Kentin Görünmeyen Yarası

Abone Ol

Madde Bağımlılığı ve Sanal Kumar Tuzakları

Van son yıllarda yalnızca gölüyle, doğasıyla değil bitmek bilmeyen yol çalışmaları, havaalanı sorunları, sağlık alanında yaşanılan aksaklıklar gibi sorunlarla da anılmaya başlandı. Bunların yanında sessizce büyüyen bir tehlikenin de vahim boyutlara ulaştığını görüyoruz. Sessizce büyüyen bu tablonun adı Bağımlılık.

Önce maddeyle başladı… Uyuşturucu, özellikle genç yaşlarda “merak” ve “kaçış” adı altında kapı araladı zihinlere. Fakat o kapı bir kez aralandı mı, içeriye giren yalnızca madde olmadı umutsuzluk, çaresizlik ve kimlik arayışı da beraberinde geldi.

Bugün ise sahne değişti. Uyuşturucu kadar yıkıcı ama çok daha görünmez bir düşmanla karşı karşıyayız sanal kumar ve bahis bağımlılığı.
Artık sokak köşelerinde değil, telefon ekranlarının ardında yaşanıyor bu çöküş. Bir tıklamayla başlayan “şans oyunu”, kısa sürede bir hayatın kontrolünü elinden alıyor. Üstelik bu kez elinde ne bir madde ne bir iz var sadece tükenen zaman, borçlar ve kırık bir irade…

Van’da her geçen gün daha fazla gencin bu dijital tuzağa düştüğünü görmek, bizleri derinden yaralıyor. Çünkü sanal kumar çoğu zaman hayatın anlamsızlığı içinde yeni bir heyecan kapısı aralıyor. Beyin, dopaminin yeni yollarını arıyor heyecanı, kaçışı, o kısa süreli “iyi hissetme” halini… Ve bulduğu yeni mecra artık internetin derinliklerinde.

Ama bu tablo değişebilir.
Bağımlılıkla mücadele sadece bir tedavi meselesi değil, bir toplumsal sorumluluk meselesidir. Ailelerin, okulların, yerel yönetimlerin ve ruh sağlığı profesyonellerinin el ele vermesi gereken bir alandır bu.
Çocukaları, gençleri ve yetişkinleri bağımlılığa iten nedenleri ve çözüm yollarını konuşmak zorundayız.

Çünkü hiçbir bağımlılık, bir gencin elinden tutan sıcak bir söz, fark eden bir bakış ve inandırıcı bir umut karşısında kalıcı olamaz.
Van’ın yarası büyük ama onarılabilir.
Yeter ki görmezden gelmeyelim, “bizim çocuğumuz, kardeşimiz, abimiz, ablamız vs. yapmaz” demeyelim.
Çünkü bu mesele yalnızca birilerinin değil, hepimizin hikâyesi…