banner31

Kayaçelebi: Ömrümü Van'ı anlatmaya adadım

Vanlı Araştırmacı Gazeteci-Yazar-Şair Ümit Kayaçelebi, 73 yıllık ömrünün yaklaşık altmış yılını Van'ın kültürünü anlatmaya adadığını belirterek, "Ömrümün çok büyük bölümünü bu şehrin kültürünü, sanatını, edebiyatını, eski insanlarını, gelenek ve göreneklerini anlatmaya adadım. Amacım yeni nesillerin eski Van şehrini unutmaması" ifadelerini kullandı.

Kayaçelebi: Ömrümü Van'ı anlatmaya adadım

Van'da uzun yıllardır şiir, edebiyat, kültür ve sanat alanlarında adından söz ettiren, kimi kesimlerce Van'ın hafızası, ayaklı kütüphanesi olarak adlandırılan Gazeteci-Şair-Yazar Ümit Kayaçelebi, hayatının çok önemli bölümünü kentin tanıtımını yapmaya adadığını ifade etti.

Gazetemizi ziyaret ederek Yazı İşleri Müdürü Bişar Ulutaş ile görüşen ve yaşamının önemli bölümünden bilgiler aktaran Kayaçelebi, Van'ın hafızasını en iyi bilenlerden biri olarak uzun yıllardır ilin tanıtımını yapmaya çalıştığını dile getirdi.

Kaya Kayaçelebi, Abbas Güngör, Fevzi Levendoğlu gibi isimlerden sonra kenti en iyi bilen ve tanıtan kişinin kendisi olduğunu belirten Ümit Kayaçelebi, uzun bir zamandır okullarda öğrencilere şehrin gelenek ve görenekleri konusunda bilgiler aktardığını söyledi.

EĞİTİM VE İŞ HAYATI…

1949 yılında Gürpınar'da dünyaya geldiğini anlatan Kayaçelebi, "Babamın vekil öğretmenlik yaptığı Gürpınar ilçesinde dünyaya geldim. İki yıl sonra, yani 1951 yılında Van'a geldik. İlk ve ortaokulu Atatürk İlk Okulu'nda, Lise öğrenimimi ise Atatürk Lisesi'nde tamamladım. Eğitim hayatımı tamamladıktan sonra Orman Fidanlığı'nda işe başladım. Daha sonra üretme istasyonuna geçtim. Türk Hava Kurumu, Halk Eğitim Merkezi'nde bir süre çalıştıktan sonra İzmir Tepecik Doğum Evi'nde çalıştım. 5 yıl burada çalıştıktan sonra tekrar Van'a dönerek, Sigorta İl Müdürlüğü'nde işe başladım ve buradan emekli oldum" diye konuştu.

1964 yılında şiir yazmaya başladığını belirten Kayaçelebi, "Şiir yazmaya 1964 yılında başladım. O dönem köşe yazıları yazmıyordum. Fakat çok fazla gazete okuduğum için köşe yazlığına merakım vardı. Ahmet Kavaklı, Mustafa Nezir, Rauf Tamer, Yavuz Donat'ın köşe yazılarını sürekli okurdum. 1967 yılında köşe yazmaya merak saldım. İlk olarak Yeni Asya'da yazmaya başladım. O dönem Şevket Eygin'in Bugün Gazetesi'ne, o zaman ki Zaman Gazetesi'nde köşe yazmaya başladım. O yıllarda Kelebek Gazetesi'ne de şiirler yazıyordum. Van'da ise 1976 yılında Demiray Şaşihüseyinoğlu'nun çıkardığı Serhat Gazetesi'nde hikâye ve şiir başladım. Van'da köşe yazmaya 1998 yılında Vansesi Gazetesi'nde başladım. Daha sonra Bölge Gazetesi, Van Postası, Şehrivan Gazetelerinde yazmaya başladım. Ama en uzun soluklu gazetecilik serüvenim, Bölge Gazetesi'nde oldu" ifadelerini kullandı.

"YÜZÜN ÜZERİNDE GAZETE VE DERGİDE YAZI YAZDIM"

Köşe, şiir ve hikaye yazdığım dergi ve gazete sayısı 100'ün üzerindedir. Bir dönem Haydar Baş'ın gazetesinde kültür yazıları yazmaya başladım. Fakat uzun vadede köşe yazdığım gazete Van Bölge Gazetesi'dir. Bölge Gazetesi'nde haftalık iken yazmaya başlamıştım. Hamdullah Vanlıoğlu, F. Akova, Çuvaldız mahlasları ile yazılar yazdım. Öyle zamanlar oluyordu ki bir gazetede 5 yere yazı giriyordum. Her alanda yazılar yazıyordum. Mesele köşe kapmak değildi. Gazetede boşa gitmesin diye yazıyorduk. Bazıları gibi yazayım, hevesimi alayım diye yazmıyorduk. İhtiyaç olan yazıları yazdık. 57 yıllık bir kültür sanat hayatım var. İşin içerisinde sadece gazetecilik yok. Radyo programcılığı da yaptım. 14 yaşından beri bu işin içerisindeyim" dedi.

