<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Van Haber | Bölge Gazetesi Van | Son Dakika Van Haberi</title>
    <link>https://www.bolgegazetesivan.com</link>
    <description>Van son dakika haberleri anında Van Haber | Bölge Gazetesi Van'da. Van'dan en güncel haberler, siyaset, spor, ekonomi ve asayiş gelişmelerini tarafsız ve hızlı habercilikle takip edin. Van'a dair haberler Bölge Gazetesi Van'da.</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.bolgegazetesivan.com/rss/bilim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>© 2025 Bölge Gazetesi Van. Tüm hakları saklıdır. Haber içerikleri kaynak gösterilmeden kullanılamaz.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 01 Jul 2026 09:53:23 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/rss/bilim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Bu Diplomaya Sahipseniz Artık İş Bulamayacaksınız!]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/bu-diplomaya-sahipseniz-artik-is-bulamayacaksiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/bu-diplomaya-sahipseniz-artik-is-bulamayacaksiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Palantir CEO’su Alex Karp, yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte özellikle felsefe ve diğer beşeri bilimler mezunlarının iş bulmakta daha fazla zorlanacağını söyledi. Karp’a göre gelecekte mavi yakalı ve teknik meslekler daha değerli hale gelecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD merkezli teknoloji ve yazılım şirketi <strong>Palantir’in CEO’su Alex Karp</strong>, İsviçre’nin Davos kentinde düzenlenen <strong>Dünya Ekonomik Forumu</strong> kapsamında yaptığı açıklamalarla yapay zekanın istihdama etkilerine dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Karp, kendisine yöneltilen <em>“Yapay zeka genel olarak iş yaratacak mı yoksa işleri yok mu edecek?”</em> sorusuna verdiği yanıtta, özellikle <strong>beşeri bilimler alanında eğitim almış beyaz yakalılar için riskli bir dönemin başladığını</strong> söyledi.</p>

<p>Yapay zekanın ABD ekonomisinde giderek daha belirleyici hale geldiğini belirten Karp, bu dönüşümün <strong>felsefe ve benzeri alanlardan mezun olanların iş bulma olanaklarını daha da daraltacağını</strong> ifade etti.</p>

<p>“Eğer seçkin bir okula gittiyseniz ve felsefe okuduysanız — kendimi de örnek veriyorum — umarım başka bir beceriniz vardır” diyen Karp, bu tür diplomaların iş piyasasında pazarlanmasının giderek zorlaştığını vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>58 yaşındaki Karp, kendisinin de felsefe eğitimi aldığını hatırlatarak, 2003 yılında milyarder iş insanı <strong>Peter Thiel</strong> ile birlikte Palantir’i kurduğunu anımsattı.</p>

<p>Palantir CEO’su, beşeri bilimler mezunlarının genellikle <strong>akademi, hukuk ve kamu sektörü</strong> gibi alanlarda kariyer yaptığını ancak bu alanların da yapay zeka karşısında baskı altında kalabileceğini dile getirdi.</p>

<p>Açıklamalarında yapay zekanın yalnızca tehdit oluşturmadığını savunan Karp, <strong>mavi yakalı ve teknik mesleklerin</strong> ise önümüzdeki dönemde daha da önem kazanacağını söyledi. Özellikle teknoloji şirketleri için pil ve çeşitli bileşenler üreten <strong>mesleki teknisyenleri</strong> örnek gösterdi.</p>

<p>“Eğer bir mesleki teknisyenseniz, çok değerlisiniz. Hatta yeri doldurulamaz olabilirsiniz” diyen Karp, bu tür çalışanların hızla yeni beceriler kazanabildiğini ve bu nedenle iş gücü piyasasında daha güçlü bir konuma sahip olacaklarını ifade etti.</p>

<p>Karp ayrıca, yapay zeka yaygınlaşmadan önce bile beşeri bilimler mezunlarının iş bulmakta zorlandığını belirterek, “Bu diplomaları pazarlamak zaten zordu. Güçlü bir eğitim gerektiriyor ama önce birinin size iş vermesi gerekiyor” dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/bu-diplomaya-sahipseniz-artik-is-bulamayacaksiniz</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Jan 2026 10:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2026/01/yapay-zeka-kitlesel-issizlik-ve-toplumsal-esitsizlige-yol-acabilir-bilimfilicom.webp" type="image/jpeg" length="96108"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2025 Nobel Ödülleri sahiplerine verildi]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/2025-nobel-odulleri-sahiplerine-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/2025-nobel-odulleri-sahiplerine-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İsveç'in başkenti Stockholm'de, 2025 fizik, tıp, kimya, ekonomi ve edebiyat dallarındaki Nobel Ödülleri törenle sahiplerine takdim edildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Stockholm Konser Evi'nde (Konsert Huset) düzenlenen törene, İsveç Kraliyet ailesi, Başbakan Ulf Kristersson, bakanlar, parti temsilcileri, yabancı ülke temsilcileri ile ödül sahiplerinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.</p>

<p>Ödüller, İsveç Kralı 16. Carl Gustaf tarafından sahiplerine verildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fizik ödülünü John Clarke, Michel Devoret, John Martinis, kimya ödülünü Susumu Kitagawa, Richard Robson, Omar M. Yaghi, tıp ödülünü Mary Brunkow, Fred Ramsdell, Shimon Sakaguchi, ekonomi ödülünü Joel Mokyr, Philippe Aghion, Peter Howitt ve edebiyat ödülünü Laszlo Krasznahorkai aldı.</p>

<p>Nobel ödülünü kazananlara birer diploma, Nobel madalyası ve 11 milyon İsveç kronu para ödülü verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RUDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/2025-nobel-odulleri-sahiplerine-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 10 Dec 2025 22:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/12/918434-image1.jpg" type="image/jpeg" length="85003"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[14 gün internet kullanmazsanız beyninizde ne olur?]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/14-gun-internet-kullanmazsaniz-beyninizde-ne-olur</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/14-gun-internet-kullanmazsaniz-beyninizde-ne-olur" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ABD'de yapılan yeni bir araştırma, akıllı telefon ve cihazlarda internet kullanımına 14 gün (2 hafta) ara vermenin vücutta, özellikle de beyin, zihin ve ruh sağlığında köklü değişiklikler yarattığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ABD'nin Teksas eyaletindeki Austin Üniversitesi'nde (University of Texas at Austin) gerçekleştirilen araştırma, 467 katılımcı üzerinde yapıldı.</p>

<p>Çalışma kapsamında katılımcıların cep telefonları ve akıllı cihazlarında internet kullanımı yasaklandı; cihazlar sadece telefon görüşmesi ve SMS gönderimi için açık bırakıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>14 gün süren bu deneyin sonucunda, internet kullanmayan bireylerin psikolojilerinin iyileştiği ve odaklanma yeteneklerinin güçlendiği görüldü.</p>

<p>Mutluluk oranı arttı, depresyon riski azaldı</p>

<p>Araştırmayı yöneten Adrian Ward, katılımcıların yüzde 71'inin kendilerini daha keyifli ve mutlu hissettiklerini, ayrıca depresyona yakalanma olasılıklarının azaldığını belirtti.</p>

<p>Ward, gönüllülerin telefonlarının internet almasını engellemek için özel bir uygulama kullandıklarını açıkladı.</p>

<p>Araştırmacı, insanların kısa bir süre için de olsa internetten uzaklaşmak adına bu tür kısıtlayıcı uygulamaları kullanmalarını tavsiye etti.</p>

<p>Elektronik cihazların yarattığı tehlike</p>

<p>Haberde ayrıca elektronik cihazların aşırı kullanımının risklerine de dikkat çekildi:</p>

<p>Hafıza sorunları: ABD Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezleri'ne (CDC) göre, günde 6 saatten fazla elektronik cihaz kullanımı hafıza kaybı ve bunama riskini artırıyor. Özellikle 45 yaş üstü bireylerde bu riskin daha yüksek olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Korunma yolları: ABD Ulusal Yaşlanma Enstitüsü; fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme, yeterli uyku ve zeka oyunları oynamanın hafıza hastalıklarına yakalanma riskini azalttığını vurguluyor.</p>

<p>Bağımlılık uyarısı: Clinicast podcast'inde konuşan bir psikiyatri uzmanı ise durumu çarpıcı bir benzetmeyle özetledi: "Telefon bağımlılığı, alkol bağımlılığı gibidir."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RÜDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/14-gun-internet-kullanmazsaniz-beyninizde-ne-olur</guid>
      <pubDate>Sun, 07 Dec 2025 13:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/12/917571-image1.jpg" type="image/jpeg" length="23794"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uyuyarak para kazanma fırsatı: 23 bin euro ödeme!]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/uyuyarak-para-kazanma-firsati-23-bin-euro-odeme</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/uyuyarak-para-kazanma-firsati-23-bin-euro-odeme" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bilim insanları, insan bedeninin sınırlarını test edecek sıra dışı bir araştırma için gönüllü arıyor. Katılımcılara 23 bin euroya kadar ödeme yapılacak bu deneyde tek şart, haftalarca aynı pozisyonda kalabilmek. Başvurular için geri sayım başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Avrupa Uzay Ajansı (ESA), uzun süreli uzay görevlerinin insan üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla dikkat çekici bir bilimsel programa hazırlanıyor. Almanya Havacılık ve Uzay Merkezi (DLR) tarafından yürütülecek çalışma için gönüllü başvuruları resmen başladı. 2026’da Köln’de gerçekleştirilecek proje kapsamında katılımcılar, izolasyon ve yatak istirahati araştırmalarında görev alacak.</p>

<h2>100 günlük izolasyon görevi: 23 bin Euro ödeme</h2>

<p>ESA’nın yeni araştırması, altı gönüllünün 100 gün boyunca tamamen izole bir uzay istasyonu simülasyonunda yaşamalarını öngörüyor. Katılımcılar, düzenli görevler, ekip çalışması ve günlük egzersizlerle tıpkı bir gerçek uzay görevindeki gibi programlı bir yaşam sürdürecek. Araştırmaya katılanlara 23 bin euroya kadar ücret ödenecek.</p>

<p><img alt="" height="668" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/12/shutterstock-2459760783-scaled-e1737364708290.jpg" style="margin-left:0px; margin-right:0px" width="1000" /></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Yatak istirahati testi de başvurulara açık</h3>

<p>DLR aynı zamanda yerçekimsiz ortamın vücut üzerindeki etkilerini inceleyen 60 günlük yatak istirahati (bed rest) çalışması için de gönüllü arıyor. Bu testlerde katılımcılar, baş kısmı 6 derece aşağı eğimli özel yataklarda uzun süre uzanarak uzay ortamını simüle eden fizyolojik değişimlere maruz kalacak. Özellikle sıvı kaymaları, kas ve kemik kaybı gibi uzayda sıkça görülen sorunların temel nedenleri bu yöntemle incelenecek.</p>

<h3>Kimler başvurabiliyor?</h3>

<p>Her iki çalışma için adaylarda aranan koşullar net şekilde belirlenmiş durumda.</p>

<p>25–55 yaş arasında olmak</p>

<p>Fiziksel olarak sağlıklı olmak</p>

<p>Üniversite mezunu olmak</p>

<p>İyi düzeyde İngilizce bilmek</p>

<p>Başvurular 12 Aralık tarihine kadar dlr-probandensuche.de üzerinden kabul ediliyor.</p>

<h3>Mars görevlerine giden yolda kritik araştırma</h3>

<p>ESA yetkilileri, bu çalışmaların gelecekte planlanan uzun süreli Ay ve Mars görevleri için önemli veriler sağlayacağına dikkat çekiyor. Proje sorumlusu Amelie Therre, “Uzun süreli görevlerde astronotların sağlık, davranış ve performans değişimlerini daha iyi anlamamız gerekiyor” diyerek araştırmanın önemini vurguladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber merkezi</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/uyuyarak-para-kazanma-firsati-23-bin-euro-odeme</guid>
      <pubDate>Sat, 06 Dec 2025 04:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/11/dolar-t-lde-kritik-esik-11-ocak-doviz-kurlari-dolar-euro-ve-sterlin-fiyati.jpg" type="image/jpeg" length="80040"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Deneyler Şaşırttı: Şempanzeler Güçlü Kanıt Sunulduğunda Fikir Değiştiriyor]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/deneyler-sasirtti-sempanzeler-guclu-kanit-sunuldugunda-fikir-degistiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/deneyler-sasirtti-sempanzeler-guclu-kanit-sunuldugunda-fikir-degistiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Science dergisinde yayımlanan yeni araştırma, şempanzelerin yeni kanıtlar sunulduğunda kararlarını değiştirebildiğini ortaya koydu. Bulgular, rasyonel düşünmenin yalnızca insanlara özgü olmadığını gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Yeni Araştırma: Şempanzeler Yeni Kanıtlarla Fikir Değiştiriyor, Rasyonel Düşünme İnsanlara Özgü Değil</h1>

<p>Bilim dünyasını sarsan yeni bir çalışma, şempanzelerin yalnızca içgüdüsel davranmadığını; aksine yeni bilgiler sunulduğunda tıpkı insanlar gibi inançlarını revize edebildiğini ortaya koydu. Amerikan dergisi Science’ta yayımlanan araştırma, rasyonel düşünme kapasitesinin insan türüne özgü olduğu yönündeki geleneksel görüşleri yeniden tartışmaya açtı.</p>

<p>Çalışma, şempanzelerin kanıtları değerlendirerek karar alabildiğini, üstelik güçlü ve zayıf bilgi kaynaklarını ayrıştırabildiğini gösteriyor. Bulgular, hayvan bilişi araştırmalarında şimdiye kadar gözlenen en gelişmiş “kanıta dayalı karar verme” örneklerinden biri olarak kaydedildi.</p>

<h2>Deneyler Nasıl Gerçekleştirildi?</h2>

<p>Araştırma, Uganda’daki Ngamba Adası Şempanze Sığınağı’nda yaşayan 15–23 yaş aralığındaki şempanzelerle yürütüldü. Hayvanlara gizli yiyecek ödüllerinin yerini bulmaları için farklı güçlerde kanıtlar sunuldu.</p>

<p>Şempanzeler iki özdeş kap arasında seçim yaparken üç tip koşula maruz bırakıldı:</p>

<p>Güçlü kanıt: Yiyeceğin doğrudan görülmesi</p>

<p>Zayıf kanıt: Yiyeceğin sesinin duyulması</p>

<p>Risk artırıcı koşullar: Daha cazip yiyecek alternatifleri</p>

<p>Bellek zayıflatıcı koşullar: Gecikme ve unutma riski</p>

<p>Kanıtlar sırayla sunularak şempanzelerin karar değiştirip değiştirmediği test edildi.</p>

<h2>Dört Kritik Bulguda İnsan Benzeri Rasyonellik</h2>

<h3>1. Rasyonel revizyon</h3>

<p>Şempanzeler zayıf kanıtla yaptıkları başlangıç tahminlerini, daha güçlü kanıt sunulduğunda hızla düzeltti. Bu durum, inançlarını rasyonel biçimde gözden geçirdiklerini ortaya koydu.</p>

<h3>2. Kanıt gücünü tartma</h3>

<p>Üç kutulu bir deneyde en güçlü görsel ipucu kaldırıldığında bile rastgele seçim yapmadılar. Bunun yerine zayıf işitsel kanıt sunulan kutuyu seçerek tüm kanıtların göreceli gücünü değerlendirdiler.</p>

<h3>3. Kanıtın miktarına duyarlılık</h3>

<p>Ek işitsel kanıtlar sunulduğunda, daha önce gördükleri yiyeceğin bulunduğu kaptan vazgeçtiler. Şempanzeler yalnızca kanıtın türüne değil, miktarına da duyarlıydı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>4. Yanıltıcı kanıtlara direnç</h3>

<p>Bir görüntünün yiyecek değil, bir resim olduğunun anlaşılması gibi yanıltıcı ipuçları sunulduğunda, bu sahte bilgilerin etkisinden hızlıca uzaklaştılar.</p>

<h2>“İnsanlık Evrende Yalnız Değil” Tartışması</h2>

<p>Araştırmanın başyazarı Schleihauf ve ekibi, şempanzelerin tüm deneylerde rasyonel olmayan seçeneklere oranla iki ila üç kat daha fazla rasyonel seçim yaptığını vurguluyor. Bu durum, insan dışı insansı maymunların da kanıtları tartma, önceki seçimlerini revize etme ve güvenilmez bilgiye karşı temkinli olma gibi üst düzey bilişsel süreçlere sahip olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bilim kurgu yazarı Arthur C. Clarke’ın şu sözünü hatırlatıyor:<br />
<em>“Evrende ya yalnızız ya da değiliz. Her ikisi de eşit derecede korkutucu.”</em></p>

<p>Bu çalışma, insanların rasyonel düşünme konusunda sandıkları kadar “benzersiz” olmayabileceğine işaret ediyor.</p>

<h2>Doğal Yaşam ve Tür Koruma İçin Yeni Perspektif</h2>

<p>Bulgular, Jane Goodall gibi primatologların yıllardır vurguladığı bir noktayı yeniden gündeme getiriyor:<br />
Şempanzelerin bilişsel kapasitesinin anlaşılması, onların korunmasının neden hayati olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Araştırmacılara göre, bir şempanze bir insanın gözlerinin içine baktığında, insanların inanç ve niyetleri üzerine düşünebilecek olması, yalnızca bilimsel değil; etik açıdan da büyük bir keşif niteliği taşıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>CUMA ALİ SAĞLAM</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/deneyler-sasirtti-sempanzeler-guclu-kanit-sunuldugunda-fikir-degistiriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Nov 2025 16:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/11/pngtree-sitting-west-african-chimpanzee-relaxes-image-15830891.jpg" type="image/jpeg" length="33697"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bilimi Değiştiren İsim James Watson Hayatını Kaybetti: İşte Tartışmalı Mirası]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/bilimi-degistiren-isim-james-watson-hayatini-kaybetti-iste-tartismali-mirasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/bilimi-degistiren-isim-james-watson-hayatini-kaybetti-iste-tartismali-mirasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[DNA’nın çift sarmal yapısını keşfeden James Watson 97 yaşında hayatını kaybetti. Bilim tarihinin en büyük keşfini yapan Watson’ın mirası, ırkçı ve cinsiyetçi açıklamaları nedeniyle tartışmalı kaldı. İşte bilimin parlak ama gölgeli figürünün hikâyesi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>James Watson 97 Yaşında Hayatını Kaybetti: Bilimin Devrimcisi, Tartışmaların Merkezindeki İsim</h1>

<p>DNA’nın çift sarmal yapısını Francis Crick ile birlikte keşfederek modern genetiğin temel taşını atan Amerikalı bilim insanı James Watson, 97 yaşında yaşamını yitirdi. Henüz 20’li yaşlarının başında yaptığı bu buluşla biyoloji tarihini değiştiren Watson, bilim dünyasının ikonlarından biri hâline gelmişti. Ancak kariyerinin son dönemlerinde yaptığı ırkçı ve cinsiyetçi açıklamalar, ününe ağır gölge düşürdü.</p>

<h2>Bilimin Genç Dehası: DNA’nın Yapısını Çözen Yolculuk</h2>

<p>1928’de Chicago’da doğan Watson, küçük yaşlarda doğaya olan ilgisiyle dikkat çekti. 15 yaşında Chicago Üniversitesi’ne girerek zooloji okudu, Indiana Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. Genetiğe duyduğu ilgi, onu İngiltere’deki Cavendish Laboratuvarı’na taşıdı.</p>

<p>Burada tanıştığı Francis Crick ile birlikte genlerin fiziksel yapısını çözmeye odaklanan Watson, 1953’te DNA’nın çift sarmal (double helix) modelini kurdu. Keşfin açıklandığı makalede yer alan mütevazı ifade tarihe geçti:</p>

<p>“Bu yapı, önemli biyolojik özellikleriyle dikkate değerdir.”</p>

<p>Bu cümle, yaşamın şifresini çözmüş bir devrim niteliğindeydi.</p>

<h2>Rosalind Franklin’in Göz Ardı Edilen Katkısı</h2>

<p>Watson ve Crick’in modelini oluştururken yararlandıkları kritik veriler, Rosalind Franklin ve Maurice Wilkins tarafından X-ışını kristalografisiyle elde edilmişti. Franklin’in efsanevi Fotoğraf 51 adlı görüntüsü, DNA’nın sarmal yapısının kanıtıydı. Franklin, bilim dünyasının cinsiyetçi yapısında hak ettiği değeri göremedi ve 1958’de hayatını kaybetti.</p>

<p>Nobel Ödülü ise 1962’de Watson, Crick ve Wilkins’e verildi.</p>

<h2>“The Double Helix”: Bilimsel Dehanın Tartışmalı Portresi</h2>

<p>Watson’ın 1968’de yayımladığı “The Double Helix” adlı kitabı, DNA keşfinin perde arkasını anlatmasıyla popülerleşti. Ancak Franklin’i küçümseyen ifadeler ve cinsiyetçi dil nedeniyle yoğun eleştiri aldı. Kitap, bilimin rekabetçi doğasını ifşa eden önemli bir eser olarak kabul edilse de etik tartışmaların merkezine yerleşti.</p>

<h2>Genetik Biliminin Mimarı: İnsan Genomu Projesi</h2>

<p>Watson, Harvard’daki görevinin ardından Cold Spring Harbor Laboratuvarı’nın başına geçti ve burayı moleküler biyolojinin en etkili merkezlerinden biri hâline getirdi.<br />
Daha sonra İnsan Genomu Projesi’nin ilk direktörü oldu. Genetik araştırmaların etik yönünün de tartışılması gerektiğini belirterek proje bütçesinin yüzde 3–5’inin biyoetik çalışmalarına ayrılmasını önerdi.</p>

<h2>Irkçı Açıklamalar ve Büyük Düşüş</h2>

<p>2007’de bir gazeteye verdiği demeçte siyahilerin zeka düzeyine yönelik ırkçı ifadeler kullanan Watson, görevlerinden uzaklaştırıldı.<br />
2019’da benzer görüşleri tekrarlaması üzerine Cold Spring Harbor Laboratuvarı, Watson’ın tüm unvanlarını iptal etti ve açıklamalarını “asılsız ve sorumsuz” olarak nitelendirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h2>“Bilimsel Bir Trajedi”</h2>

