SİYASET

CHP kurultay davasında kritik karar açıklandı!

CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultay ile 6 Nisan 2025 tarihli 21. Olağanüstü Kurultay’ın iptaline yönelik davanın 5. duruşması bugün görüldü. Peki ne oldu ?

Abone Ol

CHP'nin 38. Olağan ve 21. Olağanüstü Kurultayları’na ilişkin açılan “mutlak butlan” davasında duruşma bugün saat 10.00'da başladı.

Tarafların son kez dinlendiği duruşmada mahkeme, davanın reddine karar verdi.

CHP'de parti yönetimi, Özgür Özel'in son kurultayı kazanarak bir kez daha Genel Başkan seçilmesiyle davanın “konusuz" kaldığını belirterek dosyanın kapatılması gerektiğini ifade etti.

T24, duruşmadan gelişmeleri salondan canlı aktarıyor.

<11.15 - Dava reddedildi!

CHP'nin “mutlak butlan” davasında bugün görülen duruşmada mahkeme kararını verdi. CHP'nin Kurultay davası reddedildi.

11.05 - "Savaş'ın arkasında Kemal Kılıçdaroğlu ve Recep Tayyip Erdoğan var!"

CHP avukatı Uğur Poyraz, savunmasında "Savaş'ın arkasında Kemal Kılıçdaroğlu ve Recep Tayyip Erdoğan var! Amaç CHP'ye zarar vermek. Amaç, bu davalarla hakimi, savcıyı kullanarak CHP'ye zarar vermek" dedi.

Hakim, Poyraz'ın sözlerine tepki göstererek; "Bizi zor durumda bırakıyorsunuz"ifadelerini kullandı.

10.45 - "Bir kişinin kurultayda aday olup olamaması mutlak butlanın konusu değil"

Lütfü Savaş'ın avukatı Üregen'in savunması ardından CHP'nin avukatı Çağlayan tekrar söz alarak iddialara yanıt verdi. Çağlayan, şunları söyledi:

"Kaf oyunu var, çarpıtma var, hamaset var; sadece hukuk yok. Konuşmayı dinleyen herkes, müvekkil siyasi partinin iç işlerine karışmasına Genel Başkan tarafından tepki gösterildiğini anlar. Farklı kurultaylar birbirlerinin meyvesi değildir.

İstanbul delegelerinin sakat şekilde seçildiği iddiasını kabul etmiyoruz. Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi buna ilişkin davayı reddetti. Kurultay da yapıldı ve sonuç aynı çıktı. Bir kişinin kurultayda aday olup olamaması mutlak butlanın konusu değildir.

Başta Lütfü Savaş olmak üzere davacıların hiçbirinin husumet ehliyeti yoktur. Bir siyasi partide üye olmayan ya da üyelik hakkını kullanamayan birinin parti kurullarıyla ilgili istemde bulunma hakkı yoktur. Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi aynı hukuk nedenine dayanarak açılan İstanbul kongresi davasında mutlak butlan halinin bulunmadığını ceza yargılamasının kongre sonucu ile ilgisi olmadığını, bu konuların ispat kapsamı dışında kaldığını tarif ederek davayı reddetmiştir. Daha önce ortada bir irade fesadı bulunmadığını izah etmiştik ama irade fesadı halleri olsa olsa iptal sonucu doğurur. İptal davası için hak düşürücü süre ise çoktan geçmiştir.

Hukuken doğru olmadığını düşündüğümüz bir kongre iptal kararı verilebilecek olsa dahi yine yapılacak olan kongredir. Ne sıfatla olursa olsun kongre gerçekleşmiş, delege önüne sandık konmuş, seçim yapılmıştır. Davacıların davalarının tümünde talep mevcut yönetimin kaç defa seçilmiş olursa olsun görevden alınması ve partiyi onların yönetmemesