<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Van Haber | Bölge Gazetesi Van | Son Dakika Van Haberi</title>
    <link>https://www.bolgegazetesivan.com</link>
    <description>Van son dakika haberleri anında Van Haber | Bölge Gazetesi Van'da. Van'dan en güncel haberler, siyaset, spor, ekonomi ve asayiş gelişmelerini tarafsız ve hızlı habercilikle takip edin. Van'a dair haberler Bölge Gazetesi Van'da.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bolgegazetesivan.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Bölge Gazetesi Van. Tüm hakları saklıdır. Haber içerikleri kaynak gösterilmeden kullanılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 16 Aug 2026 03:46:54 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[“Alınamaz” Denilen Tümör Van’da, Operasyonla Çıkarıldı]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/alinamaz-denilen-tumor-vanda-operasyonla-cikarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/alinamaz-denilen-tumor-vanda-operasyonla-cikarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir’de yaşayan 37 yaşındaki 3 çocuk annesi Gülsüm Acar’a, farklı sağlık kuruluşlarında ameliyatın yüksek risk taşıdığı belirtilerek ışın tedavisi uygulandı. Tedavi sonrasında tümörün büyümeye devam etmesi üzerine Van’da ameliyat edilen Acar’ın şah damarındaki glomus tümörü, yaklaşık 5 saat süren operasyonla tamamen çıkarıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaklaşık 10 ay önce glomus tümörü teşhisi konulan Gülsüm Acar, tümörün beyin damarları üzerinde bulunması ve şah damarını çevrelemesi nedeniyle farklı hastanelere başvurdu. Ameliyatın riskli olduğu değerlendirilerek Acar’a ışın tedavisi önerildi.</p>

<p>Toplam 5 seans ışın tedavisi gören Acar’ın şikayetlerinin yeniden artması ve tümörün büyümeye devam etmesi üzerine bu kez ameliyatın da mümkün olmadığı ifade edildi. Bunun üzerine ailesi internet üzerinden Lokman Hekim Van Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Halil Başel’e ulaştı.</p>

<p><img alt="A W765675 01" class="detail-photo img-fluid" height="675" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/08/a-w765675-01.jpg" width="900" /></p>

<p>Acar’ı değerlendiren Prof. Dr. Başel, ışın tedavisinin cerrahiyi zorlaştırmasına rağmen tümörün büyümeye devam etmesi nedeniyle operasyon kararı aldı. Ameliyat öncesi tetkikleri tamamlanan Acar, aynı gün ameliyata alınarak yaklaşık 5 saat süren operasyonla tümöründen tamamen kurtuldu.</p>

<p>Ameliyat sonrası herhangi bir komplikasyon gelişmeyen Acar’ın taburcu aşamasına geldiği belirtildi.</p>

<h3><strong>“Işın tedavisi ameliyatı zorlaştırdı”</strong></h3>

<p>Prof. Dr. Halil Başel, Acar’ın kendilerine başvurduğunda tümörün cerrahi müdahaleyle çıkarılabilecek durumda olduğunu belirtti.</p>

<p>Işın tedavisinin bölgede ciddi yapışıklıklara neden olabildiğini ifade eden Başel, tümörün büyümeye devam etmesi nedeniyle cerrahi müdahaleyi göze aldıklarını söyledi.</p>

<p>Başel, “Işın tedavisi aldıysanız bu ameliyat çok riskli olur. Işın tedavisi yapışıklıklara neden olur ve tümörü çıkarmak zorlaşır. Ama tümör büyüyorsa yine de bir şans verelim” diyerek hastayı Van’a davet ettiğini anlattı.</p>

<h3><strong>“Ameliyat sırasında masada kalabileceği söylenmiş”</strong></h3>

<p>Operasyonun yaklaşık 5 saat sürdüğünü belirten Başel, tümörün tamamen çıkarıldığını ve hastada herhangi bir komplikasyon gelişmediğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Başel, Acar’ın daha önce ciddi şekilde korkutulduğunu belirterek, ameliyat sonrasında yaşanan bir anı da şöyle anlattı:</p>

<p>“Anestezinin etkisi tam olarak geçmemişken bana, ‘Hocam, ben yaşıyor muyum? Çocuklarıma kavuşabilecek miyim?’ diye sordu. Bu beni çok etkiledi. Çünkü hastamız çok korkmuştu.”</p>

<p>Başel, operasyon sonrasında Acar’da ses kısıklığı dahil herhangi bir komplikasyon gelişmediğini ve hastanın taburcu aşamasına geldiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Ailesi birçok hastaneye başvurdu</strong></h3>

<p>Hasta yakını Fatih Sultan Acar da yaklaşık 10 ay boyunca İstanbul, Ankara ve farklı kentlerde çok sayıda hastaneye başvurduklarını belirtti.</p>

<p>Acar, tümörün beyin damarları üzerinde olması ve şah damarını kaplaması nedeniyle ameliyatın riskli olduğunun söylendiğini, bu nedenle 5 seans ışın tedavisi uygulandığını ifade etti.</p>

<p>Tedaviden yaklaşık bir ay sonra şikayetlerin yeniden başladığını ve tümörün büyümeye devam ettiğini belirten Acar, internet üzerinden Prof. Dr. Halil Başel’e ulaştıklarını söyledi.</p>

<h3><strong>“Beynimde saatli bomba taşıdığımı söylediler”</strong></h3>

<p>Gülsüm Acar ise yaşadığı süreci anlatırken farklı hastanelerde kendisine ameliyatın yapılamayacağının söylendiğini belirtti.</p>

<p>Acar, “Nereye gitsem beni reddediyorlardı. ‘O ameliyat yapılamaz, çok riskli. Masada kalırsın, ölebilirsin, felç kalabilirsin. Beyninde saatli bomba taşıyorsun’ gibi şeyler söylediler” dedi.</p>

<p>Yaşadığı süreç nedeniyle psikolojik olarak zorlandığını belirten Acar, Prof. Dr. Başel’e ulaştıktan sonra moral bulduğunu ve ameliyatının başarılı geçtiğini söyledi.</p>

<p>Acar, “Ameliyatım çok başarılı geçti. Hocamdan çok memnunum” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/alinamaz-denilen-tumor-vanda-operasyonla-cikarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 09:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/08/a-w765675-02.jpg" type="image/jpeg" length="77844"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sağlık hizmetleri için kritik toplantı: Sorunlar masaya yatırıldı]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/saglik-hizmetleri-icin-kritik-toplanti-sorunlar-masaya-yatirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/saglik-hizmetleri-icin-kritik-toplanti-sorunlar-masaya-yatirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde gerçekleştirilen Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda sağlık hizmetlerinin mevcut durumu değerlendirilirken, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">
<p>Elazığ İl Sağlık Müdürü Dr. Emrah Gecekuşu başkanlığında, Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastanesi’nde Koordinasyon Kurulu Toplantısı düzenlendi.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü hizmet başkanları ve idarecileri, hastane yönetimi ile yüklenici firma yetkililerinin katıldığı toplantıda, hastanede sunulan sağlık hizmetlerinin mevcut durumu kapsamlı şekilde değerlendirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Toplantıda sağlık hizmetlerinin sunumu sırasında karşılaşılan sorunlar görüşülerek çözüm önerileri üzerinde değerlendirmelerde bulunuldu. Hastanedeki hizmet kalitesinin artırılması, devam eden çalışmaların daha etkin yürütülmesi ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilmesi planlanan projeler de toplantının gündeminde yer aldı.</p>

<p>Toplantıda yapılan değerlendirmeler doğrultusunda, sağlık hizmetlerinin <strong>daha etkin, kaliteli ve kesintisiz şekilde sunulması</strong> amacıyla çalışmaların sürdürüleceği belirtildi.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/saglik-hizmetleri-icin-kritik-toplanti-sorunlar-masaya-yatirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 15:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/08/a-w765393-01.jpg" type="image/jpeg" length="80392"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bel ve Boyun Ağrısı Olanlar Dikkat! Uzmanından “MR’da Fıtık Çıktı” Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/bel-ve-boyun-agrisi-olanlar-dikkat-uzmanindan-mrda-fitik-cikti-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/bel-ve-boyun-agrisi-olanlar-dikkat-uzmanindan-mrda-fitik-cikti-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. İrfan Koca, MR’da fıtık görülmesinin ağrının kesin nedenini göstermediğini belirterek tanı ve tedavinin yalnızca görüntüleme sonuçlarına göre planlanmaması gerektiğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bel ve boyun ağrısı yaşayanların önemli bir bölümünün MR sonucunda görülen fıtığı ağrının doğrudan nedeni olarak değerlendirdiğini belirten Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, önemli uyarılarda bulundu.</p>

<p>Koca, MR’da fıtık görülmesinin ağrının mutlaka fıtıktan kaynaklandığı anlamına gelmediğini belirterek, ağrının kaynağının ayrıntılı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Fıtık gördük diye ağrının kaynağını bulmuş olmuyoruz”</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Koca, bel ve boyun ağrılarının farklı yapılardan kaynaklanabileceğine dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ağrının faset eklemler, disk, kas ve fasya yapıları, sinir kökü basısı veya vücudun başka bir bölgesinden yansıyan ağrı nedeniyle ortaya çıkabileceğini belirten Koca, yalnızca MR görüntüsündeki fıtığa odaklanmanın doğru olmadığını ifade etti.</p>

<p>Ağrının kaynağının gerçekten fıtık veya disk olduğunun belirlenmesi halinde bile, bu duruma zemin hazırlayan mekanik ve fonksiyonel bozuklukların da değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Tedavi kişiye özel planlanıyor</strong></h2>

<p>Prof. Dr. Koca, tedavi sürecinin hastanın öyküsü, fizik muayenesi ve gerekli testlerin değerlendirilmesinin ardından kişiye özel olarak planlandığını belirtti.</p>

<p>Tedavide önceliğin mümkün olan en düşük riskli yöntemlerden başlamak olduğunu aktaran Koca, hastanın durumuna göre manuel terapi, fasiyal gevşetme ve diğer fonksiyonel uygulamaların değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Uygun hastalarda nöral terapi ve proloterapi gibi yöntemlerin de gündeme gelebildiğini belirten Koca, ağrının kaynağına yönelik faset eklem girişimleri, medial dal sinir blokları ve uygun hastalarda transforaminal steroid enjeksiyonlarının uygulanabildiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Daha ileri yöntemler gerektiğinde uygulanıyor</strong></h2>

<p>Koca, bazı hastalarda radyofrekans tedavisinin, seçilmiş vakalarda ise diske yönelik nükleoplasti gibi daha ileri girişimsel yöntemlerin değerlendirilebildiğini söyledi.</p>

<p>Tedavide esas amacın mümkün olduğunca doğru yöntemi doğru sırayla uygulamak olduğunu vurguladı.</p>

<h2><strong>“Sadece MR’a bakarak tedavi planlamak doğru değil”</strong></h2>

<p>MR’ın önemli bir yardımcı tetkik olduğunu ancak hastanın kendisi olmadığını belirten Prof. Dr. Koca, tanı ve tedavide hastanın öyküsünün ve fizik muayenesinin mutlaka dikkate alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Koca, bazı durumlarda tanısal enjeksiyonlardan yararlanılarak ağrının belirli bir bölgeyle ilişkisinin değerlendirilebileceğini belirterek, hastayı görmeden yalnızca MR görüntüsüne göre tedavi planlanmasının yanlış tanı ve tedavilere yol açabileceği uyarısında bulundu.</p>

<h2><strong>“Önemli olan doğru tedaviyi doğru sırayla uygulamak”</strong></h2>

<p>Tedavide daha fazla işlem yapılmasının her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmediğini ifade eden Koca, “Önemli olan hastaya en fazla tedaviyi uygulamak değil, doğru tedaviyi doğru sırayla uygulamaktır” dedi.</p>

<p>Koca, daha ileri girişimsel tedavilere ancak gerekli olduğunda geçilmesi gerektiğini belirterek, tedavinin temel ilkesinin hastaya zarar vermemek olduğunu vurguladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/bel-ve-boyun-agrisi-olanlar-dikkat-uzmanindan-mrda-fitik-cikti-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/08/a-w763982-01.jpg" type="image/jpeg" length="51608"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanından Sıcak Hava Uyarısı! Kalp Krizi Riskini Artıran Saatler Belli Oldu]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/uzmanindan-sicak-hava-uyarisi-kalp-krizi-riskini-artiran-saatler-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/uzmanindan-sicak-hava-uyarisi-kalp-krizi-riskini-artiran-saatler-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, aşırı sıcakların sıvı ve mineral kaybına yol açarak ritim bozukluğu, tansiyon dengesizliği ve kalp krizi riskini artırabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p></p>

<p>Türkiye’de etkisini sürdüren aşırı sıcaklar, sağlık açısından da ciddi riskler oluşturuyor. Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Serkan Akdağ, özellikle yaz aylarında kalp krizi, ritim bozukluğu ve tansiyon sorunlarının daha sık görülebileceği konusunda vatandaşları uyardı.</p>

<p>Akdağ, hava sıcaklığındaki ani yükselişlerin vücutta sıvı ve mineral kaybına neden olduğunu, bunun da elektrolit dengesini bozarak kalp sağlığını olumsuz etkileyebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Sıcaklık arttıkça kalp daha fazla çalışıyor</strong></h2>

<p>Aşırı sıcaklarda terleme ve sıvı kaybıyla birlikte sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve klor dengesinin bozulabildiğini belirten Akdağ, bu durumun özellikle kalp hastaları açısından risk oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Sıvı kaybının kanın yoğunluğunu artırabileceğini belirten Akdağ, bunun pıhtılaşma faktörlerini aktive ederek kalp krizi riskini artırabileceğini söyledi.</p>

<p>Vücudun kaybettiği sıvıyı telafi etmek için kalbin daha fazla çalıştığını aktaran Akdağ, kalbin artan yük nedeniyle yorulmasının da risk oluşturabileceğini dile getirdi.</p>

<h2><strong>“Kalp krizi vakalarında artış görüyoruz”</strong></h2>

<p>Yaz aylarında hastaneye çarpıntı, tansiyon düşüklüğü ve tansiyon yüksekliği şikayetiyle başvuranların sayısında artış yaşandığını belirten Akdağ, kalp krizi vakalarının da normal dönemlere göre bir miktar arttığını söyledi.</p>

<p>Özellikle kalp damar hastalığı, kalp yetmezliği veya ritim bozukluğu bulunan kişilerin sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Bu saatlerde güneşe çıkmayın</strong></h2>

<p><strong>Prof. Dr. Akdağ, vatandaşlara özellikle 11.00-16.00 saatleri arasında doğrudan güneş ışığına maruz kalmamaları çağrısında bulundu.</strong></p>

<p>Aşırı sıcaklarda yeterli sıvı tüketilmesini öneren Akdağ, uygun kıyafetlerin tercih edilmesini ve zorunlu olmadıkça sıcak saatlerde dışarı çıkılmamasını istedi.</p>

<h2><strong>“Susamasanız bile sıvı tüketin”</strong></h2>

<p>Sıcak havalarda susama hissi oluşmasa dahi yeterli sıvı alınmasının önemine dikkat çeken Akdağ, su, ayran ve maden suyu gibi içeceklerin tercih edilebileceğini söyledi.</p>

<p>Çay ve kafein içeren kahvenin alınması gereken sıvının yerini tutmayacağını belirten Akdağ, günlük su tüketiminin yaklaşık 2,5-3,5 litre seviyesinde olması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Yaz aylarında sebze ve meyve ağırlıklı beslenilmesini, ağır yemeklerden kaçınılmasını da önerdi.</p>

<h2><strong>İdrar söktürücü ilaç kullananlar dikkat!</strong></h2>

<p>Özellikle idrar söktürücü ilaç kullanan kalp hastalarının sıcak havalarda daha dikkatli olması gerektiğini belirten Akdağ, sıvı ve mineral kaybının bu kişilerde daha önemli hale geldiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Kalp krizi ile güneş çarpısı nasıl ayırt edilir?</strong></h2>

<p>Akdağ, vatandaşların sıcak havalarda güneş çarpması ile kalp krizini karıştırabildiğine dikkat çekti. Güneş çarpmasında aşırı terleme, vücutta kızarma ve ciltte kuruluk veya ıslaklık görülebileceğini belirten Akdağ, kalp krizinin ise daha çok şiddetli göğüs ağrısı, sol kola ve omuza yayılan ağrı, nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>45 dereceyi aşan bölgelerde risk daha yüksek</strong></h2>

<p>Aşırı sıcakların yalnızca kalp hastaları için değil, sağlıklı bireyler için de risk oluşturabileceğini belirten Akdağ, özellikle Diyarbakır gibi sıcaklıkların 45 dereceyi aştığı bölgelerde vatandaşların daha dikkatli olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Uzman, sıcak havalarda mümkün olduğunca gölgede kalınmasını, uygun kıyafetler giyilmesini ve dışarı çıkılması gerekiyorsa güneşten korunacak önlemler alınmasını tavsiye etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/uzmanindan-sicak-hava-uyarisi-kalp-krizi-riskini-artiran-saatler-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/08/a-w763900-03.jpg" type="image/jpeg" length="22134"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[23 Haftalık Hamileyken Şoke Eden Gerçek!]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/23-haftalik-hamileyken-soke-eden-gercek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/23-haftalik-hamileyken-soke-eden-gercek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hamileliğinin 23’üncü haftasında omurilik tümörü tespit edilen 34 yaşındaki Amina İsayeva, Türkiye’de uygulanan tedaviyle hem sağlığına hem de bebeğine kavuştu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hamileliğinin 23’üncü haftasında bacaklarında ani güç kaybı yaşayan 34 yaşındaki Amina İsayeva’nın omuriliğinde büyük bir tümör tespit edildi. Gürcistan’da ameliyatın anne ve bebek açısından yüksek risk taşıdığı belirtilince Türkiye’ye gelen İsayeva, Liv Hospital Vadistanbul’da uygulanan multidisipliner tedaviyle sağlığına kavuştu.</p>

<p>Anne ve bebeğin hayatını korumak amacıyla önce kontrollü şekilde prematüre doğum gerçekleştirildi. Doğumdan yalnızca <strong>12 saat sonra</strong> ise anne omurilik tümörü nedeniyle ameliyata alındı. Başarılı geçen tedavi sürecinin ardından anne ve prematüre bebeği sağlıklı şekilde taburcu edildi.</p>

<h2><strong>Gebeliğin 23’üncü haftasında tümör ortaya çıktı</strong></h2>

<p>Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Mete Karatay, İsayeva’nın gebeliğinin 23’üncü haftasında bacaklarında ani gelişen güçsüzlük nedeniyle Gürcistan’da hastaneye başvurduğunu belirtti.</p>

<p>Yapılan tetkiklerde omuriliğinde büyük bir tümör tespit edilen İsayeva’ya, ameliyatın hem anne hem de bebek açısından ciddi risk taşıdığı aktarıldı.</p>

<p>Ailenin bunun üzerine Liv Hospital Vadistanbul’a başvurduğunu belirten Karatay, hastaneye geldiğinde İsayeva’nın bacaklarında ciddi bir felç tablosu bulunduğunu söyledi.</p>

<h2><strong>Önce bebeğin doğumu planlandı</strong></h2>

<p>İsayeva’nın 27 haftalık gebeyken hastaneye ulaştığını belirten Karatay, anne ve bebeğin sağlığını korumak amacıyla Beyin ve Sinir Cerrahisi, Yenidoğan ve Kadın Hastalıkları ve Doğum ekiplerinin birlikte hareket ettiğini ifade etti.</p>

<p>Bebeğin anne karnında gelişimini sürdürebilmesi için annenin durumu yakından takip edildi. Anne adayında kötüleşme yaşanmaması ve bebeğin gelişiminin devam etmesi üzerine doğum 29’uncu haftaya kadar ertelendi.</p>

<h2><strong>Doğumdan 12 saat sonra tümör ameliyatı</strong></h2>

<p>Gebeliğin 29’uncu haftasında prematüre doğum gerçekleştirildi. Doğumun ardından ise yalnızca <strong>12 saat sonra</strong> İsayeva omurilik tümörünün çıkarılması için ameliyata alındı.</p>

<p>Yaklaşık 1-2 aylık takip sürecinin ardından anne ve bebeğin sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.</p>

<h2><strong>Prematüre bebek yakından takip edildi</strong></h2>

<p>Neonatoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ozan Uzunhan, prematüre doğum kararının annenin sağlık durumu dikkate alınarak 29’uncu haftada verildiğini söyledi.</p>

<p>Erken doğan bebeklerde çeşitli sağlık risklerinin bulunabileceğini belirten Uzunhan, gerekli yenidoğan desteğinin sağlandığını ve bebeğin yaşamsal bulgularının normal olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>“Şimdi eşim yürüyor, bebeğimiz de sağlıklı”</strong></h2>

<p>Tedavi sürecinde şiddetli ağrılar yaşadığını anlatan Amina İsayeva, uygulanan tedavinin ardından sağlığına kavuştuğunu ve bebeğinin sağlıklı olmasının kendisini mutlu ettiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İsayeva’nın eşi ise Gürcistan’da ameliyatın riskli olduğu belirtilince Türkiye’ye geldiklerini belirterek, eşinin yürümekte zorlandığını anlattı.</p>

<p>Tedavi sonrasında eşinin yeniden yürüdüğünü ve bebeğinin sağlıklı olduğunu ifade eden İsayeva’nın eşi, tedavi sürecinde emeği geçen sağlık çalışanlarına teşekkür etti.</p>

<h2><strong>Anne ve bebek sağlıklı şekilde taburcu edildi</strong></h2>

<p>Liv Hospital Uluslararası CIS Pazarlama Müdürü Sevinç Nur Gümüşboğa da hastanın Gürcistan’daki bir hekimin yönlendirmesiyle hastaneye başvurduğunu belirtti.</p>

<p>Multidisipliner yaklaşımla yürütülen tedavinin ardından hem annenin hem de prematüre bebeğin sağlıkla taburcu edilmesinin mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/23-haftalik-hamileyken-soke-eden-gercek</guid>
      <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/08/aw763859-01-1.jpg" type="image/jpeg" length="56909"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van'da Çocuk Polikliniklerinde Randevu Krizi: Yurttaş Sitem Etti]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/vanda-cocuk-polikliniklerinde-randevu-krizi-vatandas-acikladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/vanda-cocuk-polikliniklerinde-randevu-krizi-vatandas-acikladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van'da çocuk polikliniklerinde randevu bulmakta zorlandıklarını belirten Yurttaşlar, özellikle çocuk gastroenterolojisi, çocuk nörolojisi, çocuk alerji ve çocuk ortopedisi gibi branşlarda hekim yetersizliği yaşandığını söyledi. Vanlılar, randevu sisteminin iyileştirilmesini ve çocuk branşlarında uzman doktor sayısının artırılmasını istedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Van'da çocuk polikliniklerinde yaşanan randevu sorunu vatandaşların gündeminde yer almaya devam ediyor. Vatandaşlar, çocukları için haftalar hatta aylar sonrasına randevu verildiğini, bazı branşlarda ise uzun süre randevu bulamadıklarını dile getirdi. Bazı vatandaşlar tedavi için il dışına gitmek zorunda kaldıklarını ifade ederken, bazıları da çocuk branşlarında hekim sayısının yetersiz olduğunu savundu.</p>

<p><img alt="Adsız Tasarım (2)-71" height="506" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/adsiz-tasarim-2-71.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2><strong>"Çocuğumuz Hasta Oluyor Ama Randevu Bulamıyoruz"</strong></h2>

<p>Çocuğu için randevu almakta zorlandığını belirten bir vatandaş, "Çocuklarım hasta oluyor ama randevu alamıyoruz. Sistemi açıyoruz, 15-20 gün sonrasına gün veriliyor. Benim çocuğum acil olabilir. Böyle bir durumda 15 gün bekleyemem. Araştırma Hastanesi'nden de randevu alamıyoruz. Çocuğumu götürüyorum, ağrı kesici veriliyor ve gönderiliyoruz. Aynı sıkıntılar devam ediyor. Hastane var ama doktor sayısı az." sözleriyle acil durumlarda haftalar sonrasına verilen randevuların mağduriyet oluşturduğunu söyledi.</p>

<p><img alt="D1Fb2C57 F064 491F B42D De5Ac1C5210F 800X450" height="506" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/d1fb2c57-f064-491f-b42d-de5ac1c5210f-800x450.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2><strong>"Bir ay randevu beklediğimiz oluyor"</strong></h2>

<p>Bir başka vatandaş ise yalnızca çocuk polikliniklerinde değil, birçok branşta benzer sorunlar yaşandığını anlatarak, "Bazen bir ay boyunca randevu alamıyoruz. Sabah erken saatlerde hastaneye gidiyoruz ama yine de randevu bulamıyoruz. Bu sıkıntıyı çok yaşıyoruz. Özellikle çocuk bölümlerinde sorun daha fazla. Çocuk hasta olduğunda bekleme şansı yok. Buna rağmen randevu bulamıyoruz." şeklinde konuştu.</p>

<p><img alt="5482595 800X533" height="600" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/5482595-800x533.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aynı vatandaş, beyin cerrahisi gibi bazı branşlarda da randevu bulamadıkları için il dışına gitmek zorunda kaldıklarını belirterek, "Özellikle beyin cerrahisinde çok sıkıntı yaşıyoruz. Randevu bulamayınca il dışına gidiyoruz. Sağlık söz konusu olduğu için mecbur kalıyoruz. Ama bugünün ekonomik şartlarında şehir dışına gitmek gerçekten zor." vurgusunu yaptı.</p>

<p><img alt="20260721Aw750820 800X450" height="506" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/20260721aw750820-800x450.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2><strong>"Bazen Çocuk Doktoru Bile Bulamıyoruz"</strong></h2>

<p>Bir vatandaş ise çocuk doktoruna ulaşmanın da zaman zaman mümkün olmadığını dile getirerek, "Araştırma Hastanesi'ne gittiğimiz zaman bazen çocuk doktoru bulamıyoruz. Bölge Hastanesi'nde de aynı sıkıntıyı yaşıyoruz. Günlerdir hastanedeyiz ama randevu alamadık. Köyden geliyoruz. Ambulansla yetişene kadar zaman kaybediyoruz. Sağlıkta zaman çok önemli." diyerek yaşadığı sıkıntıyı aktardı.</p>

<p><img alt="4933079A 4Fd8 4B41 804F 85383A67C689 800X450" height="506" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/4933079a-4fd8-4b41-804f-85383a67c689-800x450.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2><strong>"Çocuk Gastroenterolojisine 6 Aydır Randevu Alamıyorum"</strong></h2>

<p>Çocuğunu çocuk gastroenterolojisi bölümüne götürmek istediğini söyleyen bir yurttaş ise aylardır randevu bulamadığını ifade ederek, "Çocuğumu çocuk gastroenterolojisine götürmem gerekiyor. Yaklaşık 6 aydır sistemde sıra açılmıyor. Randevu bulamıyorum. Doktorlara da söylüyoruz ama sistemde yer olmadığını söylüyorlar. Bu sıkıntıyı uzun süredir yaşıyoruz." açıklamasında bulundu.</p>

<p><img alt="118Fc99A Cd31 4E66 88Df 6B36D6866B81 800X450" height="506" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/118fc99a-cd31-4e66-88df-6b36d6866b81-800x450.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p>Yurttaşalar, bazı bölümlerde ancak referans veya torpil olduğu iddialarıyla işlerin ilerlediğini öne sürerek, "Bir yıldır gastroenterolojiye gitmeye çalışıyorum. Hiçbir şekilde sıra bulamadım. Torpil olursa yer bulunuyor, olmazsa sıra gelmiyor." yorumuyla bu durumun değiştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><img alt="C4Ae7Cb7 1F20 4Ac7 913A Ab16Be88A877" height="506" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/c4ae7cb7-1f20-4ac7-913a-ab16be88a877.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2><strong>"Çocuk Branşlarında Ciddi Hekim Eksikliği Var"</strong></h2>

<p>Bir başka Vanlı ise Van'da özellikle çocuk branşlarında uzman doktor eksikliği yaşandığını savunarak, "Van'da sağlık sistemi maalesef yeterince gelişmedi. Çocuk bölümlerinde ciddi hekim eksiği var. Mevcut doktorlardan da randevu bulmak çok zor. Çocuk alerji uzmanı yok denecek kadar az. Çocuk nörolojisi yetersiz. Çocuk ortopedisi ve çocuk psikiyatrisi gibi branşlarda da eksiklik var." değerlendirmesini yaptı.</p>

<p><img alt="3F99048B 2388 4377 Aad5 49F16Ab10Cbd" height="506" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/3f99048b-2388-4377-aad5-49f16ab10cbd.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2><strong>"Şehir Büyüyor, Sağlık Hizmetleri De Güçlendirilmeli"</strong></h2>

<p>Halk, Van'ın nüfusunun her geçen yıl arttığını belirterek sağlık altyapısının da buna uygun şekilde güçlendirilmesini isteyerek, "Şehir gittikçe büyüyor ve kalabalıklaşıyor. Yetkililerden beklentimiz çocuk branşlarında doktor sayısını artırmaları ve randevu sorununa kalıcı çözüm bulmalarıdır." sözlerini sarf etti.</p>

<p><img alt="5Ed36489 633C 4885 B11D 3744B3Dd91Fb" height="506" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/5ed36489-633c-4885-b11d-3744b3dd91fb.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<p><img alt="C7Ff2520 C0Ac 4545 82C8 Ed29B22F5E74" height="506" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/c7ff2520-c0ac-4545-82c8-ed29b22f5e74.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Belkıs Yakut</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, VAN HABER</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/vanda-cocuk-polikliniklerinde-randevu-krizi-vatandas-acikladi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 16:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/adsiz-tasarim-1-136.jpg" type="image/jpeg" length="62374"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmandan Sıcak Hava Uyarısı: Aşırı Sıcaklar Beyni de Etkiliyor]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/uzmandan-sicak-hava-uyarisi-asiri-sicaklar-beyni-de-etkiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/uzmandan-sicak-hava-uyarisi-asiri-sicaklar-beyni-de-etkiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Dilek Kasım Yücel, yaz aylarında etkisini artıran aşırı sıcakların yalnızca fiziksel sağlığı değil, beyin fonksiyonlarını da olumsuz etkileyebileceğini belirterek, dikkat dağınıklığı, unutkanlık, karar verme güçlüğü ve ruh hali değişikliklerine karşı vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<section dir="auto">Yaz mevsimiyle birlikte artan hava sıcaklıklarının beyin sağlığı üzerinde de önemli etkiler oluşturabileceğine dikkat çeken Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Dilek Kasım Yücel, sıcak havalarda yaşanan sıvı ve mineral kaybının beyin fonksiyonlarını doğrudan etkileyebileceğini söyledi. Yücel, özellikle sıcak çarpması ve susuzluğa bağlı belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı.</section>

<section dir="auto">
<h2><strong>Sıcak Hava Beyne Giden Oksijeni Etkileyebiliyor</strong></h2>

<p>İnsan beyninin vücut ağırlığının küçük bir bölümünü oluşturmasına rağmen enerji ve oksijen tüketiminin büyük kısmını gerçekleştirdiğini belirten Yücel, hava sıcaklığının artmasıyla birlikte vücudun ısı dengesini sağlamak amacıyla damarların genişlediğini ve kanın önemli bir kısmının deri yüzeyine yönlendirildiğini ifade etti.</p>

<p>Bu durumun beyne ulaşan oksijen miktarını azaltabileceğini belirten Yücel, bunun sonucunda dikkat eksikliği, zihinsel yavaşlama, baş dönmesi ve odaklanma güçlüğü gibi belirtilerin görülebileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>"Bilişsel Performans Düşebiliyor"</strong></h2>

<p>Aşırı sıcakların bilişsel performansı da olumsuz etkilediğini belirten Yücel, yapılan araştırmaların yüksek sıcaklıklarda problem çözme, karar verme ve hızlı düşünme becerilerinin zayıfladığını ortaya koyduğunu ifade etti.</p>

<p>Çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı bulunan bireyler ve açık alanda çalışan kişilerin sıcak havadan daha fazla etkilendiğini kaydeden Yücel, artan sıcaklıkların stres hormonlarını yükselterek sinirlilik, tahammülsüzlük ve kaygı düzeyinde artışa neden olabileceğini dile getirdi. Uyku kalitesindeki bozulmanın ise ertesi gün dikkat dağınıklığı, yorgunluk ve reflekslerde yavaşlamaya yol açabileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Düzenli Su Tüketimi Hayati Önem Taşıyor</strong></h2>

<p>Beynin yaklaşık yüzde 75'inin sudan oluştuğunu hatırlatan Yücel, sıcak havalarda yaşanan sıvı ve elektrolit kaybının sinir hücreleri arasındaki iletişimi olumsuz etkileyerek unutkanlık, baş ağrısı ve zihinsel bulanıklığa neden olabileceğini belirtti.</p>

<p>Vatandaşlara susama hissini beklemeden düzenli su tüketmeleri tavsiyesinde bulunan Yücel, ihtiyaç halinde elektrolit desteği sağlayan içeceklerden de yararlanılabileceğini ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Belirtiler Görülürse Gecikmeden Sağlık Kuruluşuna Başvurun</strong></h2>

<p>Beyin sağlığının korunması için günün en sıcak saatleri olan <strong>11.00 ile 16.00</strong> arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğini vurgulayan Yücel, bol su tüketilmesi, hafif beslenilmesi ve serin ortamlarda bulunulmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Yoğun dikkat gerektiren işlerin sabah erken saatlerde ya da akşam serinliğinde yapılmasının sıcak havanın olumsuz etkilerini azaltabileceğini belirten Yücel, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, şiddetli baş ağrısı, baygınlık hissi veya konuşma bozukluğu gibi belirtilerin görülmesi halinde vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Yücel, gerekli önlemler alınmadığı takdirde aşırı sıcakların beyin sağlığını ciddi şekilde etkileyebileceği uyarısında bulundu.</p>
</section></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/uzmandan-sicak-hava-uyarisi-asiri-sicaklar-beyni-de-etkiliyor</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/images-124.jpg" type="image/jpeg" length="78101"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yaz Sıcağında Gizli Tehlike: Uzmanlardan Gıda Zehirlenmesi Uyarısı]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/yaz-sicaginda-gizli-tehlike-uzmanlardan-gida-zehirlenmesi-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/yaz-sicaginda-gizli-tehlike-uzmanlardan-gida-zehirlenmesi-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarının bakterilerin çoğalma hızını artırdığına dikkat çeken uzmanlar, özellikle mangal, piknik ve açık havada tüketilen gıdaların uygun koşullarda saklanmaması halinde besin zehirlenmesi riskinin yükseldiğini belirterek vatandaşları uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimiyle birlikte etkisini artıran sıcak hava, yalnızca bunaltıcı etkisiyle değil, gıda güvenliği açısından da önemli riskler oluşturuyor. Memorial Antalya Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'nden Uzm. Dr. Şirin Elmi, yaz aylarında bakterilerin hızla çoğaldığını belirterek, besin zehirlenmelerine karşı hijyen kurallarına ve gıdaların doğru şekilde muhafaza edilmesine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi. </p>

