DÜNYA

DEM Parti’den Uluslararası Güçlere Acil Çağrı

DEM Parti, Halep’in Şeyh Maksud, Eşrefiye ve Beni Zeyd mahallelerine yönelik saldırıların 10 Mart Mutabakatı’nı ihlal ettiğini belirterek, 200 bin sivilin can güvenliğinin ciddi risk altında olduğunu açıkladı.

Abone Ol

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Suriye’nin Halep kentinde Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahalleleri ile Süryanilerin yaşadığı Beni Zeyd mahallesine yönelik saldırılara ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Parti, söz konusu saldırıları “katliam girişimi” olarak nitelendirdi.

DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) tarafından yapılan açıklamada, Şam yönetiminin dün geceden bu yana sürdürdüğü bombardımanların sivil yerleşim alanlarını hedef aldığı ve uluslararası hukukun açık biçimde ihlal edildiği ifade edildi. Açıklamada, yaşanan gelişmelerin bölgede ciddi bir insani krize yol açtığına dikkat çekildi.

İç Güvenlik Güçleri’nin paylaştığı verilere dayandırılan bilgilere göre; tank, top, obüs ve insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılarda şu ana kadar 7 sivil hayatını kaybetti, en az 46 kişi yaralandı. DEM Parti, saldırılarda Türkiye destekli bazı silahlı grupların da yer aldığını öne sürdü.

“10 Mart Mutabakatı ihlal ediliyor”

Açıklamada, 10 Mart Mutabakatı ile 1 Nisan’da yapılan anlaşmalar hatırlatılarak, Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) bu anlaşmalar doğrultusunda ağır silahlarını mahallelerden çektiği ve güvenliğin yerel asayiş güçlerine devredildiği vurgulandı.

Şam yönetiminin yürüttüğü askeri operasyonların bu anlaşmaları fiilen geçersiz kıldığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Şam yönetiminin yürüttüğü bu saldırılar, 10 Mart Mutabakatı’nı ve 1 Nisan anlaşmasını ortadan kaldırmakta; 200 binin üzerinde sivilin yaşamını doğrudan tehlikeye sokmaktadır. Halep’te Kürt mahallelerine yönelik bu saldırılar bir imha operasyonudur.”

“Suriye tekçi bir yapıya teslim edilemez”

DEM Parti MYK açıklamasında, Suriye’nin çok kültürlü ve çok inançlı yapısına dikkat çekilerek, askeri yöntemlerin çözüm olmadığı vurgulandı. Şam merkezli “tekçi bir yönetim anlayışının” ülkeyi daha derin çatışmalara sürükleyeceği uyarısı yapıldı.

Türkiye’ye de çağrıda bulunulan açıklamada, Ankara’nın bölgedeki rolünün askeri değil, demokratik çözüm süreçlerini teşvik edici olması gerektiği ifade edildi.

Garantör ülkelere çağrı

DEM Parti, arabuluculuk yapan devletlere seslenerek, garantörlük sorumluluğunun derhal yerine getirilmesi çağrısında bulundu.

Açıklamada, Suriye’nin yeni bir çatışma alanına dönüşmesini önlemenin tek yolunun, tüm halkların eşit ve demokratik haklar temelinde ortak bir yönetim modeli oluşturması olduğu vurgulandı.