<p>Tıp tarihçisi Nathaniel Comfort, Watson’ı şu sözlerle tanımladı:</p>

<p>“DNA Watson’ı yükseltti ama aynı zamanda onu düşürdü. Hayatını DNA üzerine kurdu; DNA onu var etti ve DNA onu yok etti.”</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RUDAW/ HABER MERKEZİ</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM, KÜLTÜR - SANAT</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/bilimi-degistiren-isim-james-watson-hayatini-kaybetti-iste-tartismali-mirasi</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Nov 2025 16:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/11/910668-image1.jpg" type="image/jpeg" length="52519"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kedinizin sürekli sizi takip etmesi bakın ne anlama geliyor]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/kedinizin-surekli-sizi-takip-etmesi-bakin-ne-anlama-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/kedinizin-surekli-sizi-takip-etmesi-bakin-ne-anlama-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kedinizin neden sizi takip ettiğini biliyor musunuz? Banyoda, mutfakta veya kanepede fark etmeksizin yanınızda dolaşan minik dostlarımızın bu davranışı, tahmin ettiğinizden çok daha fazlasını anlatıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kediler genellikle bağımsız ve inatçı hayvanlar olarak bilinir, ancak bir kediyle yaşamak bu algıyı tamamen değiştirebilir.</p>

<p>Yemek pişirirken, kanepede dinlenirken hatta tuvalette bile… Kediniz neredeyse her adımınızı takip ediyorsa, yalnız değilsiniz.</p>

<p>Uzmanlar kedilerin bu davranışlarının sebebini açıklıyor.</p>

<p><img alt="" height="395" loading="lazy" src="https://icdn.ensonhaber.com/crop/1200x0/resimler/diger/kok/2025/10/29/6901e9b2904f9268__w1200xh675.jpg" width="703" /></p>

<p>KEDİNİZ NEDEN SÜREKLİ SİZİ TAKİP EDİYOR?</p>

<p>Araştırmalar ve gözlemler, evcil kedilerin insan teması ve yakınlığına bağımlı olduğunu gösteriyor. Yani kedinizin her adımınızı takip etmesi, sizin için can sıkıcı olsa da aslında sevgi ve güvenin bir göstergesi.</p>

<p>Merak da bu davranışın diğer bir nedeni. Kediler doğal olarak dikkatli ve özenlidir, evde neler olduğunu bilmek isterler. Tuvalet ziyaretleri bile kediler için büyük bir merak konusu. Kapılar aniden kapanırsa veya siz tenha bir odaya çekilirseniz, kediler dışlanma hissi yaşayabiliyor.</p>

<p>Güvenlik ve rahatlık da kedilerin sizi takip etmesinde önemli bir faktör. Tanıdık insanların yanlarında olmaması, bazı kedilerde huzursuzluk yaratıyor. Şefkatli ve sosyal kediler, sahiplerinin her zaman yakınında olmasını istiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzmanlar, kedilerin bu davranışını sevgi, merak ve sosyal bağ kurma ihtiyacı olarak yorumluyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>En Son Haber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/kedinizin-surekli-sizi-takip-etmesi-bakin-ne-anlama-geliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Oct 2025 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/11/yavru-kedi-bakim-beslenme.jpg" type="image/jpeg" length="34427"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Undulatus Asperatus Bulutları Nedir?]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/undulatus-asperatus-bulutlari-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/undulatus-asperatus-bulutlari-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Asperatus bulutları neyin habercisi? Undulatus bulutları nelerdir? Altostratus undulatus bulutu ne anlama gelir? Kümülüs bulutu neyin habercisi?]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<h1>Undulatus Asperatus Bulutları Nedir?</h1>

<p>Undulatus Asperatus bulutları, dalgalı ve düzensiz bir yapıya sahip, genellikle gri tonlarında görülen bulutlardır. Bu bulutlar, genellikle fırtına veya kötü hava koşullarının habercisi olarak kabul edilir. Özellikle gökyüzünde dramatik bir görüntü oluştururlar ve nadiren görülürler.</p>

<h1>Asperatus Bulutları Neyin Habercisi?</h1>

<p>Asperatus bulutları, genellikle hava durumunda değişikliklerin yaklaşmakta olduğunu gösterir. Bu bulutlar, özellikle fırtına öncesi veya güçlü rüzgâr koşullarının habercisi olabilir. Görüntüleri, gökyüzünde huzursuz bir atmosfer yaratır.</p>

<h1>Undulatus Bulutları Nelerdir?</h1>

<p>Undulatus bulutları, dalgalı bir görünüm sergileyen bulut türleridir. Genellikle üst atmosferde oluşan bu bulutlar, farklı hava katmanlarındaki sıcaklık farklarından kaynaklanır. Dalgalı yapıları, rüzgâr akımlarının etkisiyle şekillenir.</p>

<h1>Altostratus Undulatus Bulutu Ne Anlama Gelir?</h1>

<p>Altostratus undulatus bulutları, orta yükseklikte bulunan ve dalgalı bir yapıya sahip olan bulutlardır. Genellikle yağmur veya hafif yağışların habercisi olarak değerlendirilir. Bu bulutlar, gökyüzünde gri veya mavi tonlarında geniş bir alan kaplayarak, havanın değişeceğinin sinyalini verir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h1>Kümülüs Bulutu Neyin Habercisi?</h1>

<p>Kümülüs bulutları, genellikle iyi hava koşullarını temsil eder. Ancak, bu bulutlar zamanla büyüyüp, gelişerek fırtınalara dönüşebilir. Kümülüs bulutları, genellikle güneşli günlerde görülür ve havanın güzel olduğuna işaret eder. Ancak, gelişen kümülüs bulutları, ani hava değişimlerinin de habercisi olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semra Terkoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/undulatus-asperatus-bulutlari-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 22:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/878de829bulutlardans.jpg" type="image/jpeg" length="84371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Depremde Derinlik Nedir, Deprem Derinliği Nedir?]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/depremde-derinlik-nedir-deprem-derinligi-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/depremde-derinlik-nedir-deprem-derinligi-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Depremde Derinlik Nedir? Yerin Altındaki Enerjinin Kilometre Cinsinden Adresi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aynı büyüklükteki iki depremden biri yıkıcı olurken diğeri hafif sallantıyla geçebilir. İşte bu farkı yaratan en önemli faktörlerden biri: Deprem Derinliği.</p>

<p>Bir deprem haberi duyduğunuzda, genellikle büyüklük (magnitüd) ve derinlik bilgisi verilir. Büyüklük, depremin açığa çıkardığı enerjiyi ifade ederken; deprem derinliği, bu enerjinin yer kabuğunun ne kadar altında ortaya çıktığını gösterir. Yani, depremin "nerede" olduğunu söyleyen iki koordinat (enlem, boylam) vardır, bir de "ne kadar derinde" olduğunu söyleyen üçüncü bir koordinat: derinlik.</p>

<h3>Deprem Derinliği Tam Olarak Neresidir?</h3>

<p>Deprem, yer altındaki fay hatlarının kırılmasıyla oluşur. Bu kırılmanın başladığı noktaya "odak noktası" veya "iç merkez" (İng: hypocenter) denir. Deprem derinliği ise, bu odak noktasının yer yüzeyine olan dik mesafesidir. Yer yüzeyinde, odak noktasının tam üstüne denk gelen noktaya ise "dış merkez" veya "merkez üssü" (İng: epicenter) adı verilir.</p>

<h3>Derinlik, Depremin Hissedilme Şeklini Nasıl Etkiler?</h3>

<p>Derinlik, depremin yıkıcı gücü üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. Genel kural şudur: Aynı büyüklükteki bir depremde, derinlik arttıkça yeryüzündeki etkisi (sarsıntı ve hasar potansiyeli) azalır.</p>

<p>Bunu bir ampul metaforuyla açıklayabiliriz:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ul>
 <li>
 <p>Sığ Deprem (0-70 km): Yer yüzeyine çok yakın yanan çok parlak bir ampul gibidir. Işık (enerji) çok fazla dağılmadan yüzeye ulaşır ve çok güçlü, odaklı bir etki yaratır. Bu nedenle en tehlikeli depremler sığ depremlerdir.</p>

 <ul>
  <li>
  <p>Örnek: 1999 Gölcük Depremi (7.4 Mw, ~17 km derinlik) büyük yıkıma neden oldu.</p>
  </li>
 </ul>
 </li>
 <li>
 <p>Orta Derinlikteki Deprem (70-300 km): Bu, tavandan asılı bir ampul gibidir. Işık daha geniş bir alana yayılır ama yüzeydeki bir noktada ampulün hemen altındaki kadar güçlü değildir. Enerji, yüzeye ulaşana kadar bir miktar emilir ve dağılır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Derin Deprem (300 km ve üzeri): Çok yüksekten aydınlatan bir sokak lambası gibidir. Işık çok geniş bir alana yayılır ama her yerde daha hafif ve yaygın bir aydınlatma sağlar. Yüzeydeki sarsıntı daha hafif olur ve genellikle hasara neden olmaz.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Türkiye'deki Depremler Neden Genellikle Tehlikelidir?</h3>

<p>Türkiye'deki aktif fay hatlarının büyük çoğunluğu, yer kabuğunun ilk birkaç on kilometresinde yer alır. Bu nedenle ülkemizde meydana gelen depremlerin neredeyse tamamı "sığ depremler" sınıfına girer (0-30 km arası). Aynı büyüklükteki bir deprem, örneğin Japonya'daki daha derin bir depreme kıyasla, Türkiye'de çok daha fazla hasar verebilir.</p>

<h3>Özetle:</h3></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semra Terkoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/depremde-derinlik-nedir-deprem-derinligi-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 00:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/744578-image1.jpg" type="image/jpeg" length="54310"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Revize Deprem Nedir?]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/revize-deprem-nedir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/revize-deprem-nedir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kandilli Rasathanesi veya AFAD gibi kurumların açıkladığı deprem büyüklüğü ve koordinatları neden değişir? İşte "Revize Deprem"in anlamı ve ardındaki bilimsel süreç.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bir deprem olduğunda, ilk birkaç dakika içinde açıklanan büyüklük, derinlik ve yer bilgisi genellikle "ön veri" veya "ilk çözüm" olarak adlandırılır. "Revize deprem" ise, bu ilk verilerin ardından bilim insanlarının daha kapsamlı bir inceleme yaparak, depremin parametrelerini daha doğru ve kesin bir şekilde güncellemesidir. Kısacası, depremin "gözden geçirilmiş ve düzeltilmiş halidir."</p>

<h3>Revizyon Neden ve Nasıl Yapılır?</h3>

<p>Deprem istasyonlarından gelen sismik dalgaların işlenmesi belirli bir zaman alır. İlk veriler, en hızlı ve en basit algoritmalarla, sınırlı sayıdaki istasyondan gelen bilgilerle hesaplanır. Bu, hızlı bir ön bilgi sağlamak içindir. Ardından, revizyon süreci başlar:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Daha Fazla Veri: Türkiye ve dünyadaki yüzlerce farklı sismik istasyondan gelen veriler bir araya getirilir. Ne kadar çok istasyondan veri gelirse, hesaplama o kadar hassas olur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Detaylı Analiz: Bilim insanları, depremin faylanma mekanizmasını, enerjisini ve farklı dalga türlerini (P, S dalgaları vb.) daha detaylı analiz eder.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Yerel Zemin Koşullarının Etkisi: Veriler, depremin olduğu bölgenin jeolojik yapısı ve yerel zemin koşulları da dikkate alınarak yeniden değerlendirilir.</p>
 </li>
</ol>