<h2><strong>Sıcak Hava Bakterilerin Üremesini Hızlandırıyor</strong></h2>

<p>Yaz aylarında mangal partileri, plaj piknikleri ve uzun yolculuklar sırasında yiyeceklerin uygun şartlarda saklanmamasının besin zehirlenmelerini artırdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Şirin Elmi, bu vakaların çoğunlukla <strong>Salmonella, E. coli</strong> ve <strong>Staphylococcus</strong> gibi bakterilerden kaynaklandığını ifade etti.</p>

<p>Erken fark edilen vakaların evde alınabilecek basit önlemlerle atlatılabildiğini belirten Elmi, bazı durumlarda ise ciddi komplikasyonlar gelişebileceğini vurgulayarak, yaz aylarında gıda hijyenine her zamankinden daha fazla önem verilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Riskli Gıdalara Dikkat</strong></h2>

<p>Sıcak ve nemli havanın bakteriler için uygun bir ortam oluşturduğunu belirten Elmi, özellikle et, tavuk, mayonezli salatalar, süt ürünleri ve deniz ürünlerinin riskli gıdalar arasında yer aldığını ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bozulmuş gıdaların fark edilmeden tüketilmesinin mide bulantısı, kusma ve ishal gibi şikâyetlere neden olabileceğini kaydeden Elmi, bazı vakalarda ise ciddi sıvı kaybı nedeniyle hastaneye yatış gerekebileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Belirtileri Hafife Almayın</strong></h2>

<p>Besin zehirlenmesinin şiddetli bulantı ve kusmanın yanı sıra karın ağrısı, kramp, sulu veya kanlı ishal, baş ağrısı, ateş, halsizlik, kas ağrıları, ağız kuruluğu ve aşırı susama gibi belirtilerle kendini gösterebildiğini belirten Elmi, bu belirtilerin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Uzmandan Yaz İçin Hayati Öneriler</strong></h2>

<p>Yaz aylarında besin zehirlenmesinden korunmak için önemli tavsiyelerde bulunan Elmi, gıdaların doğru sıcaklıkta muhafaza edilmesi gerektiğini belirterek şu uyarılarda bulundu:</p>

<ul>
 <li>Buzdolabı sıcaklığı 4 derecenin altında tutulmalı.</li>
 <li>Bozulabilecek gıdalar sıcak ortamda 2 saatten fazla bekletilmemeli.</li>
 <li>Mangalda pişirilen etlerin iç kısmının tamamen piştiğinden emin olunmalı.</li>
 <li>Çiğ ve pişmiş etler aynı kapta bulundurulmamalı.</li>
 <li>Yemek hazırlamadan önce ve sonra eller en az 20 saniye sabunla yıkanmalı.</li>
 <li>Mutfak tezgâhı ve kullanılan ekipmanlar temiz tutulmalı.</li>
 <li>Mayonezli ve sütlü salatalar buzdolabında muhafaza edilmeli ve aynı gün tüketilmeli.</li>
 <li>Gıdalar uzun süre güneş altında bekletilmemeli.</li>
</ul>

<h2><strong>Şüpheli Gıdalardan Uzak Durun</strong></h2>

<p>Yaz aylarında açıkta satılan yiyecekler ile güvenilir olmayan işletmelerden alınan gıdalardan kaçınılması gerektiğini vurgulayan Elmi, musluk suyu yerine şişelenmiş su tercih edilmesini ve buzların da güvenilir kaynaklardan temin edilmesini önerdi.</p>

<p>Artan yemeklerin en geç iki saat içinde buzdolabına kaldırılması ve 1-2 gün içinde tüketilmesi gerektiğini belirten Elmi, kusma ve ishalin 24 saatten uzun sürmesi, yüksek ateş, kanlı dışkı, şiddetli karın ağrısı veya idrar miktarında azalma gibi durumlarda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Özellikle çocuklar ve yaşlılarda sıvı kaybının çok daha hızlı gelişebileceğine dikkat çeken Elmi, bu gruplarda belirtilerin yakından takip edilmesi gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/yaz-sicaginda-gizli-tehlike-uzmanlardan-gida-zehirlenmesi-uyarisi</guid>
      <pubDate>Sun, 19 Jul 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/a-w749696-01.jpg" type="image/jpeg" length="39036"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gençleri bekleyen gizli tehlike! Bu iki belirti hayat kurtaran uyarı olabilir]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/gencleri-bekleyen-gizli-tehlike-bu-iki-belirti-hayat-kurtaran-uyari-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/gencleri-bekleyen-gizli-tehlike-bu-iki-belirti-hayat-kurtaran-uyari-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, gençlerde aniden başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığının akciğer sönmesi ile pulmoner emboli gibi ciddi hastalıkların habercisi olabileceği uyarısında bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ani başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığı, özellikle gençlerde basit bir rahatsızlık olarak görülmemesi gereken ciddi sağlık sorunlarının belirtisi olabilir. Özel Ümit Batıkent Hastanesi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Murat Yüzüak, bu şikâyetlerin acil müdahale gerektiren hastalıklarla ilişkili olabileceğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gençlerde akciğer sönmesi riski</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Murat Yüzüak, genç hastalarda ani gelişen göğüs ağrısı ve nefes darlığının en önemli nedenlerinden birinin spontan pnömotoraks, yani halk arasında bilinen adıyla akciğer sönmesi olduğunu belirtti.</p>

<p>Akciğer zarları arasına hava kaçması sonucu oluşan pnömotoraksın özellikle gençlerde daha sık görüldüğünü ifade eden Yüzüak, hastaların genellikle aniden başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığı şikâyetiyle acil servislere başvurduğunu aktardı.</p>

<p>Tanının akciğer grafisiyle konulabildiğini belirten Yüzüak, gerekli tedavilerin uygulanmasıyla akciğerin yeniden genişletilebildiğini ve hastaların şikâyetlerinin giderilebildiğini söyledi.</p>

<h2><strong>Göğüs ağrısının nedeni her zaman basit olmayabilir</strong></h2>

<p>Göğüs ağrısı ve nefes darlığının hem akut hem de kronik hastalıklara bağlı ortaya çıkabileceğini belirten Yüzüak, KOAH ve astım gibi kronik akciğer hastalıklarında yaşanan alevlenmelerin de bu şikâyetleri artırabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Özellikle aniden ortaya çıkan tabloların hayati risk oluşturabileceğine dikkat çeken Yüzüak, zaman kaybetmeden tıbbi değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>Pulmoner emboli uyarısı</strong></h2>

<p>Uzm. Dr. Murat Yüzüak, ani göğüs ağrısı ve nefes darlığına neden olabilen pulmoner embolinin de mutlaka akılda tutulması gereken ciddi hastalıklardan biri olduğunu söyledi.</p>

<p>Erken tanının hayati önem taşıdığını belirten Yüzüak, "Pnömotoraks ve pulmoner emboli gibi hastalıklarda erken tanı hayat kurtarır" diyerek, özellikle ani başlayan göğüs ağrısı ve nefes darlığı yaşayan kişilerin vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurması gerektiğini ifade etti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/gencleri-bekleyen-gizli-tehlike-bu-iki-belirti-hayat-kurtaran-uyari-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 15 Jul 2026 14:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/images-121.jpg" type="image/jpeg" length="82163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Estetik Hayali Kabusla Bitti! Dudakları Çürüdü]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/estetik-hayali-kabusla-bitti-dudaklari-curudu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/estetik-hayali-kabusla-bitti-dudaklari-curudu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'da estetik işlem sonrası dudağında doku kaybı yaşadığını öne süren 47 yaşındaki Songül Uzunoğlu'nun hukuk mücadelesi 7 yıldır sürüyor. Ceza davasında beraat kararı verilirken, Tüketici Mahkemesi Uzunoğlu lehine 994 bin 331 TL tazminata hükmetti. Dosya ise istinaf sürecinde bulunuyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Antalya'da yaşayan 47 yaşındaki aşçı Songül Uzunoğlu, 2019 yılında özel bir estetik merkezinde yaptırdığı işlemin ardından dudağında doku kaybı oluştuğunu iddia ederek başlattığı hukuk mücadelesini aradan geçen 7 yıla rağmen sürdürüyor. Ceza yargılamasında doktorlar hakkında beraat kararı verilirken, Antalya 1. Tüketici Mahkemesi maddi ve manevi olmak üzere toplam 994 bin 331 TL tazminata hükmetti. Tarafların istinaf başvurusu üzerine dosya Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'ne taşındı.</p>

<p><img alt="Yeni Proje 5 800X426-1" height="479" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/yeni-proje-5-800x426-1.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2><strong>İlk İşlem Sonrası Aynı Merkeze Yeniden Başvurdu</strong></h2>

<p>Songül Uzunoğlu, arkadaşlarının tavsiyesi üzerine 2019 yılının Şubat ayında Antalya'nın Muratpaşa ilçesindeki bir güzellik ve estetik merkezine başvurdu. İddiaya göre göz altı torbaları için yapılacak işlemde göbek bölgesinden alınacak yağ dokusunun yüzüne uygulanacağı, işlemin kalıcı ve garantili olduğu kendisine bildirildi.</p>

<p>Mart ayında yapılan ilk işlemin ardından dolgunun kısa sürede kaybolduğunu belirten Uzunoğlu, aynı merkeze yeniden başvurdu. Yıl içerisinde farklı tarihlerde toplam dört kez işlem uygulandığını, son işlemde ise alt dudağına da dolgu yapıldığını ifade etti.</p>

<h2><strong>"Dudağımı Besleyen Ana Damar Tıkandı"</strong></h2>

<p>Son işlemin ardından şiddetli ağrılar yaşadığını belirten Uzunoğlu, dudağında morarma ve doku kaybı oluştuğunu öne sürdü.</p>

<p>"Dördüncü işlemde dudağıma da dolgu yapıldı. Bu işlem sırasında dudağımı besleyen ana damarın tıkandığını ve dudak dokumu tamamen kaybettiğimi öğrendim. 2019 yılından beri sağlık sorunları, tedaviler ve hukuk mücadelesiyle yaşıyorum. Defalarca operasyon geçirdim. Hâlâ düzelmedi ve düzelmesi için ciddi operasyonlara ihtiyacım var." dedi.</p>

<p><img alt="Yeni Proje 6 800X426" height="479" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/yeni-proje-6-800x426.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2><strong>Ceza Davasında Beraat Kararı Verildi</strong></h2>

<p>Olayla ilgili Antalya 24. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen davada doktorlar, "taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma" suçlamasıyla yargılandı.</p>

<p>Mahkeme, Adli Tıp Kurumu raporunda yer alan değerlendirmeler doğrultusunda sanıkların eylemleri ile meydana gelen sonuç arasında kesin illiyet bağı kurulamadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.</p>

<h2><strong>Tüketici Mahkemesi 994 Bin TL Tazminata Hükmetti</strong></h2>

<p>Antalya 1. Tüketici Mahkemesi ise dosyaya ilişkin farklı bir değerlendirmede bulundu. Mahkeme, uygulamaların tıp biliminin genel kabul gören ilke ve kurallarına uygun olmadığı kanaatine vararak Uzunoğlu lehine karar verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kararda, 244 bin 331 TL maddi, 750 bin TL manevi olmak üzere faiz hariç toplam 994 bin 331 TL tazminata hükmedildi. Kararın ardından taraflar istinaf yoluna başvurdu.</p>

<h2><strong>Dosya Hâlâ İstinaf Aşamasında</strong></h2>

<p>Tüketici Mahkemesi'nin kararının ardından Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi, dosyayı esastan incelemeden önce harç ve tebligat eksikliklerinin tamamlanması gerektiğine karar verdi. Bu nedenle dosya yeniden ilk derece mahkemesine gönderildi ve istinaf incelemesi henüz tamamlanmadı.</p>

<h2><strong>"Gülüşüm Yok, Yemek Yemek Bile Problem"</strong></h2>

<p>Yaklaşık 7 yıldır hem sağlık sorunlarıyla hem de hukuk mücadelesiyle yaşadığını söyleyen Songül Uzunoğlu, sürecin kendisini hem fiziksel hem de psikolojik olarak yıprattığını ifade etti.</p>

<p>"Mahkeme ilerlemiyor. Hâlâ tedavilere ve yeni operasyonlara ihtiyacım var. Dudağımın durumu ortada. Gülüşüm yok, yemek yemek problem. Ben artık adaletin yerine gelmesini istiyorum. Ben bir insanım, ben bir kadınım. Güvendim ve bu işlemi yaptırdım. Buna rağmen yapılan hatanın arkasında durulmadı. Bir insanın hayatını hiçe saydılar. Benim hakkımı kim arayacak?" ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Nirgül Uysal</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/estetik-hayali-kabusla-bitti-dudaklari-curudu</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Jul 2026 14:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/yeni-proje-5-800x426.jpg" type="image/jpeg" length="85483"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Cezaevlerinde çevrim içi sigara bırakma dönemi başladı]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/cezaevlerinde-cevrim-ici-sigara-birakma-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/cezaevlerinde-cevrim-ici-sigara-birakma-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı’nın ortak projesiyle çevrim içi sigara bırakma hizmetinin ceza infaz kurumlarında uygulanmaya başlandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Çevrim içi sigara bırakma hizmetinin ceza infaz kurumlarında uygulanabilmesi amacıyla ‘Akıllı Teknolojilerin Ceza İnfaz Kurumlarına Entegrasyonu (ACEP)’, ‘E-doktor Uygulamasının’ sigara bırakma polikliniklerine entegre edildi. Söz konusu entegrasyon 22 Haziran Sağlık Bilgi Sistemleri Genel Müdürlüğü tarafından tamamlandı.</p>

<p>Bu kapsamda ceza infaz kurumlarındaki hükümlü ve tutuklulara çevrim içi (uzaktan) sigara bırakma hizmeti verilmeye başlandı.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı ile Adalet Bakanlığı ortaklığında yürütülen uygulama kapsamında, Sağlıklı Hayat Merkezlerindeki polikliniklere başvuran hükümlüler sigara bırakma desteği alabiliyor.</p>

<p>Hekim tarafından uygun görülmesi halinde sigara bırakma tedavisinde kullanılan ilaç, ceza infaz kurumuna en yakın ilaç dağıtım merkezinden, ceza infaz kurumu personeli tarafından alınarak hükümlüye ulaştırılıyor.</p>

<p>Bu çerçevede Ankara Gölbaşı Sağlıklı Hayat Merkezi’nde destek alan bir hükümlü, doktoruyla yaptığı görüşmede, tedavisine başladığını ve 28 gündür sigara içmediğini anlattı. Hükümlü, "İyiyim arkadaşlarımla oturuyorum sigara içilen ortamda da bulunuyorum ama canım hiç çekmiyor, tam tersi midem bulanıyor" diye konuştu.</p>

<p>"Maddi olarak sigara çok etkiliyor burada"</p>

<p>Sigaranın sağlığını etkilediğini ve maddi açıdan zorlandığı için bırakmak istediğini dile getiren Hükümlü, "Burada spor faaliyeti var halı sahaya çıkıyoruz. Oynadığımız zaman daralma geliyordu, nefes alamayacak gibi hissediyorduk. Biraz da maddi olarak sigara çok etkiliyor burada. Aileme yük olmaktan biraz kurutulurum. O açıdan biraz düşünce oldu" ifadelerini kullandı.</p>

<p>"Sigara bizi söndürmeden biz onu söndürelim"</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sigara bırakmak için ilk randevusuna giren bir başka hükümlü ise, "Ben günlük bir paket sigara içiyorum. Ben normalde bu kadar içmiyordum bu gidişat biraz sorun olduğu içi, maddi yönden değil de sağlığım için. Spor yapıyorum hemen yoruluyorum. Halı sahaya çıkıyoruz, top oynuyoruz hemen yoruluyorum. Sigara iyice yordu beni. Sigara bizi söndürmeden biz onu söndürelim diyorum" şeklinde konuştu.</p>

<p>"Burada cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlerin talepleri doğrultusunda randevular açılıyor"</p>

<p>Gölbaşı Sağlıklı Hayat Merkezi Sigara Bırakma Polikliniğinde görevli Uzman Doktor Saliha Okumuş, "Biz zaten Sağlık Bakanlığı olarak uzaktan sigara bırakma polikliniğe hizmet vermekteydik. Son dönemde Adalet Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı’nın iş birliği içerisinde yürüttüğümüz bir uzaktan muayene sistemi oldu bu da. Burada cezaevinde bulunan tutuklu ve hükümlerin talepleri doğrultusunda randevular açılıyor. Biz de onları o saatte, randevu saati geldiğinde görüşme yapıyoruz" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>"Kişiyle motivasyonel görüşmesini yapıyoruz"</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/cezaevlerinde-cevrim-ici-sigara-birakma-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 23:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/i-m-g-20260704-233733.jpg" type="image/jpeg" length="45943"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Karpuz Severler Dikkat: Uzmanların Uyardığı Bu Hata Sağlığınızı Riske Atabilir!]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/karpuz-severler-dikkat-uzmanlarin-uyardigi-bu-hata-sagliginizi-riske-atabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/karpuz-severler-dikkat-uzmanlarin-uyardigi-bu-hata-sagliginizi-riske-atabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz mevsiminin en çok tercih edilen ve ferahlatıcı etkisiyle sofralardan eksik olmayan meyvelerinden karpuz, doğru şekilde tüketilmediğinde sağlık açısından ciddi riskler barındırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsiminin en çok tercih edilen ve ferahlatıcı etkisiyle sofralardan eksik olmayan meyvelerinden karpuz, doğru şekilde tüketilmediğinde sağlık açısından ciddi riskler barındırıyor. Toprakla doğrudan temas halinde yetişen bu meyve, tarladan sofraya gelene kadar pek çok farklı yüzeye maruz kalarak dış kabuğunda görünmeyen bir bakteri tabakası oluşturuyor. Uzmanlar, hijyen kurallarına dikkat edilmeden kesilen ve tüketilen karpuzların, özellikle sıcak havaların etkisiyle çok kısa sürede birer mikrop yuvasına dönüşebileceği yönünde vatandaşları önemle uyarıyor.</p>

<p>Gastroenteroloji alanında uzman isimler, karpuz kabuğunun temizlenmeden kesilmesinin gıda zehirlenmelerine doğrudan zemin hazırladığını belirtiyor. Kabukta biriken zararlı mikroorganizmalar, kesim esnasında bıçak aracılığıyla meyvenin sulu ve besleyici iç kısmına kolaylıkla taşınıyor. Bu durum, ilk bakışta tamamen sağlıklı ve taze görünen meyvenin, aslında salgın hastalıklara sebebiyet verebilecek düzeyde yüksek oranda bakteriyle kontamine olmasına yol açarak insan sağlığını doğrudan tehlikeye atıyor.</p>

<h2><strong>Karpuz Kabuğundaki Mikroorganizmalar Bıçak Yoluyla İç Kısma Bulaşıyor</strong></h2>

<p>Piyasadaki lojistik süreçler ve satış noktalarındaki sergileme koşulları, karpuzun dış yüzeyini adeta bir bakteri deposu haline getiriyor. Tarladan kamyonlara, oradan da market ve pazar tezgahlarına taşınan meyveler, bu süreçte yüzlerce farklı el ve zeminle temas kuruyor. Kabuk bölümünde biriken bu görünmez tehlike, evlerimizde hijyenik bir ön yıkama işlemi yapılmadığı takdirde, mutfak tezgahına taze bir meyve değil adeta bir hastalık kaynağı taşınması anlamına geliyor.</p>

<p>Meyveyi dilimlemek için kullanılan keskin bıçaklar, temizlenmemiş kabukla temas ettiği anda dış yüzeydeki tüm mikropları beraberinde sürükleyerek içteki kırmızı etli kısma zerk ediyor. Karpuzun şekerli, nemli ve sulu yapısı ise bu bakterilerin hayatta kalması ve üremesi için kusursuz bir doğal laboratuvar ortamı sunuyor. Dolayısıyla, sadece dışını soymadan veya yıkamadan yapılan dikkatsiz bir kesim hamlesi, en sağlıklı yaz meyvesini bile 2-3 dakika içinde sindirim sistemini çökertebilecek tehlikeli bir maddeye dönüştürebiliyor.</p>

<h2><strong>Yüksek Sıcaklıklar Dilimlenmiş Meyvelerde Bakteri Üremesini Hızlandırıyor</strong></h2>

<p>Sıcak hava dalgalarının etkili olduğu yaz aylarında, bakterilerin çoğalma hızı normal mevsim normallerinin kat kat üzerine çıkıyor. Kesilmiş bir karpuz oda sıcaklığında veya açık havada bekletildiğinde, üzerindeki mikroorganizma sayısı her 20 dakikada bir ikiye katlanarak devasa boyutlara ulaşıyor. Uzmanlar, kesilen bir karpuzun normal oda koşullarında en fazla 2 saat, doğrudan güneş ışığı alan veya sıcaklığın yüksek olduğu açık alanlarda ise en fazla 1 saat içinde tüketilmesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>Özellikle yaz aylarının vazgeçilmez aktiviteleri olan piknik, plaj ve bahçe organizasyonlarında bu süre sınırlarına uyulması hayati bir önem taşıyor. Açık havada, sıcağın ve nemin altında saatlerce bekletilen dilimlenmiş karpuzlar, dışarıdan bakıldığında hala cezbedici ve taze görünse de aslında milyarlarca bakteriyi barındırabiliyor. Bu sebeple, tüketilecek miktarda karpuzun anlık olarak kesilmesi ve artan kısımların vakit kaybetmeden soğuk zincire dahil edilmesi büyük bir gereklilik olarak öne çıkıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Gıda Zehirlenmesi Belirtileri Tüketimden Birkaç Saat Sonra Başlıyor</strong></h2>

<p>Bakteriyel kontaminasyona uğramış karpuzun tüketilmesinin ardından, insan vücudunda ani reaksiyonlar zinciri tetikleniyor. Zararlı mikroorganizmaların mide ve bağırsak florasına ulaşmasıyla birlikte, vücut bu toksinleri dışarı atmak için hızlı bir savunma mekanizması geliştiriyor. Tüketimi takip eden ilk birkaç saat içerisinde bireylerde şiddetli mide bulantısı, durdurulamayan kusma nöbetleri ve ani başlayan karın ağrıları gözlemlenmeye başlanıyor.</p>

