GÜNCEL

Türkiye’de Anadilinde Eğitim Sorunu Sürüyor

DEM Parti, 2025-2026 eğitim-öğretim yılı öncesi yaptığı açıklamada, çocukların anadilinde eğitim hakkının sağlanmadığını ve eğitim alanındaki eşitsizliklerin derinleştiğini belirtti.

Abone Ol

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eğitim Politikaları Komisyonu, Çocuk Komisyonu ve Dil, Kültür ve Sanat Komisyonu, 2025-2026 eğitim-öğretim yılının başlaması nedeniyle eğitim alanında yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Komisyonlar adına açıklama yapan DEM Parti Eğitim Politikaları Eşsözcüsü İlknur Birol, Türkiye’nin eğitim sistemi değerlendirildiğinde tablonun iç açıcı olmadığını belirtti. Bu tablonun arka planında sınıfsal ve kimliklere dayalı eşitsizlikler olduğunu kaydeden Birol, AK Parti iktidarı ile birlikte bu eşitsizliğin daha da derinleştiğini söyledi.

Birol, AK Parti’nin 4+4+4 formülüyle yürürlüğe giren 12 yıllık zorunlu eğitimin, iş çevrelerinin baskısıyla tartışmaya açıldığını ifade ederek, Müstakil Sanayici ve İş Adamları Derneği (MÜSİAD) başta olmak üzere sermaye gruplarının taleplerinin çocukları erken yaşta işgücü piyasasına çekmeyi hedeflediğini söyledi.

“Patronlar çocuklara erken yaşta işçi tulumu giydirmeye niyet etmiş durumdalar. Çocukların geleceğini iş cinayetlerine mahkûm eden bir eğitim sistemi kabul edilemez. Mevcut göstergeler, eğitimin ticarileştiğini gözler önüne seriyor. Türkiye’de ailelerin ilkokul düzeyinde yaptığı harcamalar OECD ortalamasının dört katına ulaşmış durumda. Öte yandan, kamu kaynaklarının okul öncesi eğitime ayrılan payı OECD ortalamasının gerisindedir” dedi.

Eğitim alanının kronik sorunlarının başında anadil eğitimi olduğunu söyleyen Birol, bunun Türkiye’de anadilinin hak görülmemesinden kaynaklandığını belirtti. Öcalan’ın “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı” ile birlikte yaşanan yeni dönemde anadilinde eğitim hakkının kritik bir konu olduğunu vurgulayan Birol, şunları söyledi:

“Demokratik bir toplumun çoğulcu, eşitlikçi ve özgürlükçü bir iklimde var olabilmesi, ancak bu hakkın tanınmasıyla mümkündür. Bugün milyonlarca Kürt çocuk, kendi anadilinde eğitim alma hakkından mahrum bırakılarak okula başlıyor. Barış toplumu siyasetin dar faydasıyla değil, toplumun geniş faydası ilkesi ile kurulabilir. Eğitim sistemini de buna göre biçimlendirir. Ne yazık ki 2025 eğitim-öğretim yılının açılışı ile birlikte başta Kürt çocuklar olmak üzere milyonlarca çocuk anadilinde eğitim hakkından yeniden mahrum kalmaya devam edecektir.”

DEM Parti olarak çocukların eşit, özgür, sağlıklı ve güvenli bir şekilde eğitim görmesi için mücadele edeceklerini ifade eden Birol, “Eğitim hakkını toplumun bütün kesimlerini kapsayan demokratik, özgürlükçü, laik, bilimsel, kamusal, cinsiyet özgürlükçü ve ekolojist bir çerçevede savunmayı sürdüreceğiz” diye konuştu.