Azmiyle örnek olan hemşirenin üçüncü kitabı çıktı

Van Edremit İlçe Sağlık Müdürlüğü'nde hemşirelik yapan Halime Hale Yıldız, roman yazarlığı ile dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Daha önce 'Sır Perdesi' ve 'Kızıl Çember' isminde iki tane kitap yazan Yıldız'ın, üçüncü kitabı olan 'Kefaret' de okuyucularıyla buluştu.

Azmiyle örnek olan hemşirenin üçüncü kitabı çıktı

Edremit İlçe Sağlık Müdürlüğü'nde görev yapan evli ve 2 çocuk annesi 37 yaşındaki Halime Hale Yıldız, hemşirelik görevinin yanı sıra roman yazarlığı yapıyor. Yazdığı kitaplarla hem amirlerini, hem de meslektaşlarını gururlandıran hemşire Yıldız, üçüncü kitabı olan Kefaret'i okuyucularıyla buluşturmanın  sevincini yaşıyor.

Hemşirelik mesleğinin yanı sıra roman yazarlığıyla da takdir toplayan Halime Hale Yıldız, gündüzleri hastaları ile ilgileniyor, geceleri de evinde romanlarını kaleme alıyor. Çevresinde yaşanan olaylardan ilham alarak romanlarını kaleme alan Yıldız, bu anlamda meslektaşlarından da büyük destek aldığını vurguladı.

Üçüncü kitabı olan 'Kefaret' ve hemşirelik mesleğiyle ilgili gazetemize özel açıklamalarda bulunan Halime Hale Yıldız, aslen Uşaklı olduğunu ve 2011 yılından bu yana hemşirelik mesleğini yürüttüğünü ifade etti.

"KADIN VE BEBEK SAĞLIĞINA ÇOK ÖNEM VERİYORUZ"

Yaklaşık 1,5 yıldır Edremit İlçe Sağlık Müdürlüğü'nde hemşire olarak görevini sürdürdüğünü belirten Yıldız, "İlçe Sağlık Müdürlüğümüz insan sağlığı ve kadın sağlığı için çok kıymetli çalışmalar yapıyor. 1,5 yıl önce Van'a geldim. Edremit İlçe Sağlık Müdürlüğü Disiplin Biriminde birim sorumlusu olarak görev yapıyorum. Edremit İlçe Sağlık Müdürlüğümüzde 70'e yakın personel bulunuyor ve 40 tane aile hekimliği birliklerimiz var. Aile hekimliği birliklerinde de doktorlarımız ve hemşirelerimiz çalışıyor. Onlarla beraber kadın ve bebek sağlığına çok önem veriyoruz. 15-49 yaş arası kadın sağlığına çok önem veriyoruz. Biz birinci basamak bir kuruluşuz. Birinci basamakta amacımız hastalıklar oluşmadan, ön tanısını koyarak, sağlığın kalitesini yükseltmektir. Aile hekimliği birlikleriyle beraber entegre bir şekilde kadın sağlığı, gebe- bebek sağlığına önem veriyoruz. Toplum sağlığı merkezi adı altında da NTP Birimi, Çeküs Birimi, KETEM Birimi, Gebe Birimi, Aşı Birimi ve Bulaşıcı Birimimiz var. Bulaşıcı hastalıklar takip ediliyor ve aynı zamanda da okul taramaları yapıyoruz. Okul taramalarında da çocukların sağlığını dikkate alıyoruz. Zaten Van Valimiz Sayın Ozan Balcı da çocuklarımızın sağlığına çok büyük önem veriyor. Sayın Valimizin desteğiyle çocukların özellikle işitme, görme ve diş taramalarını yapıyoruz. Sayın Valimiz işitme sorunu yaşayan çocuklarımız için de cihazları da edindirdi. Sadece İlçe Sağlık Müdürlükleri değil, aile hekimliği birimleri de çok iyi çalışıyor. Doktorundan hemşiresine, hizmetli personelinden herkes birliktelik içerisinde çalışıyor. Güzel bir hizmet var ve Edremit'te de bu konuda çok aktifiz. Özellikle kadınlarımızın kanser taramalarında Edremit'te belli bir seviyeye geldik. Yine Türkiye genelinde kadınlarımıza meme kanseri, rahim kanseri olsun bununla ilgili düzenli olarak taramalara gelmelerini tavsiye ediyorum. Kitaplarımda da kadın karakterlerim var. Kadın karakterlerini öne çıkardığım için, gerçek hayatta da kadın sağlığı çok önemli olduğu için bu ikisini vurgulamak istedim" dedi.

