Kırk Değirmenler ve Şamran Kanalı Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Erdem Güngör, Van Bölge Gazetesi'ne yaptığı açıklamada, dünyanın günümüze ulaşabilen en eski su mühendisliği eserlerinden biri olarak kabul edilen Şamran Kanalı'nın tarihi ve kültürel önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Güngör, yaklaşık 2 bin 800 yıllık geçmişe sahip kanalın, Van'ın binlerce yıllık yaşam serüveninde hayati bir rol üstlendiğini ifade etti.
Urartu Kralı Menua'nın mirası
Şamran Kanalı'nın gerçek adının Menua Kanalı olduğunu belirten Güngör, yapının M.Ö. 9. yüzyılda Urartu Kralı Menua tarafından inşa ettirildiğini söyledi.
Kanalın, Urartu Devleti'nin mühendislik, şehircilik ve su yönetimi alanındaki bilgi birikimini yansıtan en önemli eserlerden biri olduğuna dikkat çeken Güngör, "Yaklaşık 2 bin 800 yıl önce inşa edilen bu kanal, dünyanın günümüze ulaşabilen en eski su mühendisliği yapılarından biridir" dedi.
51 kilometrelik mühendislik başarısı
Güngör, kanalın inşa edilme amacının Gürpınar ilçesindeki Başbulak kaynaklarından doğan suları dönemin başkenti Tuşpa'ya (Eski Van Şehri) ulaştırmak, halkın içme suyu ihtiyacını karşılamak ve Van Ovası'nı tarıma elverişli hale getirmek olduğunu belirtti.
Yaklaşık 51 kilometre uzunluğundaki kanalın dağlar, kayalıklar ve vadiler arasından büyük bir hassasiyetle geçirildiğini ifade eden Güngör, suyun hiçbir mekanik güç kullanılmadan yalnızca doğal eğim sayesinde akmasının sağlandığını kaydetti.
Antik çağın en önemli hidrolik eserlerinden biri
Şamran Kanalı'nın antik dönemin en önemli hidrolik mühendislik başarıları arasında gösterildiğini belirten Güngör, güzergâhın belirlenmesi sırasında arazi yapısının ustalıkla değerlendirildiğini söyledi.
Kayaların oyularak geçitler açıldığını, ihtiyaç duyulan noktalarda taş duvarlar örüldüğünü ve suyun akışının en ince ayrıntısına kadar hesaplandığını dile getiren Güngör, "Aradan geçen yaklaşık üç bin yıla rağmen kanalın önemli bir bölümünün hâlâ ayakta olması, Urartu mühendisliğinin ulaştığı ileri seviyeyi gözler önüne seriyor" ifadelerini kullandı.
Şamran adı efsanelerden geliyor
Kanalın tarihi kaynaklarda Menua Kanalı olarak geçtiğini hatırlatan Güngör, zaman içerisinde halk arasında anlatılan efsaneler nedeniyle "Şamram" ya da "Şamran Kanalı" adının yaygınlaştığını söyledi.
Bugün her iki ismin de kullanıldığını belirten Güngör, halk arasında en çok "Şamran Kanalı" isminin bilindiğini ifade etti.
Van Ovası'na yüzyıllardır hayat veriyor
Şamran Kanalı'nın yalnızca bir su yolu olmadığını vurgulayan Güngör, kanal sayesinde Van Ovası'nın yüzyıllar boyunca bereketlendiğini, bağların, bahçelerin ve tarım alanlarının suya kavuştuğunu belirtti.
Kanal boyunca kurulan tarihi değirmenlerin de Van'ın üretim ve ticaret hayatında önemli bir yere sahip olduğunu ifade eden Güngör, özellikle Kırk Değirmenler'in su gücüyle çalışan önemli üretim merkezlerinden biri olduğunu söyledi.
Başbulak kaynaklarından doğan suyun Şamran Kanalı aracılığıyla Kırk Değirmenler'e, oradan Eski Van Şehri'ne ve Van Kalesi çevresine ulaştığını belirten Güngör, bu sistemin binlerce yıldır bölgeye hayat verdiğini kaydetti.
"Bu mirası gelecek nesillere taşımalıyız"
Şamran Kanalı'nın Van'ın tarihini, kültürünü ve medeniyetini birbirine bağlayan eşsiz bir miras olduğunu dile getiren Güngör, bu tarihi yapının korunmasının ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
Güngör, "Şamran Kanalı'nın, Başbulak kaynakları, Kırk Değirmenler, Eski Van Şehri ve Van Kalesi ile birlikte bir bütün olarak korunması ve gelecek kuşaklara eksiksiz şekilde aktarılması, tarihimize ve kültürel mirasımıza karşı en önemli sorumluluklarımızdan biridir." dedi.