DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Rojîn Kabaiş’in şüpheli ölümüne ve İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun hazırladığı rapora ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Sayyiğit, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, olayın bir yıldan fazla süredir karanlıkta bırakıldığını belirterek, adaletin gecikmesine tepki gösterdi.
Sayyiğit paylaşımında, Rojîn Kabaiş’in bedeninde iki farklı erkeğe ait DNA izlerinin tespit edildiğini hatırlatarak, “Bu, açık bir cinsel saldırı gerçeğidir” ifadelerini kullandı. Adli Tıp raporunun yaklaşık bir yıl boyunca kamuoyundan gizlenmesini eleştiren Sayyiğit, “Neden adalet, Rojîn’in ailesinin ve kadınların haykırışlarına rağmen bu kadar gecikti? Bu ihmal, bir suç değil de nedir?” sözleriyle kurumlara tepki gösterdi.
Milletvekili Sayyiğit, Adli Tıp Kurumu’nun tutumunu yalnızca bir hata olarak görmediklerini belirterek şunları ifade etti:
“Adli Tıp Kurumu’nun bu ihmali, sadece bir teknik hata değil, kadın cinayetlerini ve cinsel şiddeti örtbas eden sistematik bir zihniyetin aynasıdır. Rojîn’in dosyası, Türkiye’de kadınların şüpheli ölümlerinin nasıl görmezden gelindiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bu, bir tesadüf değil; patriyarkal düzenin ta kendisidir.”
Sayyiğit, Rojîn’in babası Nizamettin Kabaiş’in adalet arayışına da dikkat çekerek, “Rojîn’in babasının gözyaşları ve çaresiz çığlığı hepimizin vicdanında yankılanmalı. Savcının ‘önemli bulgular’ dediği DNA izleri iki şüpheliyi işaret ediyor. Peki, bu şüpheliler neden hâlâ serbest?” dedi.
Kadın cinayetlerinde adaletin gecikmesine tepki gösteren DEM Parti’li vekil, Rojîn dosyasının yeniden açılması gerektiğini belirterek şunları kaydetti:
“Biz susmayacağız! Rojîn’in dosyası yeniden açılmalı, sorumlular en ağır cezayı almalı. Adli Tıp’taki ihmaller soruşturulmalı, kadın cinayetlerini örtbas eden bu düzen artık son bulmalı. Kadınların bedeni, hayatı ve onuru üzerinden oynanan bu oyuna sessiz kalmayacağız. Rojîn için, tüm kadınlar için adalet mücadelemiz her yerde devam edecek.”
Sayyiğit’in açıklamaları kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, kadın örgütleri ve insan hakları savunucuları da Rojîn Kabaiş dosyasında adaletin sağlanması için çağrılarını yineledi.