Kariyerist Siyasete Dolaylı Muhtıra ve Restorasyon!

Abone Ol

Mart ayının 20'sini 21'ine bağlayan gece zalim Dehak'a karşı direniş başlar. O gece kralın sarayı direnişçiler tarafından ele geçirilir. Aynı zamanda bu direniş Dehak'ın egemenliğindeki bütün topraklarda devam eder. Direnişçiler kendi aralarında dağlarda ateş yakarak haberleşirler. Direniş bittiğinde Kawa'nın halk hareketi Dehak'ı ve yönetimini devirir. Sevinçle dağlara koşan halk bu ateşlerin etrafında oynamaya başlar. Dehak'tan kurtulan halklar 21 Mart'ı özgürlüğün, kurtuluşun ve halkların bayramı olarak kutlar. Demirci Kawa; başkaldırı kahramanı, Newroz ise; direniş ve başkaldırı günü olarak tarihe geçer.

Şimdi asıl konumuza gelelim.
Yer Diyarbakır, günlerden 21 Mart. Ve sahnede 30 yılı aşkın süre cezaevinde kaldıktan ve bu cezanın bir kısmını İmralı’da geçirdikten sonra geçen yıl tahliye edilen eski PKK hükümlüsü Çetin Arkaş var. Katıldığı ilk kalabalık Newroz olduğunu vurguladığı konuşmasının bir yerinde eski arkadaşlarını anlatırken, şu cümleyi kuruyor ve artık hayatta olmayan o arkadaşlarına hitapla şunları söylüyor:
Size bu meydandan söz veriyoruz: Sizin yarattığınız değerler üzerinden bireysel ikbal peşinde koşanlar sert kayaya çarpacaklar! Bunlara müsaade etmeyeceğiz!
Ve bu sözler, Kürt siyasi hareketinde suların hiç olmadığı kadar hareketli olduğunun yüzbinler önünde açık ilanı demek.

Diyarbakır Newrozu’nda İmralı sekreteryasından Çetin Arkaş’ın yaptığı "bireysel ikbal" çıkışı, Kürt Siyasi Hareketinin sivil kanadında konforuna alışmış popüler yüzlere karşı başlatılan büyük temizliğin ilk işareti olacak diyebiliriz.
Arkaş’ın "Müsaade etmeyeceğiz" cümlesi, önümüzdeki seçimlerde veya kongrelerde birçok tanınmış veya tanınmamasına rağmen bu siyasi hareketin ekmeğini yiyen sivil siyasetçilerin liste dışı kalabileceğinin, yani geniş çaplı bir tasfiyenin habercisi. Çetin Arkaş ve Veysi Aktaş gibi isimlerin verdiği mesajlar aslında dolaylı olarak Abdullah Öcalan'ın mesajlarıdır. Barış ve Demokratik Toplum süreci Kürt Siyasi Hareketinde radikal değişimlere yol açacaktır.

Çok uzun analiz ve yoruma gerek yok.
Yerel ve merkezi siyaset ile bürokratik kurumlara güvensizlik olsa da, Newroz alanları şunu gösteriyor: Türkiye’de devam eden “barış sürecine” Kürt halkı güveniyor ve birlik mesajlarıyla destek veriyor.
Mevcut Kürt kurumsal siyasetinde de radikal düzenlemeler bekliyor...