<h3>Hangi Bilgiler Revize Edilir?</h3>

<ul>
 <li>
 <p>Büyüklük (Magnitüd): En sık revize edilen parametredir. İlk açıklanan 5.0 büyüklüğündeki bir deprem, revize edildiğinde 5.2 veya 4.8 olabilir. Bu, enerjide ciddi bir fark yaratır.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Koordinatlar (Enlem-Boylam): Depremin yer altındaki merkez üssü (hiposantır) birkaç kilometre kaydırılabilir. Bu, hangi yerleşim yerine daha yakın olduğunu netleştirir.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Derinlik: Depremin odak derinliği değişebilir. Örneğin, ilk açıklanan 7 km derinlik, 5 km veya 10 km olarak güncellenebilir. Derinlik, yer yüzeyindeki etkiyi doğrudan etkiler.</p>
 </li>
</ul>

<h3>Neden Önemlidir?</h3>

<p>Revize deprem bilgisi sadece bir "düzeltme" değil, aynı zamanda daha güvenilir bir veridir ve şu açılardan hayati önem taşır:</p>

<ul>
 <li>
 <p>Hasar Tespiti: AFAD ve diğer yardım ekipleri, yardım ve kurtarma çalışmalarını revize edilmiş merkez üssüne ve büyüklüğe göre daha doğru planlar.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Risk Analizi ve Artçı Tahmini: Daha kesin veriler, artçı depremlerin lokasyonunun ve olası büyüklüklerinin daha iyi tahmin edilmesini sağlar.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
 </li>
 <li>
 <p>Bilimsel Çalışmalar: Yer bilimciler, fay hatları üzerine yaptıkları araştırmalarda nihai ve revize edilmiş deprem kataloglarını kullanır. Bu, gelecekteki deprem risk haritalarının doğruluğu için kritiktir.</p>
 </li>
</ul>

<p>Bir deprem olduğunda ilk açıklanan rakamlara şüpheyle yaklaşmak yerine, bunların "tahmini ilk veriler" olduğunu bilmek gerekir. "Revize deprem" haberi geldiğinde ise, depremle ilgili en doğru ve güvenilir bilimsel veriye artık sahip olduğumuzu anlamalıyız. Bu, bilimin kendi kendini düzeltme ve daha kesin sonuçlara ulaşma sürecinin doğal ve gerekli bir parçasıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semra Terkoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/revize-deprem-nedir</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Oct 2025 00:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/son-dakika-deprem-mi-oldu-10-subat-2025-afad-kandilli-deprem-listesi-deprem-mi-oldu-yd7u.webp" type="image/jpeg" length="22288"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2030'a kadar bu meslekler tarih olacak!]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/2030a-kadar-bu-meslekler-tarih-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/2030a-kadar-bu-meslekler-tarih-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlara göre, 2030 yılına kadar yapay zekâyı etkin biçimde kullanmayan meslekler ciddi bir gerileme yaşayacak hatta bir kısmı tamamen ortadan kalkacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, 2030 yılına kadar yapay zekayı iş süreçlerine entegre etmeyen mesleklerin büyük risk altında olduğunu belirtti. Rutin görevleri içeren birçok mesleğin ortadan kalkabileceğini söyleyen Kırık, “Gelecek, insanla yapay zekânın birlikte çalıştığı bir dönem olacak” dedi.</p>

<p>Teknolojide yaşanan hızlı gelişmeler, iş dünyasında köklü bir dönüşümün habercisi konumunda. Uzmanlara göre, 2030 yılına kadar yapay zekâyı etkin biçimde kullanmayan meslekler ciddi bir gerileme yaşayacak hatta bir kısmı tamamen ortadan kalkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, NTV’ye yaptığı değerlendirmede, “Bütün mesleklerde yapay zekânın etkisi hissedilecek. 2030 yılına geldiğimizde, yapay zekâyı iş süreçlerine dâhil etmeyen mesleklerin sona ermesi kaçınılmaz” ifadelerini kullandı.</p>

<p><img alt="Meslek1" height="360" src="https://vanhabertr.teimg.com/vanhaber-tr/uploads/2025/10/meslek1.jpg" width="650" /></p>

<p>“En büyük risk rutin işlerde”</p>

<p>Prof. Dr. Kırık’a göre yapay zekâ, özellikle tekrarlayan ve standart görevleri içeren mesleklerde büyük değişim yaratacak. Sekreterlik, veri girişi, çağrı merkezi, muhasebe ve çevre hizmetleri gibi alanların bu dönüşümden en fazla etkileneceğini belirten Kırık, “Fiziksel işlerde veya insan temasının yoğun olduğu mesleklerde risk daha düşük. Ancak rutin işler yapay zekâ tarafından çok daha verimli biçimde yürütülebiliyor” dedi.</p>

<p>“Bazı meslekler dönüşecek, yok olmayacak”</p>

<p>Stanford Üniversitesi’nin araştırmalarına atıf yapan Kırık, 22-25 yaş arası genç çalışanların yapay zekâya duyarlılık oranının %6 seviyesinde olduğunu belirtti.</p>

<p>“Bazı meslekler tamamen kaybolmayacak, ancak yapay zekâ desteğiyle yeniden şekillenecek. Öğretmenlik, gazetecilik, pazarlama gibi mesleklerde insan yaratıcılığı ve teknolojik yetkinlik bir arada olacak” ifadelerini kullandı.</p>

<p>“İnsanın dokunuşu her zaman değerli kalacak”</p>

<p>Kırık, yapay zekanın insan gibi düşünemediğini, hissetmediğini ve empati kuramadığını hatırlatarak, yaratıcılık ve duygusal zekanın önemini koruyacağını vurguladı.</p>

<p>“Doktorluk, hemşirelik, psikolojik danışmanlık, sanat ve el becerisine dayalı işler, insan dokunuşuna ihtiyaç duyduğu için değerini kaybetmeyecek” dedi.</p>

<p>“Gelecek, insan ve yapay zekânın birlikte çalıştığı bir dönem olacak”</p>

<p>Kırık’a göre yapay zekâ sadece bazı işleri ortadan kaldırmayacak, yeni iş alanları ve uzmanlıklar da yaratacak.</p>

<p>“Yapay zekâ destekli pozisyonlar verimliliği artırırken yeni fırsatlar da oluşturuyor. Önemli olan çalışanların dijital becerilerini ve yaratıcı yeteneklerini geliştirmesi. Gelecek, insan ve yapay zekânın birlikte çalıştığı bir dönem olacak. Bu sürece uyum sağlayanlar avantajlı, direnç gösterenler ise risk altında olacak” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Türkiye’nin yapay zekâ stratejisi</p>

<p>Türkiye’nin dijital dönüşüm sürecini yakından takip ettiğini belirten Prof. Dr. Kırık, 2021-2025 Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi kapsamında uzman yetiştirme, araştırma desteği ve veri kalitesinin artırılması gibi hedeflerin belirlendiğini hatırlattı.</p>

<p>Ayrıca, 2025-2029 Eğitimde Yapay Zekâ Politika Belgesi ile öğretim programlarının güncelleneceğini, öğretmenlere yapay zekâ temelli eğitimler verileceğini ve dijital içerik üretiminin teşvik edileceğini ifade etti.</p>

<p>Kırık, “Türkiye bu dönüşümde önemli bir konumda. Ancak fırsatlarla birlikte riskleri de iyi yönetmek gerekiyor” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>NTV Haber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/2030a-kadar-bu-meslekler-tarih-olacak</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Oct 2025 06:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/i-m-g-3991.webp" type="image/jpeg" length="18825"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Kim Milyoner Olmak İster Sorusu: İnsan vücudunda kütlece en fazla bulunan element hangisidir?]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/kim-milyoner-olmak-ister-sorusuinsan-vucudunda-kutlece-en-fazla-bulunan-element-hangisidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/kim-milyoner-olmak-ister-sorusuinsan-vucudunda-kutlece-en-fazla-bulunan-element-hangisidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İnsan vücudu, doğanın en karmaşık ve mükemmel işleyen sistemlerinden biridir ve periyodik tablodaki elementlerin büyük bir kısmını bünyesinde barındırır. Ancak bu elementlerin vücut kütlesindeki dağılımı eşit değildir.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kütlece en fazla bulunan element, şüphesiz "Oksijen"dir.</p>

<p>Bu durumun temel nedeni, insan vücudunun yaklaşık %60-70'ini oluşturan sudur. Su molekülü (H₂O), ağırlık olarak büyük oranda oksijenden meydana gelir; çünkü bir oksijen atomu, iki hidrojen atomundan çok daha ağırdır. Vücudumuzdaki her bir su molekülünün kütlesinin yaklaşık %89'unu oksijen oluşturur.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Oksijenin hakimiyeti sadece suyla da sınırlı değildir. Aynı zamanda;</p>

<ul>
 <li>
 <p>Vücudumuzdaki neredeyse tüm organik bileşiklerin (karbonhidratlar, yağlar, proteinler ve nükleik asitler) yapıtaşında bulunur.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Soluduğumuz hava yoluyla sürekli olarak vücuda alınır ve enerji üretiminin (solunum) vazgeçilmez bir parçasıdır.</p>
 </li>
</ul>

<p>Diğer Elementlerin Sıralaması:</p>

<p>Oksijeni, kütlece yaklaşık %18-20 ile Karbon takip eder. Karbon, yaşamın temel taşıdır ve tüm organik moleküllerin iskeletini oluşturur. Üçüncü sırada ise, proteinlerin ve DNA'nın ayrılmaz bir parçası olan, yaklaşık %3-3.5 ile Hidrojen gelir. Dördüncü sırada ise, proteinlerin yapısında kritik bir role sahip olan, yaklaşık %2.5-3 ile Azot yer alır.</p>

<p>Özetle, Kim Milyoner Olmak İster sorusunun doğru cevabı ve seçeneklerdeki sıralama şu şekildedir:</p>

<ol start="1">
 <li>
 <p>Oksijen (B Şıkkı) - Kütlece en fazla bulunan element.</p>
 </li>
 <li>
 <p>Karbon (A Şıkkı)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Hidrojen (D Şıkkı)</p>
 </li>
 <li>
 <p>Azot (C Şıkkı)</p>
 </li>
</ol>

<p>Bu sıralama, bize yaşamın kimyasal temelini anlamada basit ama çok önemli bir ipucu verir: Su, yaşam demektir ve bu yüzden vücudumuzun kütlece en büyük kısmını oksijen oluşturur.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Semra Terkoğlu</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/kim-milyoner-olmak-ister-sorusuinsan-vucudunda-kutlece-en-fazla-bulunan-element-hangisidir</guid>
      <pubDate>Sun, 26 Oct 2025 21:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/insan-vucudunda-kutlece-en-fazla-bulunan-element-19188368-6452-amp.webp" type="image/jpeg" length="54582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Homo sapiens ve Neandertaller, Avrupa'ya Ayvalık üzerinden gitmiş]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/homo-sapiens-ve-neandertaller-avrupaya-ayvalik-uzerinden-gitmis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/homo-sapiens-ve-neandertaller-avrupaya-ayvalik-uzerinden-gitmis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bulgular, bölgenin Pleistosen döneminde deniz seviyesinin düşmesiyle kara haline geldiğini ve ilk insanların bu yolu kullanarak göç etmiş olabileceğini gösteriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türk bilim insanları, Batı Anadolu ile Güneydoğu Avrupa’yı birbirine bağlayan ve insan türlerinin göç yollarını kökten değiştirmiş olabilecek bir kara köprüsü keşfetti.</p>

<p>Hacettepe, Ankara ve İstanbul Üniversitesi'nden araştırmacıların ortak çalışmasıyla ortaya çıkan bulgular, Ayvalık açıklarında deniz altında kalmış bir kara parçasının Pleistosen Çağı’nda (yaklaşık 11 bin 700 ila 2,5 milyon yıl önce) zaman zaman suyun üzerinde kaldığını gösteriyor.</p>

<p>Bilim insanlarına göre bu kara köprüsü, Homo sapiens (modern insan) ve Homo neanderthalensis (Neandertal) türleri için Avrupa’ya geçişte yeni bir göç rotası oluşturmuş olabilir. Çalışmanın sonuçları Island and Coastal Archaeology dergisinde yayımlandı.</p>

<p>138 taş alet, 10 farklı noktada bulundu</p>

<p>Ekip, Ayvalık kıyılarında 10 ayrı alanda toplam 138 taş alet keşfetti. Bu bulgular, bölgenin Pleistosen döneminde deniz seviyesinin düşmesiyle kara haline geldiğini ve insanların bu yolu kullanarak göç etmiş olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Hacettepe Üniversitesi’nden Dr. Göknur Karahan, yaptığı açıklamada şunları söyledi:</p>

<p>“Bu arkeolojik keşif, bugün sakin ve turistik bir bölge olan Ayvalık’ın, Pleistosen döneminde insan hareketliliği için hayati bir geçit olduğunu ortaya koyuyor. Bulgularımız, Ayvalık’ı insan evrimi haritasında yeni bir sınır noktası haline getiriyor.”</p>

<p>Avrupa’ya geçişin yeni rotası</p>

<p>Bilim dünyası bugüne kadar insanların Avrupa’ya Balkanlar veya Levant (Doğu Akdeniz) üzerinden geçtiğini düşünüyordu. Ancak Ayvalık kara köprüsü, bu geçişin Ege Denizi üzerinden, doğrudan Anadolu’dan Avrupa’ya da gerçekleşmiş olabileceğini öne sürüyor.</p>

<p>Neandertallerin izleri</p>

<p>Araştırmacılar, buldukları taş aletler arasında “Levallois teknolojisi” olarak bilinen ve Pleistosen döneminin farklı evrelerinde kullanılan örnekler tespit etti.</p>

<p>Popular Mechanics'e göre özellikle Mousterien geleneğine ait aletler dikkat çekti; bu aletler genellikle orta Pleistosen dönemi Neandertaller ve erken Homo sapiens topluluklarıyla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Jeolojik geçmiş yeniden yazılıyor</p>

<p>Son Buzul Çağı boyunca deniz seviyeleri, buzulların devasa hacmi nedeniyle bugünkünden yüzlerce metre daha düşüktü. Bu dönem, Bering Kara Köprüsü (Asya’yı Kuzey Amerika’ya bağlayan) ve Doggerland (bugünkü Kuzey Denizi) gibi birçok geçici kara köprüsünün ortaya çıkmasına yol açmıştı.</p>

<p>Bilim insanlarına göre Ayvalık kara köprüsü de bu örneklerle benzer biçimde kısa bir jeolojik dönemde ortaya çıkıp yeniden sular altında kaldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yeni keşif, Anadolu’nun yalnızca kültürlerin değil, insan evriminin de kesişim noktası olduğunu bir kez daha gösteriyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RUDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/homo-sapiens-ve-neandertaller-avrupaya-ayvalik-uzerinden-gitmis</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 16:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/905765-image1.jpg" type="image/jpeg" length="62259"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Araştırma: İnsan ömrü 20 yıl uzadı, ancak gençler arasında ölüm oranı arttı]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/yeni-arastirma-insan-omru-20-yil-uzadi-ancak-gencler-arasinda-olum-orani-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/yeni-arastirma-insan-omru-20-yil-uzadi-ancak-gencler-arasinda-olum-orani-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Washington Üniversitesi Sağlık Ölçüm ve Değerlendirme Enstitüsü’nün (IHME) yürüttüğü yeni bir bilimsel araştırmaya göre, günümüz insanı 1950’lerde yaşayan insanlara kıyasla ortalama 20 yıl daha uzun yaşıyor. Ancak buna karşın, gençler ve riskli davranışlarda bulunan bireyler arasında ölüm oranı belirgin biçimde artmış durumda.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Araştırma, 204 ülke ve bölgeden elde edilen verilerle hazırlandı ve dünyanın önde gelen tıp dergilerinden The Lancet’te yayımlandı. Bulgulara göre, genel ölüm oranı yaşlı nüfus içinde düşerken, genç yaş grubunda yükseliş gözlendi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>2023 itibarıyla dünya genelinde kadınların ortalama yaşam süresi 76,3 yıl, erkeklerin ise 71,5 yıl olarak ölçüldü.</p>

<p>Covid-19’un etkisi azaldı, kalp ve beyin hastalıkları yeniden ilk sırada</p>

<p>Araştırmaya göre, 2021 yılında ölüm nedenleri arasında Covid-19 birinci sırada yer alırken, 2024 itibarıyla 20. sıraya geriledi.</p>

<p>Buna karşın kalp hastalıkları ve inme (beyin felci) yeniden en yaygın ölüm nedenleri arasına girdi.</p>

<p>IHME verilerine göre, bulaşıcı hastalıklardan kaynaklanan ölümler son yıllarda belirgin biçimde azalırken, bulaşıcı olmayan kronik hastalıklar (örneğin kalp, şeker, Alzheimer, böbrek yetmezliği gibi) artık dünya genelindeki ölümlerin üçte ikisini oluşturuyor.</p>

<p>Kronik hastalıklar yükselişte</p>

<p>1990 yılından bu yana kalp ve damar hastalıklarından ölümler azalsa da, diyabet, Alzheimer ve kronik böbrek hastalıkları gibi uzun süreli hastalıklar ciddi oranda arttı.</p>

<p>Araştırmayı yöneten Prof. Dr. Christopher Murray, bu durumu şöyle değerlendirdi:</p>

<p>“Dünyada hızla yaşlanan nüfus, sağlık sistemleri için yeni bir meydan okuma oluşturuyor. Yaşam süresi uzasa da, kronik hastalıkların yükü artıyor.”</p>

<p>Önlenebilir nedenler ölümlerin yarısını oluşturuyor</p>

<p>Rapor, günümüzde görülen hastalık ve ölümlerin yaklaşık yarısının önlenebilir olduğunu ortaya koyuyor. En önemli risk faktörleri arasında;</p>

<p>Yüksek tansiyon,</p>

<p>Sigara kullanımı,</p>

<p>Yüksek kolesterol,</p>

<p>Obezite,</p>

<p>Diyabet, bulunuyor.</p>

<p>Ayrıca hava kirliliği, endüstriyel kimyasallar ve iklim değişikliğine bağlı çevresel etkiler de küresel sağlık risklerini artırıyor.</p>

<p>Yeni doğanlar açısından ise yetersiz beslenme ve anne sağlığı sorunları, özellikle düşük gelirli bölgelerde hâlâ ölüm oranlarını yükseltiyor.</p>

<p>Gençlerde intihar ve kazalar öne çıkıyor</p>

<p>Araştırma, son 10 yılda 20–39 yaş arası bireyler arasında ölüm oranının belirgin şekilde arttığını ortaya koydu.</p>

<p>Bu artış, özellikle Kuzey Amerika ülkelerinde, uyuşturucu kullanımı, intihar ve şiddet olaylarıyla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Benzer şekilde, Afrika’nın Sahra Altı bölgesinde bulaşıcı hastalıklar; Avrupa ve Karayipler’de ise trafik kazaları genç ölümlerinde başlıca neden olarak öne çıkıyor.</p>

<p>5–14 yaş grubunda ise demir eksikliği, kirli su ve kötü beslenme hâlâ başlıca ölüm nedenleri arasında.</p>

<p>Zengin ve yoksul ülkeler arasındaki fark büyüyor</p>

<p>Araştırmaya göre, yüksek gelirli ülkelerde ortalama yaşam süresi 83 yıl iken, yoksul bölgelerde, özellikle Afrika’nın güneyinde 62 yıl civarında seyrediyor.</p>

<p>Uzmanlar, bu farkın sağlık hizmetlerine erişim, beslenme, eğitim ve sosyoekonomik koşullar arasındaki derin eşitsizliklerden kaynaklandığını belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RUDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/yeni-arastirma-insan-omru-20-yil-uzadi-ancak-gencler-arasinda-olum-orani-artti</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Oct 2025 16:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/905819-image1.jpg" type="image/jpeg" length="59118"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2025 Nobel Ekonomi Ödülü'nü kazananlar belli oldu!]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/2025-nobel-ekonomi-odulunu-kazananlar-belli-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/2025-nobel-ekonomi-odulunu-kazananlar-belli-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2025 Nobel Ekonomi Ödülü; “inovasyon odaklı ekonomik büyümeyi açıklamış olmaları” nedeniyle Joel Mokyr, Philippe Aghion ve Peter Howitt'e verildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi'nde düzenlenen basın toplantısında, 2025 Nobel Ekonomi Ödülü'nün sahipleri açıklandı.</p>

<p>Joel Mokyr, "teknolojik gelişmeler yoluyla sürdürülebilir büyümenin ön koşullarını belirlemiş olması nedeniyle" bu ödüle layık görüldü.</p>

<p>Philippe Aghion ve Peter Howitt ise "yaratıcı yıkım yoluyla sürdürülebilir büyüme teorisine" ilişkin çalışmalarıyla ödülün sahibi oldu.</p>

<h3>Joel Mokyr kimdir?</h3>

<p>Joel Mokyr, ekonomik tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınan dünyaca ünlü bir akademisyendir. 26 Temmuz 1946’da Leiden’de doğan Mokyr, Holokost’tan kurtulan bir ailenin çocuğudur. Babasını küçük yaşta kaybettikten sonra annesiyle birlikte İsrail’in Hayfa kentinde büyümüştür.</p>

<p><img alt="Joel Mokyr.2E16D0Ba.fill 400X400.Format Png" class="detail-photo img-fluid" height="400" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/joel-mokyr2e16d0bafill-400x400format-png.png" width="400" /></p>

<p>Eğitim hayatına Kudüs İbrani Üniversitesi’nde başlayan Mokyr, ekonomi ve tarih bölümlerinden 1968 yılında mezun olmuştur. Ardından Yale Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora eğitimini tamamlamış, doktora tezinde 19. yüzyılın ilk yarısında Avrupa’daki sanayi gelişimini incelemiştir.</p>

<p>Akademik kariyerine Yale Üniversitesi’nde öğretim görevlisi olarak adım atan Mokyr, 1974’ten bu yana Northwestern Üniversitesi’nde ekonomi ve tarih profesörü olarak görev yapmaktadır. Aynı zamanda Tel Aviv Üniversitesi Eitan Berglas Ekonomi Okulu’nda profesörlük unvanını da sürdürmektedir.</p>

<p>Ekonomik büyüme, yenilik ve sanayi devrimi üzerine yaptığı kapsamlı araştırmalarla tanınan Mokyr, 1993 yılından bu yana Princeton University Press’in *Economic History of the Western World* serisinin editörlüğünü yürütmektedir. Ekonomi tarihi alanındaki katkılarından dolayı 2025 yılında Ekonomi Bilimleri dalında Nobel Anma Ödülü’ne layık görülmüştür.</p>

