Van’da İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) yeni yönetimi, göreve başlamalarının ardından düzenledikleri ilk kapsamlı toplantıda basın mensuplarıyla bir araya geldi. Toplantıda konuşan Şube Başkanı Yakup Ebiri ve Şube Sekreteri Mazlum Pala, 2011 Van depremine rağmen kentte yeterli dönüşümün sağlanamadığını belirterek, yapı stokunun ciddi riskler barındırdığını açıkladı.
“2011 Depreminden Ders Çıkarmadık”
İMO Van Şube Başkanı Yakup Ebiri, kentin hâlâ deprem gerçeğiyle yüzleşmediğini belirterek, “2011 yılında büyük bir deprem yaşadık ancak o depremden gerekli dersleri yeterince çıkaramadık. Van’ın bir deprem kenti olduğu biliniyor. Bu doğrultuda yaptığımız bazı çalışmalar var.” açıklamasını yaptı.
Şube Sekreteri Mazlum Pala ise 2011 sonrası süreçte köklü bir değişim yaşanmadığını vurgulayarak, “2011 depreminden sonra kentte köklü bir yapısal değişim gerçekleşmedi. 2018 yılında deprem yönetmeliği güncellendi ancak bu güncelleme tek başına yeterli olmadı. Aslında yapı sisteminde köklü değişiklikler yapılması gerekiyordu fakat bu fırsat kaçırıldı” ifadelerini kullandı.
“Kaçak Yapılar ve Eski Binalar Büyük Risk”
Van’daki yapı stokunun alarm verdiğini belirten Pala, kentteki kaçak yapılaşmaya dikkat çekerek, “Bugün Van’da çok sayıda kaçak bina bulunuyor. Bu yapıların büyük bir kısmı hiçbir mühendislik hizmeti almadan inşa edilmiş durumda” bilgisini verdi.
Ayrıca 2011 depreminde ağır hasar almış yapıların hâlâ varlığını sürdürdüğünü ifade eden Pala, “Yıkılması gereken binalar hâlâ mevcut. Bu yapıların sayısı ise net olarak bilinmiyor” diye konuştu.
Verilerin şeffaf şekilde paylaşılmadığını da dile getiren Pala, “Bu konuda araştırma yetkisi ilgili kurumlarda bulunuyor ve veriler AFAD ile diğer resmi kurumlar tarafından tutuluyor. Ancak bu verilerin kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılmadığı ifade ediliyor” sözleriyle eleştirisini dile getirdi.
“Envanter Çalışması Yavaş İlerliyor”
2022 yılında başlatılan yapı stoku envanter çalışmasına da değinen Pala, sürecin beklenen hızda ilerlemediğini belirterek, “Van Büyükşehir Belediyesi ile birlikte bir yapı stoku envanter çalışması başlatıldı. Bu çalışma belirli bir aşamaya kadar ilerledi ve hatta mikro bölgeleme de yapıldı. Planlanan süreçte binalar taranacak, riskli görülen yapılar belirlenerek özel incelemeye alınacak ve dönüşümleri sağlanacaktı. Ancak bu süreç; siyasi, politik ve ekonomik nedenlerle oldukça ağır ilerliyor” şeklinde konuştu.
“Yeni Binalar Bile Yıkıldı, Risk Devam Ediyor”
Deprem yönetmeliğine rağmen risklerin sürdüğünü belirten Pala, 2023 depremlerine dikkat çekerek, “Van’daki yapı stokunun genel olarak kötü durumda olduğu düşünülüyor. 2018 yılında güncellenen deprem yönetmeliğine rağmen, 2023 yılında yaşanan depremlerde yeni yapılmış binaların bile yıkıldığı görüldü. Bu durum, hâlâ yapısal ve tasarım açısından ciddi hatalar yapılabildiğini ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.
Yönetmeliklerin tek başına yeterli olmadığını vurgulayan Pala, “Yalnızca yönetmeliklere uymanın yeterli olmadığı, uygulama ve işçilik hatalarının da büyük risk oluşturduğu” uyarısında bulundu.
“Somut Adım Atılmalı”
Kent merkezindeki yapıların büyük bölümünün eski olduğuna dikkat çeken Pala, “Kent merkezindeki binaların büyük bölümü 2000 yılı ve öncesine ait. 40-50 yıllık yapılarda yaşam devam ediyor ve bu binaların beton dayanımı zamanla azalıyor. Her deprem sonrası oluşan çatlaklar, yapıların dayanıklılığını daha da düşürüyor” sözlerini sarf etti.
Tüm uyarılara rağmen yeterli adım atılmadığını ifade eden İMO yönetimi, “Tüm bu sorunlar ve veriler yetkili mercilerle ve basınla paylaşılmasına rağmen, henüz somut ve kapsamlı adımlar atılmış değil. Bu nedenle ilgili kurumların bir an önce harekete geçmesi gerekiyor” çağrısında bulundu.