İyi ki Varsın, Dostum

Geçen hafta bu köşeye ilk kez konuk oldum. Mahalleye yeni taşınmış gibiydim. Selam verdim, çayımı şekersiz söyledim, sohbetin kapısını araladım. Bugünse bir adım daha içeri giriyorum. Kendimle birlikte birini daha getiriyorum bu yazıya: Bir dostumu.

Abone Ol

Bu yolculuğa çıkarken elimden tutan biri vardı. Öyle yüksek sesle “Yazmalısın!” demedi belki… Ama bir bakışıyla, bir cümlesiyle içimdeki o sessiz kalmış kelimelere yön verdi.Kalemimi bu yola meylettiren, içimdeki sesi duyurmam gerektiğini hissettiren oydu.

Dostluk, tam da böyle bir şey galiba. Seni senin bile göremediğin yerden görmek. Yorulduğunda sırtına değil, kalbine omuz vermek. Sessizliğin içindeki cümleleri duymak. Göz göze gelmeden de anlaşabilmek.

Geçenlerde bir şarkı çaldı, durup dinledim:
"Düştüm, tuttun kolumdan,
sağımdan solumdan.
Dağlardan, ovalardan koştun dostum"
diyordu.Bir şarkıdan fazlasıydı bu. Bazen dostluk, gerçekten de zamanla sınanan bir bağ oluyor. Kalbimizi güvenle bıraktığımız, uzaklaşsak da içimizde taşıdığımız bir yer.
Kimi kalır, kimi gider… Ama bazıları hep yürekte yer eder.

Dost dediğin illa çocukluktan beri tanıdığın biri olmak zorunda değil. Aynı sıralarda oturmuş olmanız gerekmez. Aynı şehirde yaşaman bile şart değil. Bazen bir dost, bir kitap cümlesinde karşılar seni. Bazen bir kahve sohbetinde. Bazen de bir “Hadi artık başla” diyen mesajda...

Biz dostluğun tanımını bazen fazla daraltıyoruz. Halbuki dostluk, sadece güzel günlerin süsü değil. Kötü günlerin taşıyıcısıdır. İyi haberi ilk paylaşmak istediğin değil sadece, kötü haberde kapına gelen kişidir.

Bugün senin de aklına biri geldi mi bilmiyorum. Hani “İyi ki var” dediğin, bazen uzak kalsa da yüreğine yakın olan biri... Eğer geldiyse, yazıyı burada bırak, kalk ve ona bir mesaj at:
“İyi ki varsın dostum."

Ben bu yazıya bir dost vesilesiyle gönül verdim.
Belki sen de bir dostun sayesinde hayatında yeni bir sayfaya yönelirsin.
Ya da en azından bu satırları okurken, kalbinde küçük bir teşekkür fısıldarsın ona.

Haftaya yine buradayım.
Yine birlikte düşüneceğiz, güleceğiz, bazen dertleşeceğiz.

Çayı unutmuyorsun değil mi?
Bu sefer yanına iki bardak koy.
Belki yine o şarkı çalar ve belki beklediğin o dostunda gelir...
Sevgilerle...
?Bir Cümlelik Durak:
“Hayatında seni sen yapan bir dost var mı? Onu en son ne zaman gülümsettin?