VAN HABER

Van Milletvekili Çiftyürek’ten Çözüm Süreci Açıklaması

Dem Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Van Bölge Gazetesi’ne yaptığı özel açıklamalarda çözüm sürecini değerlendirdi. Çiftyürek, Kürt meselesinin sonuçları üzerinden yapılan uygulamalara dikkat çekti ve kalıcı çözüm için anayasa ve ana dilde eğitim hakkının şart olduğunu vurguladı.

Abone Ol

Dem Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, çözüm süreci ve Kürt meselesi üzerine Van Bölge Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu. Çiftyürek, sürecin tarihçesini anlatarak, “Çözüm sürecine ilişkin şunu söyleyelim: Nereden gündeme geldi çözüm süreci? Niye başlatıldı? Bunu anlamak için biraz geriye gitmek gerekiyor. 7 Ekim 2023’te Hamas’ın İsrail’e saldırısı oldu. Bu saldırıya yol verdiler ve sonrası malum; ucu açık bir savaş devam ediyor” dedi.

Saldırının Ardından Süreç

Saldırının neden bu süreci tetiklediğini anlatan Çiftyürek, “Saldırıyı başlatan Hamas’tı, ancak saldırıya yol veren ise tıpkı 11 Eylül 2001’de El Kaide’nin ikiz kulelere saldırısında Amerika’nın rolü gibi, burada da İsrail’in kendisi oldu. Bir gün sonra Netanyahu, ‘Bu bizim 11 Eylülümüzdür. Bölgede çok şey değişecek’ dedi. Ve hakikaten, iki yıldır bu durum devam ediyor.” açıklamasını yaptı.

Çiftyürek, bu sürecin ardından gelen tepkilere de dikkat çekerek, “Saldırının hemen ardından iki açıklama yapıldı. Biri İran Cumhurbaşkanından geldi. Hatırlarsanız, birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmemiz lazım, yoksa… İkincisi MHP lideri Devlet Bahçeli’den geldi. Dedi ki, ‘Eğer biz işbirliğimizi, kardeşliğimizi, barışımızı içeride ve sınır ötesinde gerçekleştirmezsek daha doğrusu gerçekleştirmemiz gerekir.’ Burada kast edilen Kürtlerdi ama Kürt tabirini kullanmadan ifade etti.” bilgisini verdi.

Silahların Bırakılması ve Sivil Siyaset

Çiftyürek, 27 Şubat’ta başlayan silah bırakma sürecini aktararak, “Öcalan’ın çağrısıyla birlikte silahların bırakılması süreci başlatıldı. Öcalan dedi ki, ‘Biz 15–20 yıldır kendimizi tekrarlıyoruz; silah olarak bırakılması lazım, sivil siyasete döneceğiz.’ Bu doğru bir yaklaşımdı ve Kürt halkı da bunu destekledi.” dedi ve ekledi, “PKK kendini tekrarlıyordu son 15 yıl. Silahların bırakılması doğrudur? Sivil siyasete dönüşmesi doğrudur. Hepimiz bunu destekledik.” şeklinde ifade etti.

Ancak Çiftyürek, sürecin sadece PKK ile sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Peki kendini tekrarlayan sadece PKK mıydı? Devlet de kendini tekrarlamıyor muydu? Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ne dedi? ‘Biz PKK’yi 25 yılda 6 defa bitirdik ya da 26 yılda 5 defa bitirdik ama bitmedi.’ Bu neyin itirafıdır? Burada devlette kendini tekrarlıyor. Bahçeli ne dedi? ‘Biz her yol yöntemi denedik ama olmadı.’” sözlerini kullandı.

Çözüm Sürecinin Odak Noktası: Kürt Meselesi

Çiftyürek, çözüm sürecinin odağını şöyle anlatarak, “Çözüm sürecinin odağında ne var? Kürt meselesi var değil mi? 170 yıldır devam eden bir mesele. Çözüm süreci de bir komisyon kuruldu; başta adı konulmadı. Yani Mısır’daki Sağır Sultan biliyor ki bu Kürt meselesidir. Denseydi ki ‘Kürt meselesi çözüm konusu olur.’ Ama adı konmadı, en azından Kürt meselesi var denebilirdi.” şeklinde dile getirdi.

Kürt Meselesinin Sonuçları

Çiftyürek, sürecin Kürt meselesinin sonuçlarına odaklandığını belirterek, “Bizim bakış açımıza göre çözüm süreci Kürt meselesinin kendisi değil, sonuçlarıyla ilgileniyor. Nedir sonuçları? Öcalan’ın umut hakkının tanınması, Demirtaş ve grubuna yani Kobani davası tutuklarına serbestlik. Terörle mücadele esasının esnetilmesi… Bunlar zaten Kürt meselesinin sonuçlarıdır. Bunları ortadan kaldırsınlar, bir an evvel.” bilgisini kaydetti.

Belediye başkanlarının görevden alınmasını örnek gösteren Çiftyürek, “Sen haksız hukuksuz bir halkın seçtiği kendi belediye başkanını alıyorsun, görevden alıyorsun. Tutukluyorsun ya da tutuklamasan bile görevden alıyorsun. O zaman o kanunun değişmesi lazım.” diyerek kayyum politikalarını eleştirdi.

Kalıcı Çözüm İçin Çağrı

Çiftyürek devlete ve hükümete çağrı yaparak, “Bizim çağrımız şudur: Eğer siz bu meseleyi kalıcı olarak çözmek istiyorsanız, ülkede kalıcı barışın gerçekleşmesini istiyorsanız, silahlar susmuşken ve herkes destekliyorken, kalıcı olarak Kürt meselesinin çözümüne adım atın. Hiç olmazsa anayasada Kürtlerin kabulü gündeme gelsin. Kürt milleti bir millettir. Ana dilde eğitim kabul görsün. O zaman kardeşimizi güçlendirmiş oluruz.” sözlerini sarf etti.

Ancak Çiftyürek, çözüm sürecinin sınırlılıklarını da anlatarak, “66. madde, 42. madde değişmeyecekse bu çözüm süreci Kürt meselesindeki çözüm süreci değildir.” diyerek konuşmasını sonlandırdı.