Gizli tanık: “Ceset birden fazla kez taşındı”
Gülistan Doku soruşturmasında yeni iddialar gündeme geldi. JASAT’a başvuran “Şubat” kod adlı gizli tanık, Doku’nun olay günü köprü civarından alınarak öldürüldüğünü ve cesedinin bulunmaması için birden fazla kez yer değiştirdiğini öne sürdü.
Tanığın işaret ettiği bölgede yer altı görüntüleme cihazlarıyla yapılan incelemelerde mezar görünümünde bir boşluk tespit edildi. Bu alana daha önce bir ceset gömülüp çıkarıldığına dair bulguların dosyaya girdiği belirtildi.
700 saatlik görüntü yeniden incelendi
Soruşturma kapsamında güvenlik güçleri farklı noktalarda arama ve kazı çalışmalarını sürdürürken, yaklaşık 700 saatlik MOBESE görüntüsü de yeniden mercek altına alındı. HTS kayıtları ve daraltılmış baz çalışmalarıyla olay günü yeniden analiz ediliyor.
SIM kart detayı soruşturmada öne çıktı
Dosyada dikkat çeken bir diğer başlık ise SIM kart süreci oldu. Doku’nun kaybolmasının ardından annesi adına kayıtlı SIM kartın yeniden çıkarıldığı, bu hattın dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel tarafından alındığı ancak savcılığa teslim edilmediği iddia edildi.
IMEI ve IP takibiyle şüpheliye ulaşıldı
Yapılan teknik incelemelerde SIM kartın bir cihaza takılarak uçak modunda bir iş yerinin Wi-Fi ağına bağlandığı belirlendi. IP adresi ve IMEI numarası üzerinden yapılan takipte hattın eski polis Gökhan Ertok tarafından kullanıldığı tespit edildi.
İncelemelerde, şüphelinin Doku’ya ait sosyal medya hesabına giriş yaptığı, bazı kişileri arkadaş listesinden sildiği ve veri transferi gerçekleştirdiği ortaya konuldu.
13 kişi gözaltına alındı
Soruşturma kapsamında “kasten öldürme” ve “suç delillerini karartma” suçlamalarıyla 7 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Aralarında Doku’nun erkek arkadaşı Zeynal Abarakov ile birlikte toplam 13 kişi gözaltına alındı.
Aile avukatından ‘siber çete’ iddiası
Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, SIM kartın bir “siber çeteye” teslim edildiğini öne sürerek dosyada üst düzey kamu görevlilerinin müdahalesi olduğunu iddia etti. Çimen, HTS kayıtları, banka hareketleri ve teknik verilerin bu iddiaları desteklediğini savundu.
2020 yılından bu yana kayıp olan Gülistan Doku’ya ne olduğu sorusu yanıt beklerken, ortaya çıkan yeni bulgular soruşturmanın yeniden derinleştiğini gösteriyor.