Van’ın Tabanlı Köyü merkezli 7.2 büyüklüğündeki deprem, 23 Ekim 2011 günü saat 13.41’de meydana geldi. Deprem, başta Van ve Erciş olmak üzere çevre ilçelerde büyük yıkıma yol açtı. Resmî rakamlara göre 644 kişi yaşamını yitirdi, 1.966 kişi yaralandı, binlerce bina ağır hasar gördü.
Depremin hemen ardından art arda yaşanan sarsıntılar, arama kurtarma çalışmalarını zorlaştırdı. Soğuk hava koşulları, enkaz altında kalanlara ulaşmayı güçleştirdi.
Vanlıların Gözünden O Gün
Depremin üzerinden 14 yıl geçmesine rağmen, o anları yaşayanların anlattıkları hâlâ yürek burkuyor.
Mehmet Kayatürk (Erciş, 54): “Bir anda her şey yerle bir oldu. Toz bulutu içinde kimse kime koşacağını bilemedi. O anı unutmak mümkün değil.”
Zehra Akıncı (Van Merkez, 39): “Çocuklarımın sesini duyamadığım birkaç saniye, hayatımın en uzun anıydı. Hâlâ gece uykudan sıçrıyorum.”
Ali Demir (Yaylıyaka Köyü, 67): “1976’daki Çaldıran depreminde de vardım, ama bu daha yıkıcıydı. mahvolduk, Köyümüz neredeyse tamamen yok oldu.”
Depremden kurtulan birçok kişi, sonraki günlerde yaşanan zorlukları da unutamıyor. Soğuk hava, çadır yetersizliği, su ve gıda sıkıntısı, uzun süreli travmalar…
Fatma Yıldıran (Depremzede, 45): “Yardımlar geldi fakat ama asıl zorluk ondan sonraydı. Evlerimiz, işlerimiz, anılarımız gitti. Yeniden başlamak kolay olmadı.”
Yaralar Zamanla Sarıldı Ama İzler Kaldı
Depremin ardından devlet kurumları, belediyeler ve sivil toplum kuruluşları seferber oldu. Binlerce kişi konteyner kentlere yerleştirildi, Van yeniden inşa edildi. Bugün şehir modern konutlara, yeni yollar ve kamu binalarına kavuştu; ancak bölge halkı için o günlerin duygusal yükü hâlâ ağır.
Nurten Çelikor (Van): “Şehir değişti, güzelleşti ama içimizde bir eksiklik kaldı. Kaybettiklerimizi hiçbir şey geri getiremiyor.”
Bir Ders Olarak Van Depremi
Uzmanlara göre 2011 Van Depremi, Türkiye’nin deprem gerçeğini bir kez daha hatırlattı. Zayıf yapı stoğu, kontrolsüz şehirleşme ve afet bilinci eksikliği, yıkımın boyutunu artırdı.
Bugün Van, geçmişin acı tecrübeleriyle daha bilinçli bir şehir haline gelmeye çalışıyor. Ancak halkın ortak dileği aynı:
“Bir daha o günleri yaşamamak.”