HİÇ KİMSE….!

Abone Ol

"     Hiç kimse göründüğü adar iyi, anlatıldığı kadar kötü değildir."(İbrahim Tenekeci)
Toplumda en fazla eleştirilenlerin başında gelen kesim hiç şüphesiz siyasilerdir.
Çoğu zaman eleştiriler kimi alanlarda öyle bir boyuta ulaştırılıyor ki, eleştirinin yerini karalama hakaret yok sayma algı oluşturma alıyor.
Eleştiri sadece eleştiri boyutunda kalsa iyi!.
Çünkü eleştiri elemek kökünden gelir eleştireceksiniz ki, eleştirdiğiniz siyasi karalarını uygulamalarını siyasetini gözden geçirip daha iyisini daha güzelini yapabilsin.


     Eleştirilmeyen düşünce hareket siyaset donuk kalmaya mahkümdür.
Mahkümdür, çünkü kapalıdır, çünkü kendini beğenmişliktir, çünkü gelişmekten korkmaktadır…
Dediğim gibi eleştiri, eleştiri olmaktan çıkarıldığında eleştirilen niçin eleştirildiğini bilmediği için eleştirilere cevap vermek yerine savunmaya geçer.


     Eleştirilere cevap vermenin ayrı bir şey olduğunu savunmaya geçmenin de ayrı bir şey olduğunu unutmayalım.
Eleştiri eleştiride kalmadığı için doğal olarak eleştirildiği sanılanlar savunmaya geçer, bunlarda kendimi savunayım derken daha fazla tepki çekecek boyutlara kendilerini kaptırırlar.
Eleştiriyi eleştiri olmaktan çıkaranlar eleştiriye muhatap olanları diğer insanların bile zıvanadan çıkmasına sebep olacak boyuta getirmeleri,
Çoğu zaman eleştiriyi yapanların değil eleştirilenlerin işine yaradığının farkında olmazlar!..
Yapılan eleştiriden eleştirenin ve eleştirilenin ne anlatıldığı, nasıl anlatıldığı kadar neden eleştirildiği de önemlidir.
Yapılan eleştiriyi önemsememek, ya eleştirilenin kendisine olan güvenindendir, ya da eleştiriyi yapanın gerektiği kadar ciddiye alınacak biri olmamasındandır.


     Ancak hangisi olursa olsun özellikle siyasiler kendilerine karşı ve yaptıklarına karşı yapılan eleştirileri dikkate almalı topluma karşı meselenin nasıllığı konusunda yardımcı olmaları daha doğru olur.
Aslında eleştirinin kendisi ayıp değildir…
Haksız ve mesnetsiz yapılan eleştiriye rıza göstermek, eleştiride ısrar etmek ve eleştiriyi müdafaa etmek doğru değildir.
Yanlışları görüp eleştirmek kadar doğruları da görüp takdir etmek gerekir.
Yoksa muhalefet için eleştirmek eleştiriyi mecrasından çıkıp inadına muhalefet etmiş olur.
Eleştiri yapanın eleştirdiklerine bir teklifi yoksa çözüm üretemiyorsa iktidardan çok kendisini yıpratır.
Siyasilerin sırf laf olsun diye eleştirilmesinden vazgeçilmeli hedef gösterilmemeli gösterilmesi yanlışından çıkılmalıdır.
Siyasilerde bunu çok iyi bilmeli hiç kimsenin eleştirilmeyecek kadar kutsal olmadığını, mutlak dorularında kendilerinde olmadığını bilmeleridir.


   Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.