GÜNDEM

Demirtaş'tan çözüm süreci yazısı: "Az kaldı"

10 yıldır cezaevinde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş, QAD'ta yeni bir yazı kaleme aldı. Demirtaş, sürecin somut adımlar gerektirdiğini belirterek, "Az kaldı" dedi.

Abone Ol

Selahattin Demirtaş, 10 yıldır cezaevinde tutuklu olarak bulunduğu süreçte yeni bir yazı kaleme aldı. QAD'ta yer alan yazısında, Türkiye'de yürütülen çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

"Süreç somut adımlar gerektiriyor"

Demirtaş, yazısında şu ifadelere yer verdi:

"Süreç artık somut, elle tutulur, gözle görülür adımlar gerektiriyor, mecbur kılıyor. Bu adımlar da öyle taviz falan değil, hepimizin ortak yaşamı için ana sütü gibi hak ve helal olan adımlardır."

Küresel düzeyde yaşanan krizlerle birlikte büyük bir hegemonya savaşının yaşandığını belirten Demirtaş, Gramsci'nin "Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmak için mücadele ediyor, şimdi canavarlar zamanı" sözünü hatırlattı. Güç dengelerinin soğuk savaş dönemine veya tek kutuplu ABD/Batı hegemonyasına benzemediğini, değişkenliğin esas olduğu uzun bir dönemin yaşanacağını ifade etti.

"Süreç stratejik olarak ele alınmıyor"

Demirtaş, Türkiye'nin küresel değişimden doğrudan etkilenen ülkelerin başında geldiğini ancak bu değişimi yönetme kapasitesini artırdığını söyledi. Çözüm sürecinin ana stratejiye katkı sunduğunu ancak devlet kanadında stratejik olarak ele alınmadığını belirtti:

"Devlet için ana strateji, küresel ve bölgesel değişim fırtınasından Türkiye'nin güçlenerek çıkmasını sağlamaktır. Türk devlet aklının bu şekilde çalışması normal ve kendi içinde de tutarlıdır. Ama ciddi bir eksik vardır ki o da bölgesel düzeyde Kürt-Türk ilişkilerinin stratejik düzeyde yeniden ele alınmamasıdır. Özellikle Suriye ve Irak'ta, Kürtlerle ilişkiler konusunda daha kucaklayıcı bir yaklaşım herkese daha çok kazandıracaktır."

"Sürecin en zayıf noktası burası"

Demirtaş, sürecin Kürtlere ve 90 milyon yurttaşa ne kazandırdığının bilinmediğini belirterek, "Sürecin en zayıf noktası, en tartışmalı kısmı burası. Türkiye Cumhuriyeti devleti, süreç sayesinde savaş ve yıkım kasırgasından uzak durmayı başardı ki bu en büyük kazanımımızdır. Ama aynı süreçte bir Kürt anne Meclis Komisyonunda Kürtçe konuşamadı, bir Kürt gazeteci üstünde Kürtçe yazı olan çantasıyla Meclis'e sokulmadı. İncitildiler, horlandılar. Kürt sorununun önemli kısmı zaten anadilidir, kimliktir" ifadelerini kullandı.

"Az kaldı"

Demirtaş, yazısının sonunda şu mesajı verdi:

"Eğer ki kimse buna yanaşmıyor veya cesaret edemiyorsa da umutsuzluğa gerek yok; biz varız, çare biziz. Nasıl mı yapacağız? Cesaretle konuşarak, ezberleri bozarak birlikte yapacağız, merak etmeyin. Ona da az kaldı."