Van’ın son yıllarda turizmde ağırlıklı olarak İranlı ziyaretçilere yönelmesi, İran’daki ekonomik kriz, savaş ve para birimindeki değer kaybıyla birlikte Van’ın turizm gelirlerinin kırılganlığını yeniden gündeme getirdi. Van’ın farklı ülkelerden turist çekebilmesi için ulaşım, sınır kapıları, güvenlik ve turizm altyapısındaki sorunların giderilmesi gerektiğini belirten Ekonomist Reşat Ebiri, Van’ın tek bir pazara bağımlı kalmasının ciddi bir risk olduğunu ifade etti.
“Tek pazara bağımlılık büyük risk”
İran’ın 93 milyonluk nüfusuyla Van için önemli bir pazar olduğunu belirten Ebiri, buna rağmen turizmin yalnızca İran’a bağlanmasının doğru olmadığını söyledi.Ebiri, “İran önemli bir pazar. Fakat tek bir pazara odaklanmak durumunda kalmak gerçekten büyük riskler. Bir ülkeye sadece bir ülkeyle turizmi sınırlamak, o ülke çok büyük bir pazar olsa bile kendi içinde bir risktir” dedi.Van’ın geçmişte Avrupalı ve kısmen Amerikalı turistleri de ağırladığını hatırlatan Ebiri, farklı turist profillerinin kent ekonomisine katkısının da farklı olduğunu dile getirdi.
“Avrupalı turist daha uzun kalıyor”
Turistin yalnızca sayısının değil, kentte bıraktığı ekonomik değerin de önemli olduğunu belirten Ebiri, Avrupalı turistlerin Van’da daha uzun süre kaldığını ve çevre illeri de ziyaret ettiğini söyledi.Ebiri, “Turistin gelmesi önemli ama bıraktığı döviz de önemli. Avrupalı turistlerin refah düzeyi yüksek olduğu için harcama kapasiteleri daha yüksek. İranlı turist belki iki günlüğüne geliyor, alışverişini yapıp dönüyor. Fakat Avrupalı turist daha uzun kalabiliyor. Sadece Van’ı değil, çevreyi de dolaşıyor. Doğubayazıt’a, Hoşap’a, Akdamar’a gidiyor, duruma göre Nemrut’a çıkıyor” ifadelerini kullandı.
“Van’ın başka pazarlara ihtiyacı var”
Van’ın alternatif turizm pazarlarına ulaşabilmesi için öncelikle ulaşım olanaklarının geliştirilmesi gerektiğini belirten Ebiri, Irak Kürdistan Bölgesi’nin de önemli bir potansiyel taşıdığını söyledi.Şırnak-Van yolunun tamamlanmasının bölgesel turizm açısından önemli bir adım olacağını ifade eden Ebiri, “Irak Kürdistan Bölgesi’ndeki insanlar bize yakınlık gösteriyorlar. Bu coğrafyaya gelmek istiyorlar. Fakat fiziki koşullar buna müsaade etmiyor. Şırnak-Van yolu tamamlanmış olsa Erbil’den, Süleymaniye’den insanlar buraya gelecek” dedi.
Ebiri, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan’dan da turist çekilebileceğini belirterek Van’ın uluslararası uçuşlara açılması gerektiğini vurguladı.
“Van uluslararası havalimanına sahip olsa Erbil’den, Süleymaniye’den, Tahran’dan, Tebriz’den, Bakü’den, Erivan’dan, Tiflis’ten insanlar buraya gelebilir. Gezebilir, görebilir” diyen Ebiri, önümüzdeki yıllarda dünya genelinde turizm hareketliliğinin daha da artacağınnın altını çizdi
“İranlı turist için Van pahalılaştı”
İran’daki ekonomik kriz ve İran para biriminin değer kaybetmesinin Van turizmini doğrudan etkilediğini belirten Ebiri, iki yıl önce İranlı turist açısından cazip olan Van’ın bugün daha pahalı hale geldiğini ifade etti.
Ebiri, “İranlının ortalama olarak iki sene önce Van’a gelmesi çok cazipti. Parası değerliydi, savaş ortamı yoktu. Şimdi esas mesele İran’ın parasının çok değer kaybetmesi. İranlı turist için Van’da tatil yapmak pahalı hale geldi. Van’da alışveriş yapmak da onlar için pahalı hale geldi” diye konuştu.
“İranlı turist bütün olumsuzluklara rağmen geliyor”
İran pazarındaki daralmaya rağmen İranlı turistlerin Van’a gelme isteğinin sürdüğünü belirten Ebiri, sınır kapısındaki sorunların çözülmesi halinde ziyaretçi sayısının yeniden artabileceğini söyledi.
Kapıköy Sınır Kapısı’ndaki fiziki koşulların iyileştirilmesi gerektiğini vurgulayan Ebiri, “Bize rağmen İranlı buraya geliyor. Bütün bu olumsuzluklara rağmen İranlı buraya gelme çabasında. Siz yeter ki engellemeyin. Kapıköy Sınır Kapısı’nı normal çalışır vaziyete getirin. Turistin ihtiyaç duyabileceği fiziki koşulları orada yaratın” ifadelerini kullandı.
Ebiri, Kapıköy’ün yanı sıra Başkale ve Çaldıran’daki sınır kapılarının da aktif hale getirilmesi ve transit geçişlerin sağlanmasının kent ekonomisine önemli katkı sunacağını söyledi.
“Van’ın eli kolu bağlanmış durumda”
Van’ın turizm ve ekonomi potansiyelinin mevcut koşullar nedeniyle yeterince değerlendirilemediğini belirten Ebiri, kentin durumunu bir boksörün elleri ve gözleri bağlanmış şekilde mücadele etmesine benzetti.
“Van’ın eli kolu bağlanmış durumda. Eli kolu bağlanmış, çaresiz bir durumda bırakılmış. Bir boksör düşünün. Elini, kolunu, gözünü bağlamışsınız. Ringde rakibiyle mücadele etmesini istiyorsunuz ama koşulları müsait değil. Belki elini, ayağını çözerseniz kendisini savunacak, mücadele edecek. Ama siz böyle yapmadığınız için yara bere içerisinde kalıyor” diyen Ebiri, ulaşım ve yatırım sorunlarının çözülmesi gerektiğini ifade etti.
“Van bir cevher gibi”
Van’ın doğal ve tarihi potansiyeline dikkat çeken Ebiri, kentin yalnızca alışveriş turizmiyle sınırlı kalmaması gerektiğini söyledi.
“Van bir cevher gibi. İnanın bana bu duygusal bir şey değil. Van Cenevre gibi olabilir. Cenevre çok güzel bir yer ama Van da çok güzel bir yer” diyen Ebiri, Van Gölü çevresindeki ilçelerin turizm potansiyelinin de değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Van, Tatvan, Erciş ve diğer ilçeler arasında deniz ulaşımının geliştirilmesiyle yeni bir turizm rotası oluşturulabileceğini ifade eden Ebiri, bunun için sermaye ve yatırım gerektiğini söyledi.
“Kaynak şehirde kalmıyor”
Van’ın ekonomik sorunlarının turizmle sınırlı olmadığını belirten Ebiri, oluşan ekonomik kaynağın yeterince yatırıma dönüşmediğini savundu.Ebiri, “Kaynak şehirde kalmıyor. Bir kara delik gibi kaynak şehirden çıkıyor. Finansa dönmüyor, şehrin ekonomisine dönmüyor. Dolayısıyla şehir yaklaşık 10 senedir kaybediyor” dedi.Yerel yönetimlerin de uzun vadeli projeler geliştirmekte zorlandığını belirten Ebiri, normalleşme sürecinin kent açısından yeni bir dönem yaratabileceğini ifade etti.“Normalleşmeye çok ihtiyacımız var”
Barış ve demokratik toplum sürecinin bölge ekonomisi açısından önemli fırsatlar yaratabileceğini belirten Ebiri, güvenlik gerekçesiyle ertelenen yatırımların önünün açılması gerektiğini söyledi.Ebiri, “Biz de bu barış ve demokratik toplum sürecinde umut ediyoruz ki normalleşelim. Biz de diğer şehirler gibi normalleşmek istiyoruz. Bizim normalleşmeye çok ihtiyacımız var” dedi.
Van’ın kişi başına düşen gelir açısından Türkiye ortalamasının gerisinde kaldığını belirten Ebiri, bu farkın kapatılması için yatırım ve kaynak aktarımının artırılması gerektiğini söyledi.
“Bütün Türkiye bundan faydalanacak ama biz belki iki misli daha fazla faydalanacağız. Çünkü en çok bizim canımız yanıyordu. En çok biz etkileniyorduk. Bizim için hayat normal değildi” diyen Ebiri, çatışmalı sürecin ekonomik maliyetine de dikkat çekti.Ebiri, çatışmalı sürecin yıllık maliyetinin 140 milyar dolar ile 240 milyar dolar arasında olduğuna ilişkin açıklamaları hatırlatarak, normalleşmenin yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik ve sosyal açıdan da Van ve bölge için önemli bir fırsat yaratacağını ifade etti.