Van'da özellikle kırsal bölgelerde sürdürülen tandır ekmeği geleneği, kültürel önemini korurken sağlık açısından da uzmanları endişelendiriyor. Van Akdamar Hastanesi Diyetisyeni Evin Kara, tandır başında uzun süre kalmanın yoğun dumana ve yüksek ısıya maruz kalınmasına neden olduğunu belirterek, bunun başta KOAH ve kalp-damar hastalıkları olmak üzere birçok sağlık sorununa yol açabileceğini ifade etti. Kara, haftada bir veya iki kez tandır yapan kişilerin maruz kaldığı dumanın sigara kullanan bireylerin maruziyetine yakın seviyelere ulaşabildiğini söyledi.
"Tandır kültürümüz ama sağlık riskleri de var"
Tandır ekmeğinin Doğu Anadolu'da nesilden nesile aktarılan önemli bir kültürel miras olduğunu belirten Diyetisyen Evin Kara, bu geleneğin sürdürülmesinin doğal olduğunu ancak sağlık açısından bazı risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Uzun süre tandır başında kalmanın yoğun dumana, yüksek ısıya ve oksidatif strese neden olduğunu ifade eden Kara, bu durumun zamanla çeşitli sağlık problemlerine yol açabileceğini dile getirdi.
"Duman maruziyeti sigara kullanan bireylere yakın"
Kara, tandır sırasında ortaya çıkan yoğun dumanın özellikle solunum sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturduğunu belirterek, KOAH ve kalp-damar hastalıkları riskinin arttığını söyledi.
Haftada bir ya da iki kez tandır yapan kişilerin maruz kaldığı duman miktarının sigara içen bireylerin maruziyetine neredeyse eşdeğer seviyeye ulaşabildiğini ifade eden Kara, özellikle sigara kullanan kişilerde bu riskin katlanarak arttığını vurguladı.
Sigara kullanan kadınların tandır dumanına maruz kalmasının kardiyovasküler hastalıklar ve KOAH açısından çok daha büyük risk oluşturduğunu belirtti.
Yüksek ısı baygınlık ve şeker düşüklüğüne yol açabiliyor
Tandır başında uzun süre çalışmanın yalnızca dumandan değil, yüksek sıcaklıktan kaynaklanan sağlık sorunlarını da beraberinde getirdiğini söyleyen Kara, aşırı terlemeye bağlı sıvı kaybının baygınlık ve ani şeker düşüklüğüne neden olabileceğini ifade etti.
Bu nedenle tandır yapan kişilerin yanlarında yoğurt bulundurmalarını ve sıvı ile tuz desteği almalarını öneren Kara, özellikle tansiyon düşüklüğü bulunan kişilerin daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Sürekli eğilip kalkmanın tansiyon düşüklüğü yaşayan kişilerde baygınlık riskini artırdığını belirten Kara, bölgede zaman zaman yaşanan tandıra düşme vakalarına da dikkat çekti.
Göz sağlığı da tehdit altında
Yoğun duman ve yüksek ısıya uzun süre maruz kalmanın göz sağlığını da olumsuz etkilediğini ifade eden Kara, uzun vadede katarakt gelişme riskinin artabileceğini söyledi.
Tandır başında çalışan kişilerin koruyucu göz ekipmanları kullanmasını öneren Kara, dumanın yoğun olduğu anlarda ortamın havalandırılması veya kısa süreliğine dışarı çıkılarak temiz hava alınmasının etkili bir korunma yöntemi olduğunu belirtti.
Sıvı ve elektrolit kaybına dikkat
Aşırı terleme nedeniyle yalnızca su değil, elektrolit kaybının da yaşandığını dile getiren Kara, bu kaybın yerine konulmasının büyük önem taşıdığını söyledi.
Maden suyuna az miktarda tuz eklenerek tüketilmesinin hem sıvı hem de elektrolit dengesinin korunmasına katkı sağlayacağını belirten Kara, tandır yapan kişilerin gün boyunca bol su tüketmesi gerektiğini vurguladı.
Antioksidan beslenme önerisi
Tandır dumanının neden olduğu oksidatif stresin sağlıklı beslenmeyle azaltılabileceğini ifade eden Kara, özellikle C ve E vitamini bakımından zengin besinlerin tüketilmesini önerdi.
Ispanak ve diğer yeşil yapraklı sebzeler ile kivi, biber, mandalina ve portakal gibi meyve ve sebzelerin hücresel hasarın azaltılmasına yardımcı olabileceğini söyledi.
Ani şeker düşüklüğüne karşı yoğurt önerisi
Tandır yapan kişilerde ani şeker düşüklüğü görülebileceğini belirten Kara, bu nedenle tandır başında yoğurt bulundurulmasını tavsiye etti.
Yoğurdun dereotu ve salatalıkla tüketilebileceğini ifade eden Kara, tansiyon düşüklüğü bulunan kişilere ise sarımsak tüketmemeleri yönünde uyarıda bulundu.
Astım hastaları ve sigara kullananlar daha fazla risk altında
Kara, tandır dumanının özellikle astım hastalarında kısa süreli maruziyette bile atak riskini artırdığını söyledi.
Tansiyon düşüklüğü bulunan kişilerde sürekli eğilip kalkmanın baygınlık riskini yükselttiğini, sigara kullanan bireylerde ise solunum ve kalp-damar hastalıkları açısından riskin çok daha yüksek olduğunu belirtti.
"Tamamen bırakın demiyoruz, önlem alın"
Tandır ekmeğinin bölgenin önemli kültürel değerlerinden biri olduğunu yineleyen Diyetisyen Evin Kara, bu geleneğin tamamen bırakılmasının istenmediğini ancak daha seyrek yapılmasının sağlık açısından faydalı olacağını söyledi.
Haftada bir yerine ayda bir tandır yapılmasının tercih edilebileceğini belirten Kara, ortamın iyi havalandırılması, tandır başında dönüşümlü çalışılması ve koruyucu ekipman kullanılmasının oluşabilecek sağlık risklerini önemli ölçüde azaltacağını ifade etti.