BEŞ ADET YAYINLANMIŞ KİTABI BULUNUYOR

Yazdığı kitaplar konusunda bilgiler veren Ümit Kayaçelebi, "Anılarda Van'a Yolculuk 1, Eski Van'a Doğru Seyahat, 1-2, yine Anılarda Van adında 2 tane şiir kitabım var. Toplamda 5 kitabım var. 3 kitap ise yayına hazır. Şu anda Vansesi Gazetesi'nde yayınladığım yazılarda da hatıralarım var. O hatıraların içerisinde insanlar var. Van'da çıkan kitaplar ekseriyet Van'ın deresi, çayı, gölü üzerine çıkar kitaplardır. Ben öyle yapmadım. Yaşadığım yıllarda, gördüğüm bütün insanları hatıralarımın içerisine aldım. O insanları da bir nevi yazılarımla ölümsüzleştiriyorum. O insanları yaşatmaya çalıştım. Eski fırıncıları, demircileri, siyaset adamlarını, futbolcuları vs. bunları anılarında yaşattım. Örneğin bir Fırıncı İbo, Nahırcı Elo boşa gitmesin istedim. Bunları yeni nesilde bilsin ve hatırlasın istedim. Geçmişi geriye getiremezsiniz. Böyle bir imkânım olsa, şuanda 20 yaşında olmak isterdim. Ama geçmişi de kayıt altına alıp, gelecek kuşaklara aktarma, tanıtma, bunları yazılı veya sözlü ifade etme adına bu işe girdim. Böyle yaparak halk bilimcisi oldum. Şunda bu memlekette benim yaşımda insan yok ki, eski Van'ı anlatsın" dedi.

"BU ŞEHRİN YAŞAYAN HAFIZALARDAN BİRİYİM"

Geçmişte Kaya Kayaçelebi, Abbas Güngör, Fevzi Levendoğlu gibi isimlerin kentin hafızası konumunda olduğunu, onların ardından bayrağı devraldığını belirten Ümit Kayaçelebi, "Van'da Fevzi Levendoğlu gerçekten bir ekoldü. Şimdi ise ondan sonra bendeniz geliyor. Fevzi ağabeyden sonra bir dönem Van'da bu iş sallantıda kaldı. Bu Van'da bir gelenekti. İlk yıllarda Kaya Kayaçelebi, Abbas Güven vardı. Bunlar dönem dönem halk biliciliği yaptılar. En uzun dönem ise Fevzi Levendoğlu'na ait. Van'ın folklorüyle, kültürüyle, sanatıyla ilgilendi. Şu anda ise bu işi ben yapıyorum. Kimisi bana 'Van'ın hafızası', kimisi 'Van'ın yürüyen kütüphanesi' diyor. Biz de bunun kadir, kıymetini biliyoruz. Bunun karşılığını vermek istiyoruz. Kurumların verdiği destekle, eski Van'ın okullarda öğrencilere anlatıyorum. 2000 yılından bu yana okullara giderek, öğrencilere Van'a anlatıyorum. Van'ın tarihini, kültürünü anlatarak yaşatmaya çalışıyorum. Bunu misyon olarak yüklenmiş bir insanım. Van'ın tarihi ve kültürünü anlatmak benim için misyon oldu. Kendimi Van'a vakfettim. Bu işte maddiyat düşünmedim. Şu gazetede yazı işleri müdürü olayım, o televizyonda genel yayın yönetmeni olayım diye bu işi yapmadım. Bu işten para kazanayım diye bu işi yapmadım. Bu işi hep gönüllü olarak yaptım. Beni Türkiye tanıyor. TRT radyolarında görevler yaptım. Birçok insanla görüştüm. Van'ı TRT radyolarında anlattım. TRT GAP'ta çok sayıda programlar yaptım. TRT şuanda Van'a bir programa geldiği zaman beni arıyor. Benden fikir alıyorlar. Çok sayıda farklı insan kitleleriyle buluştum" ifadelerini kullandı.

GENÇLERE TAVSİYE…

Kayaçelebi gençlere tavsiyelerde bulunarak, "Gençler acele etmemeli. Bu yol dikenli bir yoldur. Sabırlı olun, yavaş yürüyün. Otobanda giden son model araçlar gibi 200 kilometre hızla gitmeyin, kaza yaparsınız. Tanker gibi kenardan 40 kilometre hızla, ama sağ salim gidin. Böylece hedefinize ulaşabilin. Bir gün zamanı geldiğinde size de akil insan derler. Size de kanaat önderi derler. Hatta onun ötesinde sanatçılar için, duyan derler. Tanınmak ve başarılı olmak için sabretmek gerekiyor. Çırak çıraklığını, kalfa kalfalığını, usta ustalığını bilsin. Bir gün sizi de mutlaka saygıyla karşılayıp, saygıyla uğurlarlar. Duayende olursunuz. Her şeyin başı sabırdır" diyerek sözlerini tamamladı.

Van Bölge Gazetesi: Hacı Yılmaz

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER