yıl boyunca 702 hasta yatarak tedavi edilirken, bu hastaların 191’i çevre illerden sevkle kabul edildi. Ayrıca Kuzey Irak’tan gelen 2 hasta da merkezde yatırılarak tedavi edildikten sonra ülkelerine taburcu edildi. Yoğun hasta potansiyeline sahip merkez, 2024 yılında da 9 bin 870 poliklinik başvurusu almıştı.
Yanık Merkezi Sorumlusu Op. Dr. Ali Rıza Karayıl, İHA’ya yaptığı açıklamada merkezin yoğunluğuna dikkat çekti. Yanıkların sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik olarak da ağır bir travma yarattığını söyleyen Karayıl, şu ifadeleri kullandı:
“Yeni yıl, yeni bir umut demek. Hastalarımız için de şifayla geçecek bir yıl diliyoruz. 2024 yılında polikliniğimize 9 bin 870 hasta başvururken, 2025 yılının bugüne kadarki döneminde 9 bin 500 ayaktan başvuru gerçekleşmiştir. Bu hastaların 702’si yatarak tedavi edilmiştir. 191’i çevre illerden sevkle gelmiştir. Ayrıca Kuzey Irak’tan gelen 2 hastayı da yatırarak takip ve tedavi ettik.”
Yanık vakalarında enfeksiyon riskinin çok yüksek olduğuna dikkat çeken Karayıl, “Deri bütünlüğünün bozulmasıyla hastalar enfeksiyona açık hale geliyor. Isı ve sıvı kaybı, enfeksiyonlara yatkınlık gibi nedenlerle maalesef kayıplar yaşanabiliyor. Bu nedenle enfeksiyonla mücadele bizim için hayati bir önem taşıyor” dedi.
“Başvuruların önemli bir kısmını önlenebilir kazalar oluşturuyor”
Yanık tedavisinin yalnızca yaranın iyileştirilmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Karayıl, hastaların korunmasının da tedavinin bir parçası olduğunu belirtti:
“Ekip arkadaşlarımız büyük bir özveriyle çalışıyor. Ancak özellikle ev kazaları nedeniyle çok sayıda yanık vakasıyla karşılaşıyoruz. Sıcak su, alev ve elektrik yanıkları bizde müreffeh ülkelere kıyasla daha yüksek oranlarda görülüyor. Gelen başvuruların önemli bir kısmı önlenebilir kazalardan oluşuyor.”
Kalabalık aile yapısı ve dar yaşam alanlarının bu durumu tetiklediğini söyleyen Karayıl, yanığı önlemenin tedavi kadar önemli olduğunun altını çizdi:
“Hocalarımızın da bize öğrettiği gibi, ‘Yanığın en iyi tedavisi, yanığı önlemektir.’ Bu nedenle koruyucu tedbirler almak son derece önemlidir.”