Mükemmel Değil, Merhametli Çocuklar Yetiştirelim

Abone Ol

Geleceği inşa edecek olan çocuklarımızdan beklentimiz kusursuz ol damaları değil; vicdanlı, merhametli ve sorumluluk sahibi bireyler olmalarıdır. Bugünün dünyasında en çok ihtiyaç duyulan şey; yüksek notlar, yarışlar ve başarı listeleri değil, kalbi diri kalan insanlardır. Karıncayı ezmeyen, ağaç dalını kırmayan, hayvanları seven ve koruyan bir nesil yetiştirebilirsek, işte o zaman gerçekten güçlü bir toplumdan söz edebiliriz.

Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan ve bir öğrencimiz tarafından gerçekleştirilen o talihsiz silahlı saldırı, bizlere acı bir gerçeği bir kez daha hatırlatmıştır. Bilgiyle donatıp teknik binalara yerleştirdiğimiz çocuklarımızın kalplerine merhamet tohumları ekmeyi ihmal ettiğimizde, ortaya çıkan sonuç toplumun her kesimini derinden yaralayan bir şiddet sarmalı oluyor. Öğretmenlerimize ve arkadaşlarımıza yönelen bu öfke, aslında eksik kalan vicdan eğitiminin bir dışavurumudur.

Merhamet, çocuğa öğretilen bir ders değil; yaşatılan bir duygudur. Küçükleri koruyan, büyüklerine saygı duyan, insanı insan olduğu için seven; inancına, vatanına ve milletine bağlı bir neslin temeli evde atılır. Anne ve babanın diliyle değil, hâliyle verdiği eğitim çocukta kalıcı olur. Evde şefkat varsa, çocukta vicdan yeşerir. Evde sevgi varsa, çocuk merhameti doğal bir davranış olarak öğrenir.

Doğayı seven, hayvanları koruyan bir aile ortamında büyüyen çocuk; yaşamın kutsallığını erken yaşta fark eder. Bir kuşun yuvasına, bir kedinin canına, bir ağacın gölgesine saygı duyan çocuk; insanın onuruna da saygı duyar. Buna karşılık, doğaya ve hayvanlara karşı duyarsız büyüyen bir nesil, ne kadar bilgiyle donatılırsa donatılsın, iç dünyasında sertlik taşır. Merhametten yoksun kalan kalpler, zamanla zalimliğe evrilebilir.

Merhametsiz büyüyen bir çocuk yalnızca kendine değil; çevresine de zarar verir. Siverek’te şahit olduğumuz gibi, okulda arkadaşına ve öğretmenine zarar veren; ilerleyen yıllarda topluma, hatta kendisini yetiştirmeye çalışanlara bile tehdit oluşturan bir birey haline gelir. Çünkü vicdan gelişmeden verilen hiçbir eğitim tam değildir. Bilgi, merhametle birleşmediğinde yük olur; güç, ahlakla birleşmediğinde tehlikeye dönüşür.

Bu yüzden çocuklarımızı “en iyi” olmaya değil, “en iyi insan” olmaya teşvik edelim. Onlara sadece doğruyu anlatmayalım; doğruyu yaşayalım. Sadece sevgiyi öğretmeyelim; sevgiyi hissettirelim. Merhametli bir nesil yetiştirmek istiyorsak, önce merhametli anne-babalar, merhametli aileler olalım. Unutmayalım: Dünya, vicdanlı çocukların omuzlarında yükselecek.