VAN HABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “3 Çocuk” Söylemine Van'dan Cevap

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “en az 3 çocuk” çağrısı yeniden gündeme gelirken, Van’da yurttaşlar ekonomik sıkıntılardan işsizliğe, inançtan bölgesel farklara kadar birçok başlıkta görüşlerini dile getirdi.

Abone Ol

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın nüfus artışına yönelik “en az 3 çocuk” çağrısı kamuoyunda yeniden tartışılırken, biz de Van sokaklarında yurttaşlara bu çağrının sahadaki karşılığını sorduk. Bir dönem kalabalık aile yapısıyla bilinen Van’da, ekonomik koşulların doğum oranlarını nasıl etkilediği yapılan sokak röportajlarıyla ortaya kondu.

Erdoğan: “3 Çocuk Çağrısı Karşılık Bulmuyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, nüfus artışına ilişkin “en az 3 çocuk” çağrısının toplumda yeterince karşılık bulmadığını ifade etti. Erdoğan, genç nüfusun azalmasının risk oluşturduğunu belirterek, nüfus artışına yönelik olumsuz yaklaşımların kendisini üzdüğünü dile getirdi.


Ekonomik Sıkıntı Vurgusu: “Geçinemiyoruz”


Van’da görüştüğümüz yurttaşların büyük bölümü, çocuk sayısındaki azalmanın temel nedeninin ekonomik sorunlar olduğunu söyledi.

Bir yurttaş, yaşadığı geçim sıkıntısını, “Neyle çocuk yapacağız? Para yok. Ülke üretmiyor, tarım bitmiş durumda. İnsanlar geçinemiyor. Bakamayacağı için çocuk yapamayan çok kişi var. Hatta bazıları hiç çocuk yapmıyor. Çünkü iş yok, düzenli bir gelir yok. Ekonomi, aile yapısını çok ciddi şekilde etkiliyor.” sözleriyle dile getirdi.


Aynı yurttaş, gençlerin işsizlik nedeniyle başka illere gitmek zorunda kaldığını belirterek, “Van’da gençler duramıyor. İş olmadığı için başka illere, özellikle inşaatlara çalışmaya gidiyorlar. Orada hayatını kaybeden çok insan var. Evli olanlar eşini ve çocuklarını bırakıp gurbete gidiyor. Gidip sağ mı dönecekleri, dönüp dönemeyecekleri bile belli değil. Son zamanlarda bu nedenle çok fazla ölüm haberi duyuyoruz.” yorumunu yaptı.

“Çarşı Kalabalık Ama Alım Gücü Yok”

Ekonomik krizin günlük yaşama yansıdığını dile getiren bir başka yurttaş ise, “Cumhurbaşkanının önce ekonomiyi düzeltmesi gerekiyor. Millet aç, milletin cebinde para yok. Memur kesimi belki biraz daha rahattır ama onun dışındaki herkes çok zor durumda. Bir çocuk dünyaya geldiğinde bez masrafı var, mama masrafı var, giyim masrafı var. Bunlar dar gelirli aileler için gerçekten çok ağır.” şeklinde anlattı.
Aynı yurttaş Van’daki tabloyu şu sözlerle özetleyerek, “Çarşı kalabalık görünüyor ama bu kuru bir kalabalık. İnsanlar dolaşıyor fakat alışveriş yapamıyor. Kış geldiğinde zaten milletin cebinde metelik kalmıyor.” açıklamasında bulundu.

Doğu–Batı Farkı: “Yük Herkes İçin Aynı Değil”

Bazı yurttaşlar ise doğu ve batı illeri arasındaki nüfus farkına dikkat çekerek, “Batı illerinde insanlar genellikle bir ya da iki çocukla yetiniyor. Ancak doğu ve güneydoğuda hâlâ 10–15 çocuklu aileler var. Van’da da bu tür aileler mevcut. Fakat bu durum herkes için geçerli değil. Geliri olmayan insanlar bu yükün altından kalkamıyor.” ifadesini kullandı.
Aynı yurttaş ayrıca şunları da konuşmasına ekleyerek, “Bu ekonomik şartlar devam ederse ileride doğum oranları mutlaka düşer. Çünkü çiftler geçinemiyor. Eve para girmediği zaman kimse çocuk yapmayı düşünmez.” bilgini verdi.

İnanç Temelli Yaklaşım: “Rızkı Allah Verir”

Van sokaklarında bazı yurttaşlar ise çocuk sayısının ekonomik koşullardan bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Bir yurttaş düşüncelerini şöyle belirterek, “Biz çocukları kendimiz için yapıyoruz. Şu anda sekiz çocuğum var. Allah çocukların rızkını verir. Herkesin rızkı Allah’tandır. Kürtlerin çoğalması iyidir. Kimse bizi bitiremez. Bizi ancak Allah yok edebilir.” dedi.

“Bizde Çocuk Konusu Bitmez”

Kalabalık aile yapısını savunan bir başka yurttaş ise görüşlerini esprili bir dille anlatarak, “Biz Kürtlerin fabrikası çalışıyor. Sürekli üretim var. Ülkenin diğer bölgelerinde çocuk sayısı az olabilir ama bizde durum farklı. On da olsa, yirmi de olsa bizim için değişmez. Fabrika geceli gündüzlü çalışıyor.” anlatımında bulundu.