VAN HABER

Van için acil uyarı: Harekete geçilmesi gerekiyor dedi!

Türkiye'nin mavi gözü Van Gölü ve çevresi, son yılların en ağır kuraklık sınavını veriyor. Aralık ayında başlayan yoğun kar yağışı bölgeye nefes aldırsa da uzmanlar 'Tehlike geçmedi' uyarısında bulunuyor. Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, kapalı havzanın kurtuluşu için tek bir reçete sundu: Acilen bir 'Su Yönetim Merkezi' kurulmalı.

Abone Ol

Küresel ısınmanın etkilerini en sert hisseden bölgelerin başında gelen Van Gölü Havzası'nda su seviyeleri alarm vermeye devam ediyor. Göller kuruyor, akarsular çekiliyor. Son aylarda etkili olan kar yağışı bir 'beyaz bereket' olarak karşılansa da, bilim insanları bu durumun geçici bir rahatlama olduğu görüşünde. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Faruk Alaeddinoğlu, havzanın geleceği için kurumsal bir yapıya ihtiyaç olduğunu vurguladı.

'BU YAĞIŞ MUCİZE DEĞİL, NORMALİMİZ BUYDU'

Prof. Dr. Alaeddinoğlu, yağan karın 2026 yazı için bir umut olduğunu ancak büyük resmi değiştirmediğini belirtti.

Yağışları 'su krizine pansuman' olarak nitelendiren Alaeddinoğlu, 'Ciddi bir kar aldık, evet. Ancak bu, geçmiş yılların ortalamasına baktığımızda aslında 'normal' bir yağış. Biz o kadar uzun süredir kuraklık yaşıyoruz ki, normal bir kış mevsimi bize olağanüstü bir olaymış gibi geliyor' ifadelerini kullandı. Dünyanın ısındığını ve yeraltı sularının çekilmeye devam ettiğini hatırlatan uzman isim, bu yağışların kuraklık sorununu kökten çözmeyeceğini dile getirdi.

HER DAMLANIN HESABI YAPILMALI

Van Gölü Havzası'nın kapalı bir sistem olması, suyun yönetimini daha da kritik hale getiriyor. Dışarıdan su takviyesi imkanının sınırlı olduğu bölgede, eldeki kaynağın milimetrik hesaplanması gerekiyor.

Alaeddinoğlu'nun önerisi net: Van Gölü Havzası Su Yönetim Merkezi. Bu merkezin, Kavuşşahap Dağları gibi yüksek kesimlerde biriken karı, erime döneminde verimli kullanarak kentin içme suyu, tarımsal sulama ve sanayi ihtiyacına yönlendirmesi hedefleniyor.

BALIKTAN ÇİFTÇİYE ORTAK AKIL

Su yönetiminin sadece musluktan akan suyla sınırlı olmadığını belirten Alaeddinoğlu, ekosistemin tamamını kapsayan bir planlama çağrısı yaptı.

Özellikle bölgenin simgesi olan İnci Kefali'nin yaşam alanlarından tarladaki ürüne kadar tüm paydaşların düşünülmesi gerektiğini vurgulayan Alaeddinoğlu, 'Anlık kararlarla değil, sürekli veri akışının olduğu, ölçümlerin yapıldığı ve bilimsel kararların alındığı bir merkezle bu havzayı yönetmek zorundayız' dedi.