<p>Bu belirtilere ek olarak, ilerleyen saatlerde yüksek ateş ve sıvı kaybına bağlı halsizlik tablolara eşlik edebiliyor. Çoğu sağlıklı yetişkinde bu enfeksiyon süreci hafif atlatılsa da, vücudun su dengesinin bozulması genel sağlık durumunu olumsuz etkiliyor. Vücuttaki zararlı maddelerin atılması sürecinde yaşanan bu yoğun halsizlik ve sindirim sistemi düzensizlikleri, günlük yaşam kalitesini %100,0 oranında düşürürken kişiyi yatak döşek hasta edebilecek bir boyuta ulaştırabiliyor.</p>

<h2><strong>Risk Altındaki Hassas Gruplar İçin Tehlike Daha Büyük Boyutlara Ulaşıyor</strong></h2>

<p>Karpuz kaynaklı yaşanan bu gıda zehirlenmeleri her ne kadar genel popülasyonda geçici rahatsızlıklara yol açsa da, belirli risk gruplarında ölümcül sonuçlar doğurabilecek kadar ağır seyredebiliyor. Özellikle savunma mekanizmaları tam gelişmemiş olan küçük çocuklar ve yaş basamaklarında ilerlemiş yaşlı bireyler, bu tarz bakteriyel şoklara karşı son derece korumasız kalıyor. Bağışıklık sistemi halihazırda zayıflamış veya kronik rahatsızlıkları bulunan hastalar da bu gizli tehlikenin en büyük hedef kitlesini oluşturuyor.</p>

<p>Hassas bünyelerde yaşanan yoğun sıvı ve elektrolit kaybı, böbrek fonksiyonlarının bozulmasına ve genel metabolizma dengesinin altüst olmasına sebebiyet verebiliyor. Bu nedenle, ev halkında çocuk, yaşlı veya kronik rahatsızlığı olan bireyler varsa, karpuzun mutfağa girişinden tabaklara servis edilmesine kadar olan süreçteki hijyen zincirine tam oranında uyulması gerekiyor. Basit bir yıkama alışkanlığı ve doğru saklama yöntemi, bu hassas insanların hayatını tehdit edebilecek büyük hastane süreçlerinin önüne geçmede en etkili silah olarak kabul ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/karpuz-severler-dikkat-uzmanlarin-uyardigi-bu-hata-sagliginizi-riske-atabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 04 Jul 2026 07:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/karp.jpg" type="image/jpeg" length="35426"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Van'daki Sağlıkta Şiddet Sonrası Bir Saldırıda Bölgeden! 112 Ekibi Darbedildi]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/vandaki-saglikta-siddet-sonrasi-bir-saldirida-bolgeden-112-ekibi-darbedildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/vandaki-saglikta-siddet-sonrasi-bir-saldirida-bolgeden-112-ekibi-darbedildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bölgede sağlık çalışanlarına yönelik şiddet olayları art arda yaşanmaya devam ediyor. Van'da bir sağlık çalışanının hasta ve hasta yakınlarının saldırısına uğramasının ardından bu kez Hakkari'de görev başındaki 112 Acil Sağlık ekibi şiddetin hedefi oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İlk olay Van'da yaşandı. SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde görev yapan sağlık çalışanı ve Öz Sağlık-İş Sendikası üyesi Oktay Özbey, hasta ve hasta yakınlarının saldırısına uğrayarak yaralandı.</p>

<p>Olayın ardından Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert yazılı bir açıklama yaparak sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin artık son bulması gerektiğini belirtti. Sert, saldırının sorumlularının en ağır ve caydırıcı şekilde cezalandırılması çağrısında bulunurken, sağlık çalışanlarının güvenliğinin sağlanması için gerekli önlemlerin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2><strong>Bu Kez Hakkari'de 112 Ekibi Hedef Oldu</strong></h2>

<p>Van'daki olayın yankıları sürerken, benzer bir saldırı haberi de Hakkari'den geldi.</p>

<p>Hakkari'nin Bağlar Mahallesi'nde bir hastaya müdahale etmek üzere olay yerine giden 112 Acil Sağlık ekipleri, iddiaya göre hasta yakınlarının fiziki saldırısına maruz kaldı.</p>

<p>Yaşanan olayın ardından Sağlık-Sen Hakkari Şubesi yazılı bir açıklama yayımlayarak saldırıyı sert sözlerle kınadı.</p>

<h2><strong>"Sağlıkta Şiddetin Hiçbir Gerekçesi Olamaz"</strong></h2>

<p>Sendika açıklamasında, görevlerini insan hayatını kurtarmak için yerine getiren sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin hiçbir şekilde kabul edilemeyeceği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, saldırıya uğrayan sağlık çalışanlarına geçmiş olsun dilekleri iletilirken, olayla ilgili hukuki sürecin takipçisi olunacağı ifade edildi.</p>

<p>Sağlık-Sen Hakkari Şubesi açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><i>"Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin hiçbir gerekçesi olamaz. Can kurtarmak için fedakârca görev yapan sağlık emekçilerimize uzanan eli şiddetle kınıyoruz. Sağlıkta şiddete asla sessiz kalmayacağız."</i></p>

<h2><strong>Peş Peşe Yaşanan Olaylar Endişe Yarattı</strong></h2>

<p>Van ve Hakkari'de kısa aralıklarla yaşanan iki ayrı saldırı, sağlık çalışanlarının görevlerini yerine getirirken karşı karşıya kaldıkları riskleri bir kez daha gözler önüne serdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>SELİM TEKİN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/vandaki-saglikta-siddet-sonrasi-bir-saldirida-bolgeden-112-ekibi-darbedildi</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 00:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/va3fc1.jpg" type="image/jpeg" length="18157"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜİK Verileri Sonrası Uzmandan Kritik Uyarı: Kalp Hastalıkları Önlenebilir]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/tuik-verileri-sonrasi-uzmandan-kritik-uyari-kalp-hastaliklari-onlenebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/tuik-verileri-sonrasi-uzmandan-kritik-uyari-kalp-hastaliklari-onlenebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, TÜİK verilerine dikkat çekerek kalp hastalıklarına karşı sağlıklı yaşam çağrısı yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de ölüm nedenlerine ilişkin açıklanan son TÜİK verileri, dolaşım sistemi hastalıklarının ilk sırada yer aldığını ortaya koydu. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, kalp ve damar hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğuna dikkat çekerek, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının çocukluk çağından itibaren kazanılması gerektiğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Kalp ve Damar Hastalıkları Önlenebilir”</strong></h2>

<p>Doç. Dr. Remzi Sarıkaya, yaşam süresinin uzamasıyla birlikte gelişmiş ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de dolaşım sistemi hastalıkları ve kanserin en önemli ölüm nedenleri arasında yer aldığını belirtti.</p>

<p>TÜİK verilerine göre Türkiye’de en sık ölüm nedeninin dolaşım sistemi hastalıkları olduğunu ifade eden Sarıkaya, bu grubun kalp ve damar hastalıkları ile inme gibi rahatsızlıkları kapsadığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kalp ve damar hastalıklarının en önemli özelliğinin büyük ölçüde önlenebilir olması olduğunu vurgulayan Sarıkaya, erken yaşlardan itibaren alınacak önlemler sayesinde bu hastalıklara bağlı ölümlerin önemli ölçüde azaltılabileceğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Hareketli Yaşam Hayat Kurtarıyor</strong></h2>

<p>Kalp ve damar hastalıklarından korunmanın en etkili yollarından birinin düzenli fiziksel aktivite olduğunu belirten Sarıkaya, haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş, bisiklet sürme veya benzeri egzersizlerin kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskini azalttığını ifade etti.</p>

<h2><strong>Sigara ve Obeziteye Dikkat Çekti</strong></h2>

<p>Sarıkaya, sigara ve tüm tütün ürünlerinin kalp sağlığı açısından ciddi risk oluşturduğunu belirterek, elektronik sigara ve nargile gibi ürünlerden de uzak durulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Obezitenin hem dünyada hem de Türkiye’de giderek büyüyen bir sağlık sorunu haline geldiğini ifade eden Sarıkaya, sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve Sağlık Bakanlığı’nın sağlıklı yaşam merkezlerinden yararlanmanın bu risklerin azaltılmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.</p>

<h2><strong>Aile Geçmişi Olanlar Erken Kontrol Yaptırmalı</strong></h2>

<p>Ailesinde genç yaşta kalp hastalığı görülen bireylerin risk altında olduğuna dikkat çeken Sarıkaya, özellikle 40 yaşın altında kalp hastalığı öyküsü bulunan ailelerde diğer bireylerin de mutlaka kardiyolojik muayeneden geçmesini önerdi.</p>

<p>Hipertansiyon ve diyabetin de kalp ve damar hastalıklarının en önemli nedenleri arasında bulunduğunu söyleyen Sarıkaya, bu hastalıkların düzenli takip ve tedaviyle kontrol altına alınmasının hayati önem taşıdığını belirtti.</p>

<h2><strong>Akdeniz Tipi Beslenme Önerisi</strong></h2>

<p>Beslenme alışkanlıklarının kalp sağlığını doğrudan etkilediğini vurgulayan Sarıkaya, özellikle Akdeniz tipi beslenmenin tercih edilmesini önerdi.</p>

<p>Aşırı tuzlu, yağlı ve karbonhidrat ağırlıklı gıdalardan uzak durulması gerektiğini ifade eden Sarıkaya, haftada en az bir-iki kez balık tüketilmesini, yağlı kırmızı et ve hayvansal yağların sınırlandırılmasını, mümkün olduğunca zeytinyağının tercih edilmesini tavsiye etti.</p>

<h2><strong>“Sağlıklı Yaşam Çocuklukta Başlar”</strong></h2>

<p>Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının çocukluk döneminde kazanılması gerektiğini belirten Sarıkaya, bu alışkanlıkların yalnızca bireylere değil çocuklara ve aile bireylerine de kazandırılmasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Kalp ve damar hastalıklarının büyük ölçüde önlenebilir olduğunun altını çizen Sarıkaya, sağlıklı yaşam kurallarına uyulması halinde hem bu hastalıklara bağlı ölümlerin azaltılabileceğini hem de yaşam süresinin uzatılabileceğini ifade etti. “Sağlıklı yaşam çocukluktan başlar” mesajını yineleyen Sarıkaya, toplumun bu konuda daha bilinçli hareket etmesi gerektiğini söyledi.n</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MEHMET HALİL ARSLAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK, VAN HABER</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/tuik-verileri-sonrasi-uzmandan-kritik-uyari-kalp-hastaliklari-onlenebilir</guid>
      <pubDate>Thu, 02 Jul 2026 11:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/07/i-m-g-0838-1.jpeg" type="image/jpeg" length="48357"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Evde Sağlık Hizmetlerinde Yeni Dönem: Eski Yönetmelik Kaldırıldı!]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/evde-saglik-hizmetlerinde-yeni-donem-eski-yonetmelik-kaldirildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/evde-saglik-hizmetlerinde-yeni-donem-eski-yonetmelik-kaldirildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından hazırlanan “Evde Sağlık ve Palyatif Bakım Hizmetlerinin Sunumu ve Koordinasyonuna İlişkin Yönetmelik”, Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeyle evde sağlık hizmetlerinin kapsamı genişletilirken, daha önce uygulanan yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yeni yönetmelik kapsamında evde sağlık hizmetleri yalnızca ev ziyaretleriyle sınırlı kalmayacak. Hizmetler, aile hekimliği sistemi, uzaktan sağlık uygulamaları ve hastanelerle koordineli şekilde yürütülecek.</p>

<p>Bakanlık, sağlık hizmetine ulaşmakta güçlük çeken ve tanısı konulmuş bireylere koruyucu sağlık hizmetlerinden rehabilitasyona kadar birçok alanda bütüncül destek sunmayı hedefliyor.</p>

<h2>Başvurular e-Nabız Üzerinden Yapılabilecek</h2>

<p>Evde sağlık hizmeti talepleri artık e-Nabız, Evde Sağlık İletişim Merkezi (ESHİM), aile hekimleri ve diğer dijital kanallar aracılığıyla alınabilecek.</p>

<p>Yönetmeliğe göre başvuruların en geç üç gün içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor. İlk ev ziyareti de bu süre içinde gerçekleştirilecek. Ayrıca illerde kurulacak Evde Sağlık Koordinasyon Merkezleri (ESKOM), hasta yönlendirme ve hizmet planlamasında aktif görev üstlenecek.</p>

<p><img alt="Images-109" class="detail-photo img-fluid" height="353" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/06/images-109.jpg" width="565" /></p>

<h2>Palyatif Bakım Hizmetleri Güçlendirildi</h2>

<p>Yeni düzenleme ile palyatif bakım hizmetlerinin kapsamı da genişletildi. Hastanelerde erişkin ve çocuk palyatif bakım servisleri için yeni standartlar getirildi.</p>

<p>İleri düzey takip gerektiren hastalar için “palyatif kritik bakım” uygulaması hayata geçirilirken, bakım ekiplerinde hekim ve hemşirelerin yanı sıra psikolog, fizyoterapist, diyetisyen ve sosyal hizmet uzmanları da görev alabilecek.</p>

<h2>Hizmetler Dijital Olarak Takip Edilecek</h2>

<p>Yönetmelik kapsamında evde sağlık ve palyatif bakım hizmetlerinin tamamı dijital sistemler üzerinden kayıt altına alınacak. Hizmetlerin kalite ve performansı düzenli olarak denetlenerek süreçlerin daha etkin yürütülmesi sağlanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>Eski Yönetmelik Yürürlükten Kaldırıldı</h2>

<p>Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesiyle birlikte 2023 yılında yayımlanan Evde Sağlık Hizmeti Sunumu Hakkında Yönetmelik yürürlükten kaldırıldı.</p>

<p>Mevcut evde sağlık hizmeti birimlerinin ise yeni kurallara uyum sağlayarak en geç bir yıl içinde yeniden tescil işlemlerini tamamlaması gerekecek.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/evde-saglik-hizmetlerinde-yeni-donem-eski-yonetmelik-kaldirildi</guid>
      <pubDate>Tue, 23 Jun 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/06/evde-saglik-1.webp" type="image/jpeg" length="32316"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Gebelik Planlayan Çiftlere Uzmandan Kritik Tavsiyeler]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/gebelik-planlayan-ciftlere-uzmandan-kritik-tavsiyeler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/gebelik-planlayan-ciftlere-uzmandan-kritik-tavsiyeler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haziran Ayı Dünya Fertilite Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Elif Göknur Topçu, doğurganlığın yalnızca çocuk sahibi olmayı planlayan bireyler için değil, genel sağlık açısından da önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Topçu, yaş, yaşam tarzı ve sağlık koşullarının fertilite üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Doğurganlık konusunda toplumdaki farkındalığın artırılması amacıyla açıklamalarda bulunan Doç. Dr. Elif Göknur Topçu, fertilitenin kadın ve erkek sağlığının önemli bir parçası olduğunu söyledi. Üreme sağlığının korunması ve olası sorunların erken dönemde tespit edilmesi için düzenli kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Topçu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının doğurganlığın korunmasında kritik öneme sahip olduğunu ifade etti.</p>

<p>Doğurganlığı Etkileyen Faktörlere Dikkat</p>

<p>Topçu, doğurganlığın yalnızca çocuk sahibi olmayı planlayan kişiler için değil, genel sağlık durumunun da önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, yaş, genetik özellikler, yaşam tarzı ve bazı sağlık sorunlarının fertilite üzerinde etkili olduğunu söyledi.</p>

<p>Kadınlarda doğurganlık potansiyelinin yaşla birlikte azaldığını ifade eden Topçu, özellikle 37-38 yaş sonrasında yumurta sayısı ve kalitesindeki düşüşün hızlandığını kaydetti. Erkeklerde ise ilerleyen yaşla birlikte sperm sayısı, hareketliliği ve kalitesinde azalma görülebildiğini dile getirdi.</p>

<p>Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları Önemli</p>

<p>Sigara kullanımı, aşırı alkol tüketimi, obezite, kronik stres ve düzensiz beslenmenin hem kadınlarda hem de erkeklerde üreme sağlığını olumsuz etkileyebildiğini belirten Topçu, doğurganlığın korunması için sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>“Gebelik Her Zaman Kolay Elde Edilemeyebilir”</p>

<p>Toplumda gebeliğin her zaman kolaylıkla gerçekleşeceğine dair yaygın bir algı bulunduğunu ifade eden Topçu, infertilitenin dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen önemli bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?</p>

<p>Doç. Dr. Elif Göknur Topçu, 35 yaş altındaki çiftlerde düzenli ve korunmasız ilişkiye rağmen bir yıl içinde, 35 yaş üzerindeki çiftlerde ise altı ay içinde gebelik elde edilememesi durumunda uzman değerlendirmesine başvurulmasının önerildiğini belirtti.</p>

<p>Erken başvurunun, altta yatan nedenlerin zamanında belirlenmesine ve uygun tedavi seçeneklerinin planlanmasına olanak sağladığını vurgulayan Topçu, üreme sağlığının korunması için düzenli kontrollerin aksatılmaması gerektiğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/gebelik-planlayan-ciftlere-uzmandan-kritik-tavsiyeler</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Jun 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/01/bebek-dogumu-dha-1515595.jpg" type="image/jpeg" length="28078"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KBB Uzmanı Uyardı: Yüksekten Suya Atlamak Kulak Zarını Yırtabilir]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/kbb-uzmani-uyardi-yuksekten-suya-atlamak-kulak-zarini-yirtabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/kbb-uzmani-uyardi-yuksekten-suya-atlamak-kulak-zarini-yirtabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçiren kişilerin yüksekten suya atlamasının kulak zarında yırtılmaya yol açabileceğini belirterek önemli uyarılarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz mevsimiyle birlikte deniz ve havuz sezonu açılırken, uzmanlardan kulak sağlığına ilişkin kritik uyarılar geldi. Medicana International Samsun Hastanesi KBB Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Atilla Tekat, yüksekten suya atlamanın kulak üzerinde ciddi basınç değişikliklerine neden olabileceğini ve bu durumun kulak zarında hasara yol açabileceğini ifade etti. Tekat ayrıca kulakla ilgili şikâyetlerde internet ve yapay zekâ üzerinden tedavi arayışına girilmesinin ve kulak içine gelişigüzel uygulamalar yapılmasının ciddi riskler taşıdığını vurguladı.</p>

<p><img alt="A W719683 03" height="600" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/06/a-w719683-03.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="900" /></p>

<h2><strong>Yüksekten Suya Atlamak Kulak Zarını Tehlikeye Sokuyor</strong></h2>

<p>Yüksekten suya atlamanın kulak sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çeken Prof. Dr. Atilla Tekat, özellikle daha önce kulak enfeksiyonu geçiren kişilerin risk altında olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tekat, “Yüksekten suya atlamak kulak zarının yırtılmasına neden olabilir. Denize girerken özellikle tramplenden veya yüksek bir yerden atladığımız zaman, daldığımız derinlik 5 metreyi geçiyorsa basınç değişiklikleri kulaklarda hissedilir. Her 10 metrede bir atmosfer basıncı artar” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Kulak Zarında Zayıflık Olanlar Daha Fazla Risk Altında</strong></h2>

<p>Daha önce geçirilmiş enfeksiyonların kulak zarını zayıflatabileceğini belirten Tekat, bu durumun ciddi sonuçlar doğurabileceğini söyledi.</p>

<p>Tekat açıklamasında, “Eğer kulak zarımızda daha önceden geçirilmiş bir enfeksiyona bağlı zayıflık varsa kulak zarının yırtılması bile söz konusu olabilir” dedi.</p>

<h2><strong>Burun Kapatılarak Suya Atlama Alışkanlığına Açıklama</strong></h2>

<p>Suya atlama sırasında burnun kapatılmasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Tekat, bu davranışın basınç etkisini azaltma amacı taşıdığını belirtti.</p>

<p>Tekat, “Burnunu tutarak atlayanlar olabiliyor. Bunun en büyük sebebi, hızla suyun altına daldığımızda burnumuzun içine giren suyun, paranazal sinüsler dediğimiz boşluklarla temas etmesi ve bazı durumlarda orta kulağa ulaşabilmesidir” ifadelerini kullandı.</p>

<h2><strong>Kulakta Dolgunluk ve Ağrıya Dikkat</strong></h2>

<p>Suya giriş sonrası bazı belirtilerin ortaya çıkabileceğini belirten Tekat, kulakta dolgunluk, baş ağrısı ve burundan su gelmesi gibi şikâyetlerin görülebileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>“Yapay Zekâya Göre Tedavi Doğru Değil”</strong></h2>

<p>Hastalıklarda internet ve yapay zekâ üzerinden bilgi alarak tedavi uygulanmasının yanlış olduğunu vurgulayan Tekat, mutlaka hekime başvurulması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Tekat, “Yüzücü kulağının başladığı dönemlerde insanlar internetten veya yapay zekadan bilgi almaya çalışabiliyor. Ancak bu belirtiler sadece yüzücü kulağında değil, orta kulak hastalıklarında, dış kulak yolunun diğer hastalıklarında ve hatta bazı tümörlerde bile görülebilir. Bu nedenle sadece yapay zekâdan alınan bilgiye güvenerek tedavi uygulamak doğru değildir” dedi.</p>

<h2><strong>Kulak İçine Gelişigüzel Uygulamalara Uyarı</strong></h2>

<p>Kulak ağrısı ya da tıkanıklık durumlarında halk arasında yapılan yanlış uygulamalara da dikkat çeken Tekat, zeytinyağı, soğan suyu ve sarımsak suyu gibi maddelerin kulak içine damlatılmasının riskli olduğunu söyledi.</p>

<p>Tekat, “Kulak zarını göremiyorsak veya kulak yolu tamamen kapalıysa bu uygulamalardan uzak duruyoruz. Çünkü kulak zarında fark edilmeyen küçük bir delik varsa ve bu maddeler orta kulağa kaçarsa geri dönüşü olmayan daha ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/kbb-uzmani-uyardi-yuksekten-suya-atlamak-kulak-zarini-yirtabilir</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/06/a-w719683-02.jpg" type="image/jpeg" length="27841"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de Her 5 Kişiden 1’i Obez, %86’sı Hareketsiz]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/turkiyede-her-5-kisiden-1i-obez-86si-hareketsiz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/turkiyede-her-5-kisiden-1i-obez-86si-hareketsiz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Sağlık Araştırması 2025 sonuçları, toplum sağlığında dikkat çekici bir tabloyu ortaya koydu. Obezite oranı yükselirken fiziksel aktivite yok denecek seviyede kaldı. Tütün ve alkol kullanımındaki artış ile kronik hastalıkların yaygınlığı dikkat çekti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de 15 yaş ve üzeri nüfusu kapsayan Türkiye Sağlık Araştırması 2025 verileri, halk sağlığına ilişkin çarpıcı sonuçlar ortaya koydu. Obezite oranının artmaya devam ettiği, fiziksel aktivite düzeyinin ise oldukça düşük seyrettiği araştırmada; tütün ve alkol kullanımındaki yükseliş ile kronik hastalıkların yaygınlığı dikkat çekti. Veriler, yaşam tarzına bağlı sağlık risklerinin toplum genelinde belirgin şekilde arttığını gösterdi.</p>

<h2><strong>Toplumun Beşte Biri Sınırda</strong></h2>

<p>Türkiye’de 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı 2022 yılında %20,2 iken 2025 yılında %21,8’e yükseldi. Bu artış, fazla kilolu nüfusun giderek büyüdüğünü ortaya koydu.</p>

<p>Cinsiyet bazında kadınlarda obezite oranı %24,8’e çıkarken erkeklerde %18,7 olarak ölçüldü. Obez öncesi grupta da yüksek oranlar dikkat çekti; kadınlarda %32,2, erkeklerde %43,1 seviyeleri kaydedildi. Veriler, toplumun önemli bir bölümünün kilo kaynaklı sağlık riskleriyle karşı karşıya olduğunu gösterdi.</p>

<h2><strong>Toplumun %86,6’sı Aktivite Yapmıyor</strong></h2>

<p>Fiziksel aktivite göstergeleri, Türkiye’de en kritik halk sağlığı sorunlarından birinin hareketsizlik olduğunu ortaya koydu. 15 yaş ve üzeri bireylerin %86,6’sı düzenli fiziksel aktivite yapmadığını beyan etti.</p>

<p>Kadınlarda hareketsizlik oranı %89,7’ye kadar çıkarken erkeklerde %83,5 seviyesinde kaldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği haftada 150–300 dakika orta düzey aktiviteyi gerçekleştirenlerin oranı ise oldukça düşük kaldı; erkeklerde %4,1, kadınlarda %2,7.</p>

<h2><strong>Günlük Yaşamda Zorluklar Kadınlarda Daha Fazla</strong></h2>

<p>Fiziksel işlevsellik göstergeleri, günlük yaşam aktivitelerinde de zorlukların arttığını ortaya koydu. Merdiven inip çıkmada zorluk yaşayanların oranı %6,0 olarak belirlendi.</p>

<p>Kadınlarda bu oran %8,3’e yükselirken erkeklerde %3,7 oldu. Yürüme, hatırlama ve öğrenme gibi temel işlevlerde de kadınların erkeklere kıyasla daha fazla zorlandığı tespit edildi.</p>

<h2><strong>Çocuklarda En Yaygın Sağlık Sorunu: Enfeksiyonlar</strong></h2>

<p>0–6 yaş grubunda en sık görülen sağlık sorunu %28,5 ile üst solunum yolu enfeksiyonu oldu. Bunu %24,0 ile ishal ve %5,2 ile alt solunum yolu enfeksiyonu izledi.</p>

<p>7–14 yaş grubunda da benzer bir tablo ortaya çıktı; üst solunum yolu enfeksiyonu %24,6 ile ilk sırada yer aldı. İshal %16,4, ağız ve diş sağlığı sorunları ise %8,2 ile devam etti. Bu veriler, çocukluk çağında enfeksiyon hastalıklarının baskınlığını koruduğunu gösterdi.</p>

<h2><strong>Bel ve Boyun Problemleri İlk Sırada</strong></h2>

<p>15 yaş ve üzeri bireylerde en yaygın sağlık sorunu %24,3 ile bel bölgesi problemleri oldu. Bu oran 2022 yılında %24,6 seviyesindeydi.</p>

<p>Bunu %16,9 ile hipertansiyon, %16,7 ile boyun bölgesi problemleri, %11,9 ile diyabet ve %10,1 ile yüksek kan lipidleri takip etti. Veriler, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarının toplumda en baskın sağlık sorunu olduğunu ortaya koydu.</p>

<h2><strong>Tütün Kullanımı %30’u Aştı</strong></h2>

<p>Günlük tütün kullanımı 2022’de %28,3 iken 2025’te %30,1’e yükseldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Erkeklerde oran %42,9’a çıkarken kadınlarda %17,5 olarak kaydedildi.</p>

<p>Tütün kullanmayan veya bırakmış bireylerin oranı ise %66,8’e geriledi. Bu tablo, tütünle mücadelede istenen düşüşün sağlanamadığını gösterdi.</p>

<h2><strong>Alkol Kullanımı Artış Eğiliminde</strong></h2>

<p>Alkol kullanım oranı 2022’de %12,1 iken 2025’te %12,6’ya yükseldi.</p>

<p>Erkeklerde %18,7, kadınlarda %6,6 seviyesinde ölçüldü.</p>

<p>Alkol kullanmayan bireylerin oranı %87,4’e geriledi.</p>

<h2><strong>Koruyucu Sağlık Hizmetlerine Katılım Düşük</strong></h2>

<p>40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yılda mamografi çektirme oranı %16,7 oldu.</p>

<p>Hiç mamografi yaptırmayanların oranı %42,4 olarak kaydedildi.</p>

<p>Smear testi verilerinde ise 15 yaş üzeri kadınların %59,0’unun hiç test yaptırmadığı görüldü. Son bir yılda smear testi yaptıranların oranı %11,8’de kaldı.</p>

<p>Türkiye Sağlık Araştırması 2025 verileri, yaşam tarzına bağlı sağlık risklerinin arttığını ortaya koydu. Obezite ve hareketsizlik en dikkat çekici başlıklar olurken, tütün ve alkol kullanımındaki artış ile kronik hastalıkların yaygınlığı sağlık yükünü artırdı. Koruyucu sağlık hizmetlerine düşük katılım ise erken teşhis imkanlarını sınırlayan önemli bir unsur olarak öne çıktı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>MEHMET HALİL ARSLAN</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/turkiyede-her-5-kisiden-1i-obez-86si-hareketsiz</guid>
      <pubDate>Thu, 04 Jun 2026 14:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/06/4731036-800x533.jpg" type="image/jpeg" length="39411"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[DSÖ’den Kritik Rapor: Tütün ve Nikotin Tehlikesi Küresel Boyutta!]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/dsoden-kritik-rapor-tutun-ve-nikotin-tehlikesi-kuresel-boyutta</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/dsoden-kritik-rapor-tutun-ve-nikotin-tehlikesi-kuresel-boyutta" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü, 31 Mayıs Dünya Tütüne Hayır Günü kapsamında yayımladığı raporda tütün kullanımının her yıl 7 milyondan fazla can aldığını açıkladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 31 Mayıs Dünya Tütüne Hayır Günü kapsamında küresel ölçekte dikkat çeken bir rapor yayımladı. Raporda tütün ve nikotin kullanımının dünya genelinde yarattığı sağlık krizine ilişkin çarpıcı veriler yer aldı.</p>

<p>7 MİLYONDAN FAZLA CAN KAYBI</p>

<p>DSÖ’nün raporuna göre tütün kullanımı her yıl 7 milyondan fazla insanın ölümüne neden oluyor. Dünya genelinde tütün ve nikotin kullanan kişi sayısının ise 1 milyarı aştığı belirtildi. Bu durumun, önlenebilir erken ölümlerin en önemli nedenlerinden biri olduğu vurgulandı.</p>

<p>40 MİLYON ÇOCUK RİSK ALTINDA</p>

<p>Raporda en dikkat çekici verilerden biri, 13-15 yaş aralığındaki en az 40 milyon çocuğun tütün ve nikotin ürünlerini aktif olarak kullanması oldu. DSÖ, bu durumun yeni nesil için ciddi bir halk sağlığı tehdidi oluşturduğunu bildirdi.</p>

<p>TÜTÜN ENDÜSTRİSİNE SERT ELEŞTİRİ</p>

<p>DSÖ, tütün ve nikotin endüstrisinin özellikle gençleri hedef aldığını belirtti. Raporda, aromalı ürünler, dijital tasarımlar ve modern cihazlar üzerinden yürütülen pazarlama stratejilerinin çocuk ve gençleri bağımlılığa yönlendirdiği ifade edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>160 ÜLKEDE YASAL BOŞLUK</p>

<p>Yeni nesil nikotin ürünleri olarak bilinen elektronik sigara ve nikotin poşetlerine de raporda geniş yer verildi. Bu ürünlerin sosyal medya üzerinden “modern yaşam tarzı” olarak sunulduğu belirtilirken, yaklaşık 160 ülkede yeterli yasal düzenlemenin bulunmadığı kaydedildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/dsoden-kritik-rapor-tutun-ve-nikotin-tehlikesi-kuresel-boyutta</guid>
      <pubDate>Sun, 31 May 2026 13:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/05/i-m-g-1155.webp" type="image/jpeg" length="77604"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kalp Hastalarına Uyarı: Aşırı Et Ve Tuz Tüketimi Risk Oluşturabilir]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/kalp-hastalarina-uyari-asiri-et-ve-tuz-tuketimi-risk-olusturabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/kalp-hastalarina-uyari-asiri-et-ve-tuz-tuketimi-risk-olusturabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Naile Eriş Güdül, Kurban Bayramı’nda artan et ve tuz tüketiminin kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini belirterek vatandaşları dikkatli olmaları konusunda uyardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kurban Bayramı öncesinde kalp sağlığına ilişkin önemli uyarılarda bulunan Dr. Öğr. Üyesi Naile Eriş Güdül, bayram süresince beslenme düzeninin bozulmaması gerektiğini söyledi. Aşırı et ve tuz tüketiminin kalp üzerinde ek yük oluşturabileceğini ifade eden Güdül, özellikle kalp hastalarının günlük yaşam alışkanlıklarını bayramda da sürdürmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<h2><strong>“Bayramda Da Beslenme Düzeni Korunmalı”</strong></h2>

<p>Kurban Bayramı’nın beslenme alışkanlıkları açısından diğer günlerden farklı değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Güdül, et tüketiminde aşırıya kaçılmaması gerektiğini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Normal günlerde uygulanan diyet, ilaç kullanımı ve fiziksel aktivite düzeninin bayram boyunca da sürdürülmesinin önemli olduğunu ifade eden Güdül, fazla et ve tuz tüketiminin kalp sağlığını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.</p>

<h2><strong>Aşırı Yemek Kalp Belirtileriyle Karıştırılabiliyor</strong></h2>

<p>Bayram sofralarında aşırı yemek tüketiminin sık görülen bir durum olduğuna dikkat çeken Güdül, bunun çoğu zaman hazımsızlığa yol açtığını belirtti.</p>

<p>Hazımsızlık belirtilerinin bazı durumlarda kalp hastalıklarının belirtileriyle karıştırılabildiğini ifade eden Güdül, vatandaşların bu konuda dikkatli olması gerektiğini kaydetti.</p>

<h2><strong>Hangi Belirtilerde Hastaneye Başvurulmalı?</strong></h2>

<p>Kalp kaynaklı olabilecek şikâyetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Güdül, göğüste baskı hissi, sıkışma, nefes darlığı, çarpıntı ve ağrının sol kola ya da çeneye yayılması gibi belirtilerin ciddiye alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bu tür şikâyetlerin görülmesi halinde zaman kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini belirten Güdül, acil servislerde yapılacak değerlendirmeyle şikâyetlerin kalp kaynaklı olup olmadığının belirlenebileceğini ifade etti.</p>

<h2><strong>Kalp Sağlığı İçin Ölçülü Tüketim Çağrısı</strong></h2>

<p>Uzmanlar, bayram boyunca kırmızı et tüketiminde porsiyon kontrolüne dikkat edilmesini, tuz kullanımının sınırlandırılmasını ve düzenli ilaç kullanımının aksatılmamasını öneriyor. Özellikle kalp ve tansiyon hastalarının bayram ziyaretleri ve sofralar nedeniyle günlük sağlık rutinlerinden uzaklaşmaması gerektiği vurgulanıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/kalp-hastalarina-uyari-asiri-et-ve-tuz-tuketimi-risk-olusturabilir</guid>
      <pubDate>Sat, 30 May 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/05/a-w714560-01.jpg" type="image/jpeg" length="13869"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
