GÜNDEM

Şivan Perwer’den süreç açıklaması: “Kürtler yok sayılarak barış sağlanamaz”

Sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada Şivan Perwer, geçmiş çözüm ve diyalog süreçlerine dikkat çekerek, Kürt meselesinin güvenlik politikalarıyla değil, demokratik ve müzakereye dayalı bir süreçle çözülebileceğini söyledi.

Abone Ol

Kürt müziğinin önde gelen isimlerinden Şivan Perwer, sosyla medya hesabından yaptığı açıklamada Kürt dili, kimliği ve asimilasyon politikalarına ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Perwer, Kürtlerin tarihsel olarak Mezopotamya’nın yerli halkı olduğunu savunarak, “Kürtçe yasaklandı, Kürtler kendi kimliğinden utandırıldı” dedi.

Perwer, Kürt kimliği ve dili üzerindeki baskıların yüz yılı aşkın bir süredir devam ettiğini savunurken, bu politikaların toplumsal barışı zedelediğini ifade etti. Sanatçı, daha önce yürütülen barış ve çözüm girişimlerinin kalıcı bir sonuca ulaşamamasını ise “inkâr ve asimilasyonun sürmesi” ile ilişkilendirdi.

“Asimilasyon bir insanlık suçudur”

Açıklamasında Kürtçenin uzun yıllar yasaklandığını ve kamusal alandan dışlandığını belirten Perwer, asimilasyonu “bir insanlık suçu” olarak tanımladı. Bu sürecin yalnızca devlet politikalarıyla sınırlı kalmadığını öne süren Perwer, Kürt aydınlarının zamanla Türkçe konuşmayı tercih etmesini de asimilasyonun bir parçası olarak değerlendirdi.

“Birinci asimilasyonu devlet uyguladı, ikincisini ideolojik çevreler yaptı. Bugün ise Kürt aydınlarının önemli bir kısmı Kürtçeden uzaklaşıyor” diyen Perwer, bunun uzun vadede kültürel kopuşa yol açtığını savundu.

“Sorun kimlik değil, eşitlik sorunudur”

Şivan Perwer, açıklamasında ırkçılık eleştirilerine de değinerek, tek bir insan ırkı bulunduğunu ve farklılıkların kültürel zenginlik olarak görülmesi gerektiğini söyledi. Kürt meselesinin bir “ayrılık” değil, eşit yurttaşlık sorunu olduğunu ifade eden Perwer, “Her toplumun kendi diliyle, kültürüyle yaşama hakkı vardır” dedi. Devletlerin toplumların değerlerini korumakla yükümlü olduğunu vurgulayan Perwer, Kürtler söz konusu olduğunda bu ilkenin işletilmediğini ileri sürdü.Perwer, geçmiş yıllarda Kürt meselesinin çözümüne yönelik başlatılan girişimlere de atıfta bulundu. Diyalog ve müzakere dönemlerinde umutların arttığını belirten sanatçı, bu süreçlerin sona erdirilmesinin toplumsal gerilimi derinleştirdiğini söyledi.Kürt siyasi hareketinin ve Kürt toplumunun uzun süredir demokrasi, barış ve hukuki çözüm talep ettiğini dile getiren Perwer, bu taleplerin “terör” söylemiyle bastırılmasının sorunu daha da büyüttüğünü savundu.

“Sanatçılar ve aydınlar da sürecin parçası olmalı”

Sanatın ve kültürün barış sürecinde önemli bir rol oynayabileceğini ifade eden Perwer, geçmişte edebiyat ve sinema alanında öne çıkan birçok ismin Kürt kimliğinin görmezden gelindiğini söyledi. Yaşar Kemal, Yılmaz Güney ve Ahmet Kaya’yı örnek gösteren Perwer, bu isimlerin toplumlar arası köprü kurduğunu vurguladı.

“Kalıcı barış karşılıklı saygıyla mümkün”

Açıklamasının sonunda Perwer, kalıcı bir çözümün ancak karşılıklı saygı, eşitlik ve diyalogla mümkün olacağını belirtti. “Kürtler yok sayılarak barış sağlanamaz” diyen sanatçı, herkesin kendi kimliğiyle bu ülkede yaşama hakkı bulunduğunu ifade etti.