"GÜZEL VE AKICI BİR HİKÂYE KİTABI OLDU"

Üçüncü kitabı olan Kefaret'i çıkarmanın haklı gururunu yaşadığını belirten Yıldız, "Şuana kadar 3 kitap sahibiyim. Sır Perdesi, Kızıl Çember ve Kefaret isimli kitaplarım var. Yeni kitabım Kefaret. 1-2 gün önce çıktı. Üç kitabım da farklı türlerde. Üç kitabım da kendi bazında çok spesifik, güzel hikayeleri var. Kızıl Çember kitabım fantastik aşk romanıydı. Sır Perdesi kitabım drama romanıydı. Kefaret ise bir polisiye romanıdır. Burada 3 adet cinayet soruşturması geçiyor. 3 adet dosya var. Bir tane kadın savcımız var. Kadın savcının yaşadığı bu zorlu süreci anlatıyor. Güzel ve akıcı bir hikâye kitabı oldu. Kimsenin sıkılmadan okuyacağına inanıyorum ve çok dikkat çekeceğini düşünüyorum. Her anlamda okuyucuya hitap edici güzel bir kitap diyebilirim. Hikâye yazmaya küçük yaşlarda başladım. Ama o dönemlerde teknolojik imkânlarımız bu kadar kuvvetli değildi. Kendimizi bu kadar öne çıkaramadık. Kendimizi insanlara duyuramadık. O yüzden yazar olmak nasip olmamıştı. Kitaplarımda anlattığım hikâyeler tamamen kurgu. Gerçek hayattan esinlenilmiş hikâyeler değil. Tamamen kurgudur. Ama hayatta etkilendiğim bazı olaylardan ötürü de kendimi ifade etmek adına yâda duygularımı paylaşmak adına kitap yazmayı bir araç olarak görüyorum. Kurumumuzda da gerçekten yazara bu kadar saygı duyulduğunu bilmiyordum. Gerçekten arkadaşlarım olsun, amirlerim olsun bana çok sahip çıktılar. Van'da da çok sahip çıkıldığıma inanıyorum. İlçe Sağlık Müdürümüz Ahmet Oflas da her anlamda beni desteklemiştir. Her zaman arkamda durmuştur. Bu yüzden olumlu bir dönüş var. Müdürümüz Ahmet beye ve kurum çalışanlarına da teşekkür ediyorum" diye konuştu.

"BENİM KİTAP YAZDIĞIMI DUYANLAR HAKİKATEN ŞAŞIRIYOR"

Çıkardığı kitaplarla iş arkadaşlarına ve çevresine ilham kaynağı olmanın mutluluğu içerisinde olduğunu söyleyen Yıldız, "Sadece kitap yazmanın yanı sıra hayatlarında bazı farklı kariyerler düşünen arkadaşlarım oluyor. Yâda kendi yürüttüğü mesleğinin yanında ekstra yürütebilir miyim sorusuna açıkçası benim kitap yazmam güzel bir cevap oluyor. Benim kitap yazdığımı duyanlar hakikaten şaşırıyor. 'Nasıl zaman bulabiliyorsun', 'Bunu nasıl yapabiliyorsun' diye soruyorlar. 'Biz de bunu yapabilir miyiz' sorularıyla çok karşılaşıyorum. O yüzden benim kitap yazmam onlar için farklı bir motivasyon. Aynı zamanda yazarlık için de çok soran arkadaşlarım var. Çünkü yazar olma süreci çok farklı. Teknolojik ulaşımlar çok kolay olsa da, bilgiye rahat ulaşabilmeniz de nasıl yazar olunur sorusuna tam olarak insanlar cevap bulamıyor. Benim bu anlamda yazar olduğumu öğrendiklerinde de ilk soruları bu oluyor; 'Ben bir şeyler yazıyorum. Nereye başvurabilirim. 'Ne şekilde yapabilirim.' Buna yol gösteriyoruz" ifadelerini kullandı.

"VAN İÇİN DE BİR KİTAP YAZMAK İSTİYORUM"

Önümüzdeki süreçte Van Gölü'yle ilgili de bir kitap yazmayı hedeflediğini belirten Yıldız, "Yazmak gerçekten doğuştan gelen bir özellik. Sürekli yazmak zorunda kalıyorsunuz. Bu benim bitmiş dördüncü kitabım. Basımı yapılmamış hazır bir kitabım daha var. Dördüncü kitabım aslında ilk yazdığım hikâye kitabıdır. Onun da çok güzel ve orijinal hikâyesi olduğu için kalemimin çok daha güçlenmesi için bekletiyorum. O kitabımı daha da güzelleştirip öyle çıkarmayı düşünüyorum. Yine bu anlamda proje şeklinde çalışmalarım var. Susuz bir dünyayı ele alacak bir hikâye. Kızıl Çember kitabını Artvin üzerine yazdım. Artvin doğa özellikleri olarak güzel bir ildi. Gerçekten Van için de bir kitap yazmak istiyorum. Özellikle Van Gölü için yazmak istiyorum. Bu susuz dünyada da Van Gölü ön planda olabilir. Çünkü suyumuz çok kıymetli ve tükenmek üzere. Suyu çok kıymetli bir şekilde harcamalıyız. Özellikle Van Gölü'nü temiz tutma anlamında herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmelidir. Ben Van Gölü'nü 1 yıl içerisinde tanıyabildim. Daha önce coğrafya derslerinde görüyorduk. Ama burada toplumumuz, yerli halk daha öncesinde Van Gölü'nün daha yüksek seviyelerde olduğunu, suyun daha fazla olduğunu söylüyorlar. Van Gölü'ne bu anlamda değer verelim ve sahip çıkalım. Van insanı çok güler yüzlü. Burada insanlar gülümseyebiliyor. Bunu da Van Gölü'ne bağlıyorum. İnsanlar güzel bir nefes alabiliyor. Depresyona düşmüyorlar. Kafalarını dağıtabilecekleri, piknik yapabilecekleri güzel yerler var" dedi.

"VAN GERÇEKTEN ÇOK KIYMETLİ BİR ŞEHİR"

Van'ın dört mevsimin yaşandığı çok güzel bir il olduğunu vurgulayan Yıldız, "Bu güzel iklimi doya doya yaşamak, insanların psikolojisine yansıyor sanırım. Van peynirini çok seviyorum. Van gerçekten çok kıymetli bir şehir. Türkiye'nin bütün illeri çok kıymetli. Ama ben Van'ı tanıdığıma çok mutlu oldum. İnşallah çok daha uzun kalmak istiyoruz. Kahramanmaraş merkezli depremde Van AFAD ekibi oraya gittiğinde yabancı uyruklu AFAD çalışanlarına da otlu peyniri tanıtmışlardı. Bu anlamda herkesin Van'ı görmesi gerektiğini düşünüyorum. Bütün tanıdıklarımı bu anlamda Van'a davet ediyorum. Van'ın güzel yerlerini görme imkânı buldum. Akdamar Adası, Muradiye Şelalesi, Balık bendi ve Dönemeç Şelalesi olsun ve Mavi bayraklı plajları ile beraber Van gölü çevresindeki bir çok plajıyla beraber daha sayamadığım tarihî ve doğa harikası özellikleriyle turistik açıdan zengin bir şehir. Burada bulunmaktan çok mutluyum. Kimse ön yargılı olmasın. Hepimiz kardeşiz. Hepimiz huzur içinde, birlik içinde ve kardeşlik içinde yaşayalım. Van halkı bu anlamda bana çok iyi sahip çıktı. Böyle biteceğine de garanti veriyorum" diye konuştu.

"BİR ÖĞRENCİ İÇİN ÖĞRETMENİNİN EDİTÖRÜ OLMASI GURUR VERİCİ"

Öte yandan lise öğretmeni olan Saygın Ceylan'ın da Kefaret isimli kitabının editörlüğünü yaptığını ve bu anlamda büyük mutluluk yaşadığını belirten Yıldız, "Üçüncü kitabımın editörlüğünü lise öğretmenim yaptı. Editör olarak da ilk defa onu paylaştık. Öğretmenlerimiz çok kıymetli. Özellikle benim yazarlık mesleğini seçmem konusunda lise yıllarından itibaren sürekli bana destek olan Saygın Ceylan hocama da çok teşekkür ediyorum. O da Kefaret isimli kitabımın editörlüğünü yaptığı ve editörlük unvanını bu kitapla beraber kazanmış oldu. Onun için de inşallah bu daim olur. Editörlük mesleği de çok önemli ve ayrı bir yeri var. Bir öğrenci için öğretmeninin editörü olması da benim için ayrı bir onur ve gurur verici bir duygudur" ifadelerini kullandı.

VAN BÖLGE GAZETESİ: HACI YILMAZ

Güncelleme Tarihi: 25 Ocak 2024, 13:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER