Özgürlük, Kadınlık ve Sigara Dumanı

Abone Ol

Son yıllarda genç kızlar ve genç kadınlar arasında sigara ve nargile kullanımındaki artış, üzerinde düşünülmesi gereken bir konu hâline gelmiştir. Bu olgu genellikle halk sağlığı perspektifinden ele alınmakta; kalp ve akciğer hastalıkları riskinden nikotin bağımlılığına kadar birçok açıdan değerlendirilmektedir. Ancak konuya farklı bir açıdan bakmak da mümkündür: özgürlük, öz bakım ve ideal kadınlık imajı arasındaki ilişki açısından.

Modern dünyada kadınlar geçmişteki birçok kısıtlamayı geride bırakmış, bugün bilimsel, kültürel, ekonomik ve toplumsal alanlarda her zamankinden daha fazla yer almaya başlamıştır. Bu kazanımlar değerli ve inkâr edilemezdir. Bununla birlikte şu soru da gündeme gelmektedir: Modernleşmek, geçmişte kadınlığın olumlu bir imajıyla ilişkilendirilen her şeyin terk edilmesi gerektiği anlamına mı gelir?

Pek çok kültürde kadın; kendine özen gösterme, sağlığına dikkat etme, davranışlarında zarafet, konuşmalarında vakar ve hem kendisine hem de çevresine karşı sorumluluk sahibi olma gibi özelliklerle tanımlanmıştır. Elbette bu özelliklerin hiçbiri kadınlara bir zorunluluk ya da kısıtlama olarak dayatılmamalıdır. Ancak sırf geleneksel oldukları gerekçesiyle değersiz görülmeleri de doğru değildir.

Bu açıdan bakıldığında sigara yalnızca sağlıksız bir alışkanlık değildir; aynı zamanda belirli bir öz bakım anlayışından uzaklaşmanın da bir göstergesi olabilir. Buradaki mesele, bir kadının sigara içmeye hakkı olup olmadığı değildir. Her bireyin seçim yapma hakkına sahip olduğu açıktır. Asıl soru, böyle bir tercihin gerçekten onun sağlığına, güzelliğine, huzuruna ve yaşam kalitesine hizmet edip etmediğidir.

Bazen özgürlük, geçmişte daha çok erkekler arasında yaygın olan bazı davranışların kadınlar arasında da yaygınlaşmasının ilerlemenin göstergesi olduğu düşüncesiyle karıştırılmaktadır. Oysa bazı durumlarda kadınlığın olumlu ve ilham verici yönlerine daha bilinçli bir şekilde bakmakta fayda vardır. Amaç geçmişe dönmek değil; vakar, zarafet, bedene özen gösterme ve kendine saygı gibi değerleri yeniden düşünmektir.

Çünkü bu değerler ne özgürlüğün düşmanıdır ne de bağımsızlığın karşısındadır. Aksine, daha sağlıklı ve daha insani bir yaşamın temel taşlarından biri olabilirler.

Eğer özgürlük bize seçim yapma imkânı veriyorsa, neden öncelikle kendi sağlığımıza, güzelliğimize ve kişisel gelişimimize katkı sağlayacak seçimleri tercih etmeyelim?