Merkez Bankası, son Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarken, piyasa fonlamasını yüzde 40 düzeyinde sürdürdü. Jeopolitik riskler ve yükselen petrol fiyatlarının enflasyon üzerindeki baskıyı artırması, faiz indirimi beklentilerinin de ileri bir tarihe ötelenmesine neden oldu.
Ekonomistler, enflasyondaki gerilemenin devam edeceğini ancak daha yavaş bir hızda gerçekleşeceğini öngörüyor. Ata Yatırım'ın 2026 yılının ikinci yarısına ilişkin strateji raporunda, enerji maliyetlerindeki artışın dezenflasyon sürecini yavaşlattığı belirtilirken, petrol fiyatlarının uzun süre yüksek kalmasının hem enflasyon hem de cari açık üzerinde ilave baskı oluşturabileceği ifade edildi.
Raporda ayrıca, Merkez Bankası'nın ilk faiz indirimine 2026'nın son çeyreğinde başlayabileceği, yıl sonunda politika faizinin yüzde 35 seviyesine gerileyebileceği tahmin edildi. Yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 28,30 olarak paylaşıldı.
Sıkı para politikasının etkisi finansman maliyetlerine de yansırken, 29 Temmuz itibarıyla katılım bankalarında açıklanan ihtiyaç finansmanı oranları yüzde 3,85 ile yüzde 4,25 arasında değişiyor. En düşük oran Vakıf Katılım tarafından yüzde 3,85 olarak ilan edilirken, Dünya Katılım yüzde 3,99, Albaraka yüzde 4,00, Türkiye Finans yüzde 4,05, Kuveyt Türk yüzde 4,11 ve Hayat Finans yüzde 4,25 oranıyla finansman sunuyor.
En düşük finansman oranı esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, 12 ay vadeyle kullanılan 200 bin TL ihtiyaç finansmanında aylık taksit 22 bin 571,45 TL olurken, toplam geri ödeme tutarı 270 bin 857,35 TL'ye ulaşıyor. Bu tablo, yüksek faiz ortamında kredi kullanmayı planlayan vatandaşların toplam maliyet hesabını dikkatle yapması gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor.