KAYYUMBAZ

Abone Ol

AK Parti; 2004 seçimlerinde 10, 2009 seçimlerinde 5, 2014 seçimlerinde 2 ve 2019 seçimlerinde 4 ilçe belediyesi kazanırken, 2004 yılından 2009 yılına kadar Van Merkez Belediyesi’ni de yönetti. Yani toplamda bu kentte tam 22 belediye dönemi geçirdiler. Geriye dönüp baktığımızda, arkalarında devasa bir iktidar gücü ve devlet avantajı olmasına rağmen, yönettikleri tüm belediyeler tam bir başarısızlıkla sonuçlandı.

Hele ki Burhan Yenigün’ün Van Belediye Başkanı olduğu o karanlık dönemde, bu kent tarihinin en büyük yolsuzluklarını yaşadı ve Van’a kelimenin tam anlamıyla bir çivi dahi çakılmadı. Atadıkları kayyum dönemlerini de bu hesaba kattığımızda, 1999’dan bu yana neredeyse 20 yıl boyunca bu kentin yerel yönetim mekanizmalarını doğrudan ya da dolaylı olarak onlar kontrol ettiler.

Anlaşılan en azından şimdilik kayyum dönemi bitti gibi görünse de, kayyumbazlar bitmeyecek. İşte AK Parti Van İl Başkanı Abdulahat Arvas bu kayyumbazlardan sadece biridir.

Bugün Van’ın hali, ortadayken ve bu enkazın baş mimarlarından biri bizzat AK Parti Van İl Başkanı Abdulahat Arvas’ın kendisiyken, beyefendi hiç sıkılmadan konuşmaya devam ediyor.

Bu yaşa geldim; bu meslek uğruna cezaevi gördüm, onlarca defa gözaltına alındım. Ne işkenceci polisler, ne kibirli valiler , devletin o soğuk bürokratik yüzleri ve sistemle iş birliği içinde çalışan siyasetçiler gördüm... Hepsini yaşadım, hepsine tanıklık ettim. Fakat itiraf etmeli ki halkın iradesini açıkça hiçe sayıp, sonra da dönüp o halka güya hizmet etmeye çalışıyormuş gibi konuşan Abdulahat Arvas gibisini görmedim.

Bakınız, Abdulahat Bey geçmiş Edremit’te kürsünün arkasına, parmağını sallayarak DEM Partili belediyeye ayar vermeye çalışıyor. Neymiş? Belediyeler hizmet üretmiyormuş da "paramız yok" diyerek bahane uyduruyormuş. Ardından da cebinde İller Bankası’nın çek koçanıyla geziyormuş gibi asrın vaadini patlatıyor:

“İller Bankası herkese para veriyor. Eğer para alamıyorlarsa gelsinler, ben kendilerine yardımcı olayım, para almasını sağlayayım.”


İller Bankası da neymiş öyle, Arvas gittiğinde parayı hemen çıkarıp veriyorlarmış. Bunu da öğrenmiş olduk!

Yahu insanda biraz yüz olur, insan biraz haya eder...

Be hey Abdulahat Bey; madem Ankara’da bu kadar büyük bir hatırınız sayılıyor, madem İller Bankası’nın musluğu sizin iki dudağınızın arasında, sormazlar mı adama: Daha dün denecek vakitte, 2019’dan 2024’e kadar o Edremit’in tepesinde oturan sizin öz partiliniz, belediye başkanı olarak atadığınız İsmail Say değil miydi?...

O İsmail, 5 yıl boyunca Edremit’in canını parsel parsel okurken, ilçeyi borç bataklığına saplarken sizin bu muazzam cömertliğiniz, bu eşsiz İller Bankası lobiniz hangi dağın arkasında saklanıyordu?

Hadi İsmail Say’ı bir kenara bırakalım. 2016 yılından bu yana Van’ın ve Edremit’in üzerine bir karabasan gibi çöken, halkın iradesini gasp eden o kudretli kayyumlarınız neden bu memlekete bir tek çivi bile çakmadı? O dönemlerde neden bir kez olsun Ankara’nın kapısını çalıp "Bu halka hizmet lazım, verin oradan bir ödenek" demediniz?

Söyleyeyim kurban, söyleyeyim... Çünkü sizin derdiniz hiçbir zaman bu coğrafyanın yetimleri, bu kentin çaresiz bırakılmış insanları olmadı.

Biz daha dün, 2024’ün o gergin baharında Van halkının sandıkta size vurduğu o tarihi şamarı unuttuk mu sanıyorsunuz? "Halk beni seçmedi ama ne olur mazbatayı bana verin" diyerek Ankara koridorlarında nasıl nöbet tuttuğunuzu dün gibi hatırlıyoruz...

Van sokakları günlerce sizin o şahsi koltuk sevdanıza, o hukuksuz mazbata hırsınıza karşı direnirken kendi partinizin genel merkezi bile attığınız bu adımı taşıyamayıp utanarak geri adım etmek zorunda kaldı. Ama sizde maşallah, o günkü hırs neyse bugün Edremit kürsüsünde konuşan hırs da milim değişmemiş.

Bakın Abdulahat Bey, size duymaya pek alışık olmadığınız cinsten, harbi bir "Gazeteci Oktay Candemir" tavsiyesi vereyim. Ben bu kentte her zaman doğruyu, yalın gerçeği söyleyen bir gazeteciyim. Etrafınızı saran, lafı eğip büken, size duymak istediklerinizi söyleyen o bazı gazetecilere benzemem. Zaten onlar bunu sizin iyiliğiniz için değil; kendi ikballeri, kendi kişisel istikballeri için yapıyorlar. Sizin gerçekten iyiliğinizi isteyen tek gazeteci olarak şunu söyleyeyim: "Siyaseti bırakın..."

Eğer gerçekten bu memlekete bir hayrınız dokunsun istiyorsanız o meşhur cömertliğinizi gidin kendi döneminizde belediyelerin kasasını boşaltan, halkın rızkını ihalelerle, usulsüzlüklerle cebe indiren o yolsuzluk ortaklarınıza gösterin. Gidin ve yüzlerine açıkça deyin ki: "Halktan çaldıklarınızı getirin, yerine koyun; ben de size yardımcı olayım."

Ya da geride kalan süreçte yapamadığınız o erdemli adımı atın ve çıkıp halkın karşısına dürüstçe şunu söyleyin: "31 Mart 2024 seçimlerinde halkın iradesine rağmen o mazbatayı istemem büyük bir hataydı. Benim bu ihtirasım yüzünden bu kentte birçok insan mağdur oldu. Van halkından açıkça özür dilerim."

Eğer hâlâ bunu yüksek sesle söyleyemiyorsanız o gün yaptığınız o irade gaspının arkasında duruyorsunuz demektir. Ancak eğer dediklerimi yapar, o özeleştiriyi verirseniz en azından bu kentte yeni ve temiz bir başlangıç yapmış olursunuz. Aksi takdirde yaptığınız, söylediğiniz her şey bomboştur; boşuna zahmet etmeyin!

Ama yapamazsınız, zihniyet dünyanızda, o meşhur kitabınızda halkın sofrası, Edremit’in o güzelim sahili ya da Van’ın yetiminin hakkı yazmaz. Sizin kitabınızın sayfalarında sadece ve sadece o koltukların ihtişamı, ihalelerin cazibesi var.

Yine de unutmayın Abdulahat Bey; bu halk her şeyi görür, hafızasına kazır ve günü geldiğinde defterine yazar. Kimin ceplerini doldurduğunu, kimin halkın iradesini çalmak için kuytularda pusuya yattığını çok iyi bilir. Siz en iyisi gidin, o çok güvendiğiniz İller Bankası’nın kapısında kendinize küçük bir vezne bulun ve orada oturun. Zira bu geniş Van Ovası'nda, sizin bu bayat masallarınıza inanacak tek bir kişi bulamazsınız!