Kent ekonomisinin can damarı olan turizmde tek tipleşme riskine dikkat çeken Erdem Güngör, Van'ın sahip olduğu binlerce yıllık mirasın tüm dünyaya açılması gerektiğini vurguladı.
"Van'da İran pazarı tek başına risk taşıyor"
Güngör, mevcut turizm modelinin kırılganlığına değinerek şu noktaları paylaştı:
Ekonomik Bağımlılık: Turizmin sadece İranlı turistlere bağlanması; siyasi krizler veya sınır kapısındaki aksamalarda il ekonomisinin ağır yara almasına neden oluyor. Geniş Pazar Hedefi: Van Gölü, Muradiye Şelalesi ve kış turizmi için Abalı Kayak Merkezi gibi değerlerin Avrupa'dan Asya'ya, Rusya'dan Arap dünyasına kadar tüm dünyaya tanıtılması gerektiği savunuldu.
Urartu mirası: "Su giderse tarih susar"
Dernek olarak yıllardır Şamran Kanalı ve Kırk Değirmenler için mücadele verdiklerini hatırlatan Güngör, suyun tarihî doku için önemini şu sözlerle özetledi: Şamran Kanalı: 2 bin 800 yıllık bu mühendislik harikasının susuz bırakılması, sadece tarımı değil tarihî mirası da yok ediyor. Kırk Değirmenler: Gürpınar’da bulunan bu kadim su kültürü yapılarının yaşaması için "Suyumuzu geri verin" çağrısı yinelendi. Yıkım Tehlikesi: Bakımsızlık, kirlilik ve suyun kesilmesi nedeniyle Çavuştepe ve Hoşap Kalesi gibi tarihî durakların çevresindeki su medeniyetinin silinmeye yüz tuttuğu belirtildi.
Somut adımlar ve projeler
Derneğin bu mirası korumak adına Avrupa Birliği (AB) fonlarına başvurduğu ve restorasyon projeleri hazırladığı bildirildi: AB Desteği: Tarihî su yollarının kültürel turizme kazandırılması için uluslararası projelerle destek aranıyor. Milletvekili Desteği: AK Parti Van Milletvekili Burhan Kayatürk ile yapılan görüşmelerde projelere destek sözü alındığı ve Valilik ile eş güdümlü çalışıldığı aktarıldı.
Son çağrı: "Turizm vizyonu güncellenmeli"
Erdem Güngör, Van’ın sadece bir "alışveriş merkezi" olarak değil, bir "dünya mirası merkezi" olarak konumlanması gerektiğini belirtti. Doğru bir planlama ile Van Gölü havzasının dünyanın en önemli destinasyonlarından biri haline gelebileceğinin altını çizdi