<h3>Philippe Aghion kimdir?</h3>

<p>Philippe Aghion, ekonomik büyüme teorileri ve yenilik üzerine çalışmalarıyla tanınan Fransız ekonomisttir. 1956 yılında Paris’te doğan Aghion, akademik dünyada özellikle inovasyon ve üretkenlik üzerine geliştirdiği modellerle öne çıkmıştır.</p>

<p><img alt="Aghion" class="detail-photo img-fluid" height="267" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/aghion.jpeg" width="400" /></p>

<p>Eğitimine École normale supérieure de Cachan’da matematik okuyarak başlayan Aghion, ardından Paris I Panthéon-Sorbonne Üniversitesi’nde ekonomi alanında yüksek lisans ve doktora çalışmalarını tamamladı. 1987 yılında Harvard Üniversitesi’nden ekonomi doktorası aldı.</p>

<p>Akademik kariyerine Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde başlayan Aghion, daha sonra Oxford Üniversitesi, University College London ve Harvard Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen kurumlarında görev yaptı. 2015 yılından bu yana London School of Economics’te profesör olarak ders vermekte, ayrıca Collège de France ve Paris School of Economics’te de akademik çalışmalarını sürdürmektedir.</p>

<p>Aghion’un araştırmaları, ekonomik büyümenin inovasyon ve rekabetle nasıl şekillendiğini açıklamaya odaklanır. Peter Howitt ile birlikte geliştirdiği Schumpeterci büyüme modeli, modern ekonomi literatürünün temel yaklaşımlarından biri haline gelmiştir. Endojen Büyüme Teorisi ve Yaratıcı Yıkımın Gücü adlı eserleriyle tanınan Aghion, BBVA Vakfı Bilgi Sınırları Ödülü de dahil olmak üzere pek çok uluslararası ödülün sahibidir.</p>

<p>Amerikan Sanat ve Bilim Akademisi ile İngiliz Akademisi üyesi olan Aghion, aynı zamanda Annual Review of Economics dergisinin editörlerinden biridir.</p>

<h3>Peter Howitt kimdir?</h3>

<p>Peter Howitt, ekonomik büyüme ve yenilik teorileri üzerine yaptığı çalışmalarla tanınan Kanadalı ekonomisttir. Ekonomi literatüründe özellikle Philippe Aghion ile geliştirdiği Schumpeterci büyüme modeliyle önemli bir yer edinmiştir.</p>

<p><img alt="Peter Howitt Nuqu Cover.jpg" class="detail-photo img-fluid" height="225" src="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/peter-howitt-nuqu-coverjpg.webp" width="400" /></p>

<p>Kanada doğumlu olan Howitt, lisans eğitimini McGill Üniversitesi’nde tamamladı. Ardından Batı Ontario Üniversitesi’nde yüksek lisans, Northwestern Üniversitesi’nde ise ekonomi alanında doktora derecesi aldı. Akademik eğitiminin ardından ekonomi teorisi, para politikası ve büyüme dinamikleri üzerine çalışmalar yürüttü.</p>

<p>Akademik kariyerinde uzun yıllar Brown Üniversitesi’nde görev yapan Howitt, burada Lyn Crost Sosyal Bilimler Profesörü unvanını taşıdı. 1990’lı yıllarda Kanada Ekonomi Derneği başkanlığı yaptı, ayrıca Journal of Money, Credit and Banking dergisinin editörlüğünü yürüttü. Kanada Kraliyet Cemiyeti ve Ekonometri Derneği üyesidir.</p>

<p>Howitt’in araştırmaları, teknolojik yeniliklerin ekonomik büyümeye etkisini anlamaya odaklanır. Philippe Aghion ile birlikte geliştirdiği çalışmalar, modern büyüme teorisinin temel taşlarından biri kabul edilir. 2019 yılında BBVA Vakfı tarafından verilen Bilgi Sınırları Ödülü’nü kazanan Howitt, ekonomi bilimine katkılarıyla uluslararası düzeyde saygı gören bir akademisyendir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
                        <span class="reporter-name"><strong>Muhabir: </strong>Edanur Kuş</span>
            </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/2025-nobel-ekonomi-odulunu-kazananlar-belli-oldu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Oct 2025 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/10/1760351122409-nobel.jpg" type="image/jpeg" length="72291"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[VPN uygulamaları gerçekten güvenli mi?]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/vpn-uygulamalari-gercekten-guvenli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/vpn-uygulamalari-gercekten-guvenli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[VPN, yasaklar ve erişim engellerinin yaygın olduğu otoriter rejimlerde tarafsız bilgiye ulaşmanın önemli bir aracı. Ancak yapılan bir araştırma her VPN'in sanıldığı gibi güvenli olmadığını ortaya koydu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Otoriter yönetilen ülkelerde yaşayan ve buna rağmen ülkesindeki gelişmelerle ilgili tarafsız bilgi edinmek isteyenlerin işi zor. Bu tür ülkelerde muhalif medya yasaklar ve baskılarla boğuşurken yabancı internet siteleri de erişim engelleriyle karşılaşıyor.</p>

<p>Bu tür ülkelerde bilgiye erişim içinSanal Özel Ağ, yani VPN önemli bir rol oynuyor. VPN'in iki avantajı var: IP adresini gizliyor ve içeriği şifreliyor. Bu sayede erişim engeli getirilmiş internet sitelerine ulaşmak mümkün hale geliyor. Dünyada yüz milyonlarca kişi VPN kullanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>VPN kullanmak güven meselesi</h3>

<p>Tam da bu nedenle VPN kullanımı Çin, Rusya, Belarus, İran, Kuzey Kore gibi ülkelerde yasak ya da en azından kullanımı güçlü bir şekilde kısıtlanmış durumda. Bu tür ülkelerde VPN kullananlar bunu gizlice yapıyor ve sağlayıcıdan da verileriyle ilgili aynı gizliliği bekliyor.</p>

<p>Ancak maalesef kullanıcıların gizlilik ihtiyacını dikkate almayan sağlayıcılar da var. İnternet özgürlükleri alanında kamu yararı için çalışan bağımsız bir kuruluş olan "Open Technology Fund"ın yaptırdığı kapsamlı araştırma bu konudaki açıkları ortaya koyuyor. Kullanıcıların hapse girmesine kadar önemli etkileri olabilecek bu açıklar alarm veriyor.</p>

<p></p>

<h3>Şirketlerin arkasında kimler var?</h3>

<p>Yapılan araştırma sonucu ortaya çıkan açıklardan biri, künyedeki şeffaf olmayan veriler. Pek çok VPN sunucu, karmaşık şirket yapılarının arkasında gerçek sahibinin kim olduğunu gizliyor. Bu da şirket üzerinde asıl kimin güç ve nüfuz sahibi olduğunun bilinmemesi sonucunu doğuruyor.</p>

<p>Örneğin araştırmada incelenen VPN sunucularından Innovative Connecting PTE, Autumn Breeze PTE ve Lemon Clove PTE'nin künyelerinde Singapur'da kayıtlı oldukları yazıyor. Gerçekte ise Çin vatandaşları tarafından Çin'den yönetiliyorlar ve enformasyon denetimi konusunda Çin yasalarına tabiler.</p>

<p>Yapılan başka bir araştırma da aynı sonucu ortaya koyuyor. Araştırma, pek çok VPN sunucusunun, veri depolama konusunda gevşek yasalara sahip ülkelerde paravan şirketler kurduklarına işaret ediyor.</p>

<h3>Beyaz etiket çözümleri</h3>

<p>Bir başka tespit, çok sayıda farklı VPN uygulamasının aslında aynı şirket tarafından geliştirilmesi. Raporda "az sayıda şirketin, beyaz etiket çözümleri yoluyla VPN piyasasında orantısız derecede büyük bir paya sahip olduğuna" dikkat çekiliyor. Beyaz etiket çözümü, bir şirketin, üçüncü bir şirketin geliştirdiği ürünü kendi markası altında piyasaya sürmesi anlamına geliyor.</p>

<p>Araştırmada, 16 VPN uygulamasına sahip sekiz VPN sunucusu "yüksek derecede sorunlu" olarak sınıflandırılıyor. Google Play Store'da 700 milyondan fazla indirilmiş VPN hizmetlerinin birbirleriyle ilişkilerinin gizlendiği tespitinde bulunuluyor ve bu sunucuların işlettiği hizmetlerin veri koruma ve güvenlik konusunda sorunlu olduğu, kullanıcıları takibat riskine soktuğu vurgulanıyor.</p>

<h3>Yüz milyonlarca kullanıcı tehlikede</h3>

<p>Araştırmada "son derece endişe verici" diye sınıflandırılan uygulamalar ise; Turbo VPN, VPN Proxy Master, XY VPN ve 3X VPN – Smooth Browsing. Bu uygulamaların her biri Google Play Store'da 100 milyondan fazla kez indirilmiş durumda.</p>

<p>Bu da dünyada yüz milyonlarca kullanıcının aslında tam anlamıyla güvende olmadığı anlamına geliyor. Raporda, sunucuların VPN tüneli oluşturmak için Shadowsocks protokolü kullandığına ve bu protokolün gizliliği korumak üzere tasarlanmadığına işaret ediliyor.</p>

<p>Sabit şifre tehlikesi ve gizlice konum toplama<br />
Ancak güvenlik açıkları burada bitmiyor. "Son derece endişe verici" diye sınıflandırılan sunucular, sabit şifreli Shadowsocks protokolü kullanıyor ve bu şifreler uygulamada kayıtlı. Bu da önemli bir güvenlik açığı. Dışarıdan bir saldırı durumunda şifrenin okunması ve tüm iletişimin deşifre edilerek çözülmesi mümkün.</p>

<p>Araştırmaya göre pek çok şirket, işlem merkezlerinden kiraladıkları sunucuları kullanıyor ve donanım üzerinde tam kontrole sahip değiller. Ve bazı VPN uygulamalarının, kendi veri koruma ilkelerine aykırı olmasına rağmen gizlice konum bilgilerini toplaması da araştırmanın ortaya koyduğu sonuçlar arasında.</p>

<h3>Hangi uygulamalar tavsiye ediliyor?</h3>

<p>Araştırmada, Innovative Connecting, Autumn Breeze, Lemon Clove, Matrix Mobile, ForeRaya Technologies, Wildlook Tech, Hong Kong Silence Technology ve Yolo Mobile Technology Limited uygulamalarının özel alan ve güvenlik konusunda ciddi sorunlara sahip olduğu ve kullanıcı açısından büyük riskler taşıdığı uyarısı yer alıyor.</p>

<p>Araştırmacılar, bu tür uygulamalar yerine, daha güvenilir ve güvenli olarak görülen ücretli uygulamalara yönelinmesini tavsiye ediyor. Lantern, Psiphon, ProtonVPN ya da Mullvad gibi uygulamalarda veri koruma ve güvenlik açısından ciddi sorunlara rastlanmadığı not ediliyor.</p>

<p>Araştırmanın sonuç bölümünde kullanıcılara, künyesinde sahibinin kim olduğu, altyapısı ve uygulanacak hukuk ile yargı yetkisi konularında tam şeffaflık gösteren VPN sunucularını tercih etmeleri tavsiyesi yer alıyor.</p>

<p>Uygulama mağazalarına da, sunacakları uygulamaların güvenlik açıklarına daha fazla dikkat göstermeleri önerisinde bulunuluyor.</p>

<h3>"Devlet her şeyi görebiliyor"</h3>

<p>Araştırmanın yazarlarından Benjamin Mixon-Baca, vardıkları sonuçlarla ilgili "felaket" değerlendirmesinde bulunuyor. Mixon-Baca, "Bu, kullanıcıların özel alanları ve güvenlik açısından bir felaket. Kullanıcının hangi ülkede yaşadığından bağımsız olarak, tespit ettiğimiz açıklar, VPN'lerin internet sitelerinde iddia ettiklerinin aksine hiçbir şekilde özel alan ya da güvenlik sunmadığını gösteriyor. Bunun sonucu kullanıcılar sahte bir güvenlik duygusuna kapılıyor. Gerçekte ise devlete bağlı aktörler, kullanıcının yaptığı her şeyi görebiliyor" ifadelerini kullanıyor.</p>

<p>Araştırmacı Mixon-Baca, sunucuların gerçek kimliklerini gizlemek için gösterdiği çabaya ve aksi yönde verdikleri söze rağmen coğrafî konum bilgilerini toplamalarına işaret ederek kullanıcıların güveninin ciddi bir şekilde suistimal edildiğini vurguluyor.</p>

<h3>Son çare Tor</h3>

<p>Araştırmacı Mixon-Baca, VPN'deki temel çelişkinin işin ticarî boyutu olduğunu belirtiyor ve "İnsanların bu ürünlerden beklediği şey, yani veri koruma ve güvenlik, reklam ve para kazanmayla doğrudan tezat oluşturuyor. Veri korumayı para kazanmak üzere reklamla birleştirdiğinizde sonucun iyi olmadığını tespit ettik" diyor.</p>

<p>Signal gibi bağışlarla desteklenen ve kâr amacı gütmeyen bir uygulamanın prensipte iyi olduğunu ancak mevcut kaynaklarıyla veri koruma ve güvenlik konusundaki sorunları çözemeyeceğini belirten Mixon-Baca, gerçekten güvenliğe önem veren kullanıcılara Tor tarayıcısını tavsiye ediyor. Türkçe Soğan Yönlendirici olarak adlandırılan The Onion Router'ın kısaltması olan Tor, internette kimlik gizliliğini artıran bir sanal tünel ağı. Mixon-Baca, "Diğerleri gibi Tor'un da sınırları var. Ama veri koruma sizin için öncelikse Tor ilk seçiminiz olmalı" diyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>DW Türkçe</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/vpn-uygulamalari-gercekten-guvenli-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 27 Sep 2025 23:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/09/i-m-g-2804.jpeg" type="image/jpeg" length="19574"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Adalet'te yapay zeka dönemi başladı!]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/dalette-yapay-zeka-donemi-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/dalette-yapay-zeka-donemi-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adalet Bakanı Tunç, "Artık yapay zeka dönemine geçtik. Biz de yargıda yapay zekayı destek unsuru olarak kullanacağız. Yapay Zeka Şube Müdürlüğü kuruldu. Karar merci yine hakim, savcı ve avukat olacak ancak yapay zeka kalem personeline destek olacak" dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p id="content">Antalya’da avukatlarla bir araya gelen Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Artık yapay zeka dönemine geçtik. Birçok meslektaşımız yapay zekayı kullanmaya başladı. Sayfalarca bilirkişi raporlarını kısa sürede özetleyen sistemlerden yararlanıyorlar. Biz de yargıda yapay zekayı destek unsuru olarak kullanacağız. Yapay Zeka Şube Müdürlüğü kuruldu. Yargıda karar merci yine hakim, savcı ve avukat olacak ancak yapay zeka kalem personeline destek olacak" dedi.</p>

<p>Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları" programı kapsamında Antalya’da avukatlarla bir araya geldi. Toplantıda avukatlık mesleğinin önemine vurgu yapan Bakan Tunç, yargının üç sac ayağından birini savunmanın oluşturduğunu belirterek, "Avukatlık mesleği yargının üç sac ayağından birini teşkil ediyor. Savunma. Demokratik hukuk devleti üç sütun üzerinde duruyor. Yasama, yürütme, yargı. Yasama kanunları yapıyor. Yürütme o kanunlar çerçevesinde uygulamalarını gerçekleştiriyor. Yargı da uyuşmazlıkları çözüyor. Yani üç sac ayağından biri olmadığı zaman demokratik hukuk devleti olmaz. Bu üç sac ayaktan birisi yargı. Yargı da üç sac ayak üzerinde duruyor. İddia, savunma, hüküm. Dolayısıyla iddia olmadan da savunma olmadan, hüküm olmadan birisi eksik olduğunda yargı olmaz, yargı sütunu olmadığı zaman demokratik hukuk devleti olmaz. Dolayısıyla savunma demokratik hukuk devletinin sütunlarından birisi. Savunma hakkı kutsal ve savunmayı temsil eden avukatlarımız yargının kurucu unsurlarından ve avukatlık kanunumuz birinci madde avukatlık hem serbest meslektir diyor hem de bir kamu hizmetidir diyor. Türk Ceza Kanunu’nun altıncı maddesinde de yargı görevini yapan gibi değerlendiriliyor. Dolayısıyla avukatlarımız, hakim, savcı neyse avukatlarımız da yargının olmazsa olmazı. Dolayısıyla yargı da hukuk devletinin olmazsa olmazı. O nedenle avukatlarımızın yeri özellikle demokratik hukuk devletinde yadsınamaz ve avukatlık mesleğini ne kadar kaliteli hale getirirsek yargılamanın kalitesi de o kadar artar ve vatandaşlarımızın da adalete güveni o kadar artar ve hukuk devleti gerçekleşmiş olur. Dolayısıyla meslektaşlarımıza biz önem veriyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Yargı reform strateji belgesinde 264 hedef belirlendi"</p>

<p>Avukatların işlerini kolaylaştırmak ve yargının hızlandırılması için hükümetler döneminde önemli çalışmalar yapıldığını kaydeden Tunç, "Bu çalışmalar sadece hakim ve savcılarımız için değil, avukatlarımız için de. Dolayısıyla hep beraber inşallah yargıdaki kaliteyi daha da ileriye taşımak ve vatandaşlarımızın yargı hizmetlerinden memnuniyetini en üst noktaya taşımak için iddia, hüküm, savunma üçü de aynı değerde, değer görmesi gereken ayaklar, sütunlar. Yargı reform strateji belgemiz 23 Ocak’ta açıklandı. Bu belgede 264 hedefimiz var. Sayın Cumhurbaşkanımız kamuoyuyla paylaştıktan sonra biz bu hedefleri takvime bağladık ve bu takvim içerisinde gerçekleştirme gayreti içerisindeyiz. Özellikle beş ana amaç var. Kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, insan kaynağı kapasitesinin artırılması, ceza adaleti sisteminin etkinliğinin artırılması, hukuk yargılamalarının etkinliğinin artırılması, adalete erişimin kolaylaştırılması. Bu beş ana amaç doğrultusunda 264 hedef belirledik. Bu hedefler içerisinde savunmayı da ilgilendiren başlıklar var" ifadelerine yer verdi.</p>

<p>"Ara buluculuk ve uzlaştırma toplumsal barışa hizmet ediyor"</p>

<p>Avukatların taleplerini dikkate aldıklarını vurgulayan Tunç, adli yardım ödeneklerinin ödenmesi ve uzlaştırma müessesesinin yalnızca hukukçular tarafından yürütülmesi gibi düzenlemeleri hatırlattı. Avukatların ara buluculuktaki rolüne de işaret eden Tunç, "2013’te ara buluculuk mevzuatımıza girdikten sonra ihtiyari olarak başlamıştı. 2018’den itibaren de farklı zamanlarda farklı dava türlerinde zorunlu dava şartı ara buluculuk olarak yoluna devam etti. Şu ana kadar 8 milyon civarında ara buluculuğun önüne uyuşmazlık geldi. Bunun yaklaşık 5 milyona yakını anlaşmayla sonuçlandı. Tabii ihtiyari ara buluculukta anlaşma oranı biraz daha yüksek, yüzde 90’ları buluyor. Zorunlu ara buluculukta da yüzde 40’lar seviyesinde ortalama yüzde 65. Burada ara buluculuk özellikle alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemleri dediğimiz tahkim, ara buluculuk, cezada uzlaştırma hem yargının iş yükünü azaltan hem de aslında en önemlisi toplumsal barışa hizmet eden bir durum. Vatandaşlarımızın dava süreçlerinde yıpranmadan tokalaşarak, barışarak aralarındaki uyuşmazlığı çözmeleri barışa, toplumsal huzura hizmet ediyor, çekişmeler huzursuzluğa neden oluyor. O nedenle avukatlarımızın ara buluculuktaki katkısı önemli" şeklinde konuştu.</p>

<p>"2009’dan 2025’e yargı reform belgeleriyle ileri adımlar atıldı"</p>

<p>Yargı reformlarının tarihine de değinen Bakan Tunç, şunları söyledi:</p>

<p>"2009’da ilk, 2015’te ikinci, 2018’de üçüncü, 2025’in başında dördüncü yargı reform belgesini açıkladık. Her biriyle ileri adımlar attık. Bu süreçte zorluklar da yaşandı. Darbe kalkışmaları oldu, FETÖ’den arınma süreci yaşandı. 2016 sonrasında meslekten ihraç edilen hakim ve savcıların yerine genç meslektaşlarımız göreve başladı. İstinaf mahkemelerinde yığılmaların önlenmesi için 139 yeni daire kurduk. İlk derece mahkemelerinde iş yoğunluğu artan yerlerde 2 bin 500 yeni mahkeme oluşturuldu. Bugün 8 bin civarında mahkeme var."</p>

<p>"2000’li yıllarda millileşti kanunlarımız"</p>

<p>Kanunların yenilenmesine ve millileştirilmesine dikkat çeken Tunç, "AK Parti iktidarları döneminde özellikle mevzuatın geliştirilmesi ve ihtiyaca cevap veren bir mevzuata kavuşmamız anlamında çok büyük mesafeler aldık. Temel kanunlarımızın tamamı değişti. Burada genç meslektaşlarımız var. Onlar yeni kanunlarla işe başladılar ama burada özellikle tecrübeli arkadaşlarımız eski kanunlarla başlamışlardı mesleğe, sonrasında kanunlar yenilendi. O eski kanunlarımız bizim iktibastı. Yani dışarıdan almaydı, tercümeydi. İsviçre’den, Almanya’dan, Fransa’dan aldığımız kanunlarla biz 2000’li yıllara kadar geldik. 2000’li yıllarda hükümetlerimiz döneminde kendi akademisyenlerimizin katkısıyla, kendi hukukçularımızın hazırladığı ve meclisimizin onayladığı kanunlarla temel kanunlarımız yenilendi. Kanunlarımız millileşti. Ticaret kanunundan ceza kanunlarına, borçlar kanunundan usul kanunlarına kadar bütün temel kanunlarımız bu dönemde yenilendi. Ve bu yenileme süreci bitti mi? Bitmedi. Çünkü ihtiyaçlar gelişiyor, teknoloji gelişiyor, yeni suç tipleri, bilişim suçları ve nüfusun artması farklı sorunlara neden oluyor ve mevcut kanunlarda da yeni değişiklik ihtiyaçları mutlaka oluyor. Bu anlamda adliyeleri ziyaret ettiğimiz zaman hakim ve savcılarımıza şunu diyoruz; ‘Eğer kürsüde bir kanunu uygularken o kanunun vicdanınıza ters geldiğini anlıyorsanız, düşünüyorsanız ve uygularken keşke şöyle düzenli etseydik diyorsanız, anayasaya aykırılık iddiasında bile bulunmanıza ihtiyaç yok. Bize bildirin. Adalet Bakanlığı Mevzuat Genel Müdürlüğü zaten bunun için kurulmuş. Bunun çalışmasını yaparız. Milletvekillerimize talepte bulunuruz. Deriz ki bu kanun şu şekilde düzeltilmesi lazım.’ Yani Anayasa Mahkemesi süreçlerini bile beklemeden biz bunları daha hukuka uygun hale getirdik" dedi.</p>

<p>Avukatların karşılaştığı zorluklara çözüm için Adalet Bakanlığı’na doğrudan ulaşabileceklerini belirten Tunç, "Hukuka uygun kanunlar olması için her türlü öneriye açığız. Avukat meslektaşlarımızdan bu konuda görüş bekliyoruz" dedi.</p>

<p>"Yargıda yapay zeka dönemi başlıyor"</p>

<p>Dijitalleşme ve yapay zeka konusuna da değinen Bakan Tunç, şunları söyledi:</p>

<p>"Artık yapay zeka dönemine geçtik. Birçok meslektaşımız yapay zekayı kullanmaya başladı. Sayfalarca bilirkişi raporlarını kısa sürede özetleyen sistemlerden yararlanıyorlar. Biz de yargıda yapay zekayı destek unsuru olarak kullanacağız. Yapay Zeka Şube Müdürlüğü kuruldu. Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü bünyesinde milli yazılım mühendislerimizin geliştirdiği sistemlerle yargının dijitalleşmesini önemsiyoruz. Yargıda karar merci yine hakim, savcı ve avukat olacak ancak yapay zeka kalem personeline destek olacak."</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>İHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/dalette-yapay-zeka-donemi-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 21 Sep 2025 16:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/09/79101.jpg" type="image/jpeg" length="26910"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyanın yörüngesine giren 'yeni Ay' bir süre bizimle olacak]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/dunyanin-yorungesine-giren-yeni-ay-bir-sure-bizimle-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/dunyanin-yorungesine-giren-yeni-ay-bir-sure-bizimle-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Astronomlar, Dünya ile senkronize biçimde hareket eden yeni bir gök cismi keşfetti. 2025 PN7 adı verilen bu küçük asteroit, “yarı uydu” olarak tanımlandı. Ancak bilim insanlarına göre bu durum geçici olacak ve cisim yalnızca yaklaşık 128 yıl boyunca Dünya’nın yol arkadaşı olarak kalacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Madrid Complutense Üniversitesi’nden Carlos ve Raúl de la Fuente Marcos’un yürüttüğü araştırma, Research Notes of the American Astronomical Society dergisinde yayımlandı. Çalışmada, 2025 PN7 adı verilen gök cisminin, Dünya ile yörüngesel rezonans halinde hareket ettiği ve bu nedenle “yarı uydu” kategorisine girdiği açıklandı.</p>

<p>Arjuna asteroitleriyle bağlantısı</p>

<p>Yarı uydular, ilk kez 1991’de keşfedilen 1991 VG ile tanımlanan ve “Arjuna asteroitleri” olarak bilinen özel bir sınıfa ait. Bu gökcisimleri, Dünya’ya çok benzeyen yörüngelere sahip olduklarından zaman zaman gezegenimizin etrafında kısa süreliğine “mini Ay” gibi görünebiliyor. Ancak bilim insanları, bu nesnelerin Dünya’ya kütleçekimsel olarak bağlı olmadığını vurguluyor.</p>

<p>Kalıcı değil, geçici bir yol arkadaşı</p>

<p>Araştırmaya göre 2025 PN7, Dünya ile senkronize biçimde hareket eden bir yörüngeye oturmuş durumda. Ancak bu durum kalıcı değil. Hesaplamalar, söz konusu gök cisminin yaklaşık 128 yıl boyunca yarı uydu statüsünü koruyacağını, sonrasında ise küçük yörünge değişiklikleriyle Truva (Trojan) ya da at nalı (horseshoe) yörüngesine geçeceğini gösteriyor.</p>

<p>Mini ay ile farkı</p>

<p>Bilim insanları, yarı uydular ile mini Ayları birbirinden ayırıyor. Yarı uydular, Dünya’ya yakın hareket etseler de kütleçekimsel olarak bağlı değil. Mini Aylar ise kısa bir süre için Dünya tarafından yakalanıyor. Örneğin, 2024 PT5 yakın geçmişte kısa süreliğine Dünya’nın “mini Ay”ı olmuştu.</p>

<p>Gökbilim açısından önemi</p>

<p>2025 PN7, aynı zamanda “Apollo asteroitleri” grubuna da dahil. Ancak Arjuna asteroitlerinden farklı olarak bu sınıf, Dünya’nın yörüngesini kesebiliyor. Araştırmacılar, bu tür nesnelerin gökbilim açısından değerli olduğunu, çünkü Dünya’nın çevresindeki dinamik kozmik ortamı anlamada kritik veriler sunduğunu belirtiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şu anda Dünya çevresinde bilinen yarı uydular arasında 164207 Cardea (2004 GU9), 469219 Kamo’oalewa (2016 HO3), 277810 (2006 FV35), 2013 LX28, 2014 OL339 ve 2023 FW13 bulunuyor. 2025 PN7, bu listeye eklenen en yeni gök cismi oldu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>RUDAW</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/dunyanin-yorungesine-giren-yeni-ay-bir-sure-bizimle-olacak</guid>
      <pubDate>Wed, 17 Sep 2025 10:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/09/898792-image1.jpg" type="image/jpeg" length="64389"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yatmadan önceki bu alışkanlık sağlığınızı tehlikeye atıyor]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/yatmadan-onceki-bu-aliskanlik-sagliginizi-tehlikeye-atiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/yatmadan-onceki-bu-aliskanlik-sagliginizi-tehlikeye-atiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günümüzde milyonlarca insan, uyumadan önce telefon ekranına bakmayı alışkanlık haline getirdi. Ancak uzmanlar, bu davranışın sanıldığı kadar masum olmadığını ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirtiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Telefon uyku düzeninizi bozuyor</p>

<p>Harvard Medical School araştırmacıları, cep telefonlarından yayılan mavi ışığın melatonin hormonunu baskıladığını ortaya koydu. Melatonin, uykuya geçişi sağlayan doğal bir hormon. Hormonun azalması, uykuya dalmayı zorlaştırıyor. Harvard Üniversitesi’nden uyku tıbbı profesörü Dr. Charles Czeisler, “Yatmadan önce telefona bakmak, beyninize hâlâ gündüz olduğunu söyler. Sonuç: Uykuya dalmanız gecikir ve uyku kaliteniz düşer” diyor.</p>

<p>Yatmadan önce telefona bakmanın 5 riskli etkisi</p>

<p></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<ol>
 <li>Uykusuzluk: Daha geç uykuya dalma ve sık sık uyanma</li>
 <li>Göz yorgunluğu: Uzun süre mavi ışığa maruz kalma, göz kuruluğu</li>
 <li>Stres artışı: Sosyal medya ve haberler zihni dinlendirmeyi engelliyor</li>
 <li>Dikkat dağınıklığı: Ertesi gün odaklanma sorunları ve yorgunluk</li>
 <li>Uzun vadeli sağlık riski: Uyku bozuklukları bağışıklık sistemini zayıflatabilir</li>
</ol>

<p>Uzmanlardan basit öneriler</p>

<p>Kaliforniya Üniversitesi’nden nörobilimci Dr. Matthew Walker, uyku kalitesini artırmak için en etkili yöntemin “telefonu yatak odasından uzaklaştırmak” olduğunu söylüyor. Ayrıca uzmanlar:</p>

<ul>
 <li>Yatmadan en az 1 saat önce ekranları kapatın</li>
 <li>Telefonunuzu gece modu veya mavi ışık filtresi ile kullanın</li>
 <li>Uyku öncesi kitap okumak veya meditasyon yapmak gibi sakinleştirici aktiviteler deneyin</li>
</ul>

<p>Uyku kalitenizi artırmak ve sağlığınızı korumak istiyorsanız, telefon alışkanlığınızı gözden geçirmenin tam zamanı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Tigris Haber</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM, YAŞAM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/yatmadan-onceki-bu-aliskanlik-sagliginizi-tehlikeye-atiyor</guid>
      <pubDate>Sun, 14 Sep 2025 02:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/09/177306.jpg" type="image/jpeg" length="36385"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Apple'ı üzecek tavsiyeler; işte iPhone 17 almak yerine yapmanız gerekenler...]]></title>
      <link>https://www.bolgegazetesivan.com/applei-uzecek-tavsiyeler-iste-iphone-17-almak-yerine-yapmaniz-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.bolgegazetesivan.com/applei-uzecek-tavsiyeler-iste-iphone-17-almak-yerine-yapmaniz-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Apple, geçtiğimiz gün iPhone 17 modellerini tanıtarak ön siparişe açtı. Ancak ABD merkezli The Washington Post, yeni iPhone'ları satın almak yerine mevcut telefonlarda yapılabilecek küçük değişiklikleri sıraladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Washington Post haberinde,<em> "Telefonunuzun ömrünü uzatmak hem cüzdanınız için hem de çevre için iyi bir adım. Tek kötü yanı, Apple, Samsung ve telefon operatörlerini pek memnun etmeyecek olması,"</em> denildi.</p>

<h3>Pil ömrünü uzatın</h3>

<p>Gazete Oksijen'in Washington Post'tan aktardığına göre; U.S. PIRG tüketici grubundan Nathan Proctor bazı uygulamaların farkında olmadan pili sömürdüğünü ve telefonu yavaşlattığını hatırlattı.</p>

<p>Proctor, kendi telefonunda Sudoku uygulamasının çok fazla pil harcadığını gördükten sonra uygulamayı sildiğini anlattı. Yazar Shira Ovide ise iPhone’unun pil kullanımına baktığında, son 10 günde neredeyse yarısını WhatsApp’ın tükettiğini fark ettiğini söyledi.</p>

<p>Öneriler arasında arka planda çalışan uygulamaları kapatmak yer alıyor. Haberde, <em>"Çoğu uygulama kendini sürekli yeniler. Navigasyon, e-posta veya haber uygulamaları için faydalı olabilir ama genellikle gereksizdir,"</em> deniyor.</p>

<p>CPR Cell Phone Repair zincirinden Chad Johansen, <em>“Telefonu yepyeni hissettiren en kolay yöntem pil değiştirmek”</em> ifadesini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Yazılımı güncelleyin</h3>

<p>Öneriler arasında telefonun yazılımını güncellemek de yer alıyor. Bu, telefonunuzu daha güvenli hale getirir, yeni özellikler ekler ve performansını artırabilir.</p>

<p>Kamera sorunları için de lensin yumuşak bir bez veya alkol bazlı bir ıslak mendille temizlenmesi öneriliyor.</p>

<p>Şarj kablosunu taktığınızda telefonunuz sorun çıkarıyorsa, şarj yuvasında toz ve kir olabilir.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>T24</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>BİLİM</category>
      <guid>https://www.bolgegazetesivan.com/applei-uzecek-tavsiyeler-iste-iphone-17-almak-yerine-yapmaniz-gerekenler</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Sep 2025 20:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://bolgegazetesivancom.teimg.com/crop/1280x720/bolgegazetesivan-com/uploads/2025/09/iphone-17.jpg" type="image/jpeg" length="32783"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
