Açıklamada, Rojava’da son dönemde yaşanan gelişmelerin Suriye’de çatışmaların yeniden sivilleri hedef aldığı ağır bir sürece işaret ettiği belirtilerek, “farklı halklara ve inanç gruplarına yönelik saldırılar, zorla yerinden etmeler, işkence ve infaz görüntülerinin kamuoyuna yansıdığı” ifade edildi. Bu durumun uluslararası hukuk ve savaş hukukunun temel ilkelerinin açık ihlali olduğu kaydedildi.
Metinde, Kobanê’nin bu sürecin en kırılgan merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekilerek, kentte fiili kontrol sağlayan HTŞ bağlantılı silahlı yapılar ve diğer cihatçı grupların uygulamaları sonucu ağır bir kuşatma altında yaşam mücadelesi verildiği belirtildi.
Açıklamada, kuşatma nedeniyle çocuk ölümlerinin yaşandığına dair bilgilere yer verildi. Kürt Kızılayı’nın (Heyva Sor a Kurd) açıklamasına atıf yapılarak, “kentte en az beş çocuğun elektrik ve yakıtın kesilmesi, temel ihtiyaçlara erişimin engellenmesi sonucu soğuktan donarak hayatını kaybettiği” ifade edildi.
Kobanê’nin tüm giriş ve çıkışlarının kapalı olduğu belirtilen açıklamada, elektrik, yakıt ve sağlık hizmetlerine erişimin bulunmadığı, insani yardımın kente ulaşmasının fiilen engellendiği kaydedildi. Bu durumun, çocuklar açısından “yaşam hakkını ortadan kaldıran bir kuşatma rejimi” yarattığı vurgulandı.
Van Çocuk Hakları Dayanışma Ağı, çocuk ölümlerinin tesadüfi olmadığına dikkat çekerek, “çocuk ölümleri, alınan siyasi ve askeri kararların doğrudan sonucudur” değerlendirmesinde bulundu. Açıklamada, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin çocukların yaşam hakkını, sağlık hizmetlerine erişimini ve temel ihtiyaçlarının karşılanmasını güvence altına aldığı hatırlatıldı.
Ortak açıklamada Birleşmiş Milletler başta olmak üzere ilgili devletlere, uluslararası insan hakları mekanizmalarına ve bölgede etkisi bulunan tüm güçlere çağrıda bulunularak, “Kobanê üzerindeki kuşatmanın derhal kaldırılması ve kente süresiz bir insani koridor açılarak insani yardımın kesintisiz biçimde ulaştırılması için etkili ve bağlayıcı baskı mekanizmalarının devreye sokulması” istendi.
Açıklamanın sonunda, “bu koşulların sürmesinin çocuk ölümlerinin devam etmesi anlamına geldiği” belirtilerek, Kobanê’de yaşananlar karşısında sessiz kalan kurum ve devletlerin, çocuk hakları ihlallerinin sürmesine fiilen ortak olduğu ifade edildi. İnsani yardımın engellenmesine karşı acil ve somut müdahalenin “artık bir tercih değil, hukuki ve insani bir yükümlülük” olduğu vurgulandı.
Van Çocuk Hakları Dayanışma Ağı içerisinde; Medya ve Çocuk Hakları Derneği, İnsan Hakları Derneği Van Şubesi, Eğitim Sen Van Şubesi, SES Van Şubesi, İnsan Hakları ve Medya Derneği, Van Barosu Çocuk Hakları Komisyonu ve Bir Yaprak Derneği yer alıyor. Ortak açıklama, bu kurumların sosyal medya hesapları üzerinden üç dilde kamuoyuyla paylaşıldı.