Van Milletvekili Gülderen Varlı, kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin kapsamlı bir soru önergesini Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması istemiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Varlı, önergesinde özellikle Van’da şüpheli şekilde hayatını kaybeden Rojin Kabaiş dosyasındaki gelişmelere dikkat çekerek, soruşturmanın etkin yürütülmediği yönündeki kamuoyu kaygılarını gündeme taşıdı.
Anayasa’nın 98’inci ve İç Tüzüğün 96 ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak yanıtlanması talebiyle sunulan önergede, Türkiye’de artan kadın cinayetleri, 6284 sayılı Kanun’un uygulanması, koruma kararlarının etkinliği ve devletin sosyal sorumlulukları ayrıntılı şekilde soruldu.
“Kadın Cinayetleri Artıyor, Veriler Şeffaf Değil”
Varlı, 2025 yılında en az 294 kadının erkekler tarafından öldürüldüğünü, 297 kadının ise şüpheli şekilde yaşamını yitirdiğini belirterek; 2026 yılının Ocak ayında ise en az 22 kadın cinayeti ve 14 şüpheli ölüm yaşandığını ifade etti. “En az” vurgusunun resmi ve bütünlüklü kamu verilerinin bulunmamasından kaynaklandığını belirten Varlı, Bakanlığa şu soruyu yöneltti:
“Kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine ilişkin resmi veriler neden düzenli ve şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmamaktadır?”
Rojin Kabaiş Dosyası: “DNA Tespitine Rağmen Gecikme Neden?”
Van’da şüpheli şekilde yaşamını yitiren Rojin Kabaiş’in ölümüne de değinen Varlı, aradan bir yılı aşkın süre geçmesine rağmen dosyanın aydınlatılmadığını vurguladı. Kabaiş’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildiği iddialarına rağmen soruşturmanın etkin yürütülmediğine dair ciddi kaygılar bulunduğunu belirten Varlı, şu sorulara yanıt istedi:
• Soruşturmada gelinen aşama nedir?
• DNA tespitlerine rağmen dosyada yaşanan gecikmenin gerekçesi nedir?
• Yurtdışına gönderildiği belirtilen telefon incelemesine ilişkin son durum nedir?
Koruma Kararları Neden İşlemiyor?
Önergede, hakkında uzaklaştırma ya da koruma kararı bulunan faillerin kadınlara ulaşabildiği ve cinayet işleyebildiği vakalara dikkat çekildi. 6284 sayılı Kanun kapsamında verilen tedbir kararlarının sayısı, ihlal oranları ve bu kararlara rağmen işlenen kadın cinayetlerinin sayısı soruldu.
Ayrıca, hakkında tedbir kararı bulunan kişilerden kaçının silah ruhsatının iptal edildiği ve kaçının silahına el konulduğu da Bakanlığa yöneltilen sorular arasında yer aldı.
Güler Özkan ve Alev Koç Cinayetleri de Gündemde
Varlı, Ağrı’nın Patnos ilçesinde Güler Özkan’ın 7 çocuğunun gözü önünde eşi tarafından öldürülmesi olayını da gündeme taşıdı. Özkan’ın uzun yıllar şiddet gördüğü ve kolluk kuvvetlerine başvurduğu iddialarını hatırlatan Varlı, etkin koruma sağlanıp sağlanmadığını ve olayla ilgili idari soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.
Maraş’ın Pazarcık ilçesinde Alev Koç’un ayrılmak istediği erkek tarafından öldürülmesine ilişkin olarak da, olay öncesinde Bakanlığa bağlı birimlere başvuru yapılıp yapılmadığı ve hangi tedbirlerin alındığı soruldu.
Göçmen Kadın Cinayetleri ve Çocukların Durumu
Önergede, İstanbul Ümraniye’de Özbekistanlı iki kadının öldürülmesi olayı da hatırlatılarak son beş yılda Türkiye’de katledilen göçmen kadın sayısı ve açılan soruşturmaların akıbeti soruldu.
Kadın cinayeti sonucu ebeveynini kaybeden çocuklara yönelik ekonomik ve psikososyal destek mekanizmaları da gündeme getirildi. Özellikle Samsun’da üç torununa bakmak zorunda kalan Arif Kaplan hakkında açılan nafaka davası örneği üzerinden, sosyal devlet ilkesinin nasıl yorumlandığı soruldu.
2026 İçin Somut Adımlar Ne?
Van Milletvekili Gülderen Varlı, kadına yönelik şiddet ve nefret söylemiyle mücadele kapsamında 2026 yılı için planlanan somut politika ve eylem adımlarının da açıklanmasını istedi.
Toplam 21 sorudan oluşan önergeyle Varlı, kadın cinayetleri, şüpheli ölümler, koruma kararları, silah ruhsatları, göçmen kadınların güvenliği ve mağdur çocuklara yönelik politikaların tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulmasını talep etti.