TBMM’de yaptığı konuşmada geçmişten bugüne dokunulmazlık tartışmalarının tanığı olduğunu belirten Sırrı Sakık, 1994 yılında yaşanan süreci anlattı.
O dönemde dokunulmazlıkların kaldırıldığını, milletvekillerinin yaptıkları açıklamalar nedeniyle haklarında fezlekeler hazırlandığını ifade eden Sakık, kendisinin de dokunulmazlığının kaldırılması sürecinden geçtiğini söyledi.
“32 yıl önce dokunulmazlığım kaldırıldı, ben hâlâ buradayım”
Sakık, “Yıl 1994. Dokunmazlıklar kaldırılıyor. Savcılar ağzımızı açtığımız an hakkımızda fezlekeler düzenliyor ve gönderiyorlar. Fezlekeler bütün bizim konuşmalarımızdan ve sonrası Karma Komisyon toplanıyor” dedi.
Kendi dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin sürecin de ağır bir atmosferde gerçekleştiğini belirten Sakık, o dönem yaşananları “zulüm” olarak nitelendirdi.
“Halkın iradesine saygı gösterin”
Yeni fezlekeler ve dokunulmazlıkların kaldırılması tartışmalarına da değinen Sakık, parlamentoya çağrıda bulundu.
Sakık, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının halkın iradesine müdahale anlamına gelebileceğini belirterek, “Buradan çağrımdır; bütün parlamentoya, halkın iradesine saygı gösterin. Öyle elinizdeki gücü halka karşı kullanmayın” ifadelerini kullandı.
Milletvekillerinin işlediği iddia edilen suçların zaman aşımına uğramadığını savunan Sakık, seçmenlerin milletvekillerinden hesap sorabileceğini dile getirdi.
“Kürt sorunu demokrasiyle, hukukla çözülür”
Kendi dokunulmazlığının kaldırıldığı dönemi de anlatan Sakık, o süreçte yaptığı açıklamalar nedeniyle tutuklandığını söyledi.
Sakık, “Ben demokratik siyasete inanıyorum. Kürt sorunu demokrasiyle çözülür, hukukla çözülür dediğimiz için bizi tutuklayıp alıp götürdüler. Sonrası acı dolu yıllar başladı” diye konuştu.
Geçmişte kendilerine yönelik yargı sürecinde delillerin sonradan oluşturulmaya çalışıldığını ileri süren Sakık, “Genelde delilden tutuklamaya gidilir ama benim ülkemde ilk önce tutuklar, sonra delil oluşturmaya çalışırlar” ifadelerini kullandı.
“Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlıklarını kaldırdınız, ne oldu?”
Konuşmasında eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlıklarının kaldırılmasına da değinen Sakık, geçmişte dokunulmazlıkları kaldırılarak cezaevine gönderilen siyasetçilerin daha sonra yeniden siyasete döndüklerini söyledi.
Sakık, “Sevgili Selahattin Demirtaş’ın dokunulmazlıklarını kaldırdınız. Ne oldu?” diye sordu.
Sakık, Türkiye’de siyasetçilerin ve seçilmişlerin yargı süreçlerinin toplumsal barış açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Tüm belediye başkanlarını alıyorsunuz, sizin belediyelerde hiç mi hata yok?”
Sakık’ın konuşmasında en dikkat çeken bölümlerden biri ise belediye başkanlarına yönelik operasyonlara ilişkin eleştirileri oldu.
İktidara seslenen Sakık, muhalif belediye başkanlarının tutuklandığını savunarak, iktidara bağlı belediyelerde de hata ve yolsuzluk olup olmadığını sordu.
Sakık, “Siz her gün muhalif olan belediye başkanlarını alıp tutukluyorsunuz ama sizin belediyelerde hiçbir şey olmuyor mu? Sizlerde hiçbir günah yok mudur?” ifadelerini kullandı.
Kendisinin de geçmişte belediye başkanlığı yaptığını hatırlatan Sakık, görev yaptığı dönemde İçişleri Bakanlığı’na birçok kez çağrıda bulunduğunu söyledi.
“Bakın, şuralarda yolsuzluklar yapıldı” diyerek İçişleri Bakanlığı’na müfettiş gönderilmesi çağrısı yaptığını belirten Sakık, kendisinin görev yaptığı dönemde yapılan soruşturmaların incelenmesinden çekinmediğini ifade etti.
“Gelin beni soruşturun”
Sakık, belediyelerdeki denetimlerin siyasi ayrım gözetilmeden yapılması gerektiğini savundu.
“Ya kardeşim, gelin beni soruşturun” diyen Sakık, iktidara yakın belediyelerde de yolsuzluk iddiaları varsa bunların araştırılması gerektiğini söyledi.
Sakık, “Sizin belediye başkanlarınız birçok yolsuzlukla iç içe, bugün sadece size muhalif olanları alıyorsunuz, operasyonlar yapıyorsunuz” iddiasında bulundu.
“Türkiye’nin ihtiyacı olan toplumsal barıştır”
Konuşmasının devamında Türkiye’nin toplumsal barışa ihtiyaç duyduğunu belirten Sakık, barışın toplumun yalnızca belirli bir kesimiyle sağlanamayacağını söyledi.
Sakık, “Türkiye’nin ihtiyacı var. Siz Türkiye’nin bir kesimiyle barışıp bir kesimini dövemezsiniz, yargılayamazsınız. Barış hepimiz için geçerlidir” dedi.
Siyasette çifte standardın sona ermesi gerektiğini savunan Sakık, iktidara ve parlamentoya demokrasi ve hukuk konusunda daha kapsayıcı bir tutum sergileme çağrısında bulundu.
“Demokrasi hepimiz için geçerlidir”
Parlamentonun demokrasi ve hukukun korunmasında önemli bir sorumluluğu bulunduğunu belirten Sakık, milletvekillerinin birbirlerine yönelik siyasi tutumlarından bağımsız olarak demokratik değerlere sahip çıkması gerektiğini söyledi.
“Demokrasi hepimiz için geçerlidir” diyen Sakık, parlamentonun demokrasi ve hukuku halka sunması gerektiğini ifade etti.
Sakık ayrıca Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına saygı gösterilmesinin Türkiye’nin uluslararası itibarını güçlendireceğini savundu.
“Geçmişte yaşananların canlı tanığıyım”
Konuşmasının sonunda geçmişte yaşanan dokunulmazlık sürecinin canlı tanığı olduğunu vurgulayan Sakık, 32 yıl önce dokunulmazlığının kaldırıldığını hatırlattı.
Sakık, “Tam 32 yıl önce dokunmazlığım kaldırıldı ve ben buradayım” sözleriyle konuşmasını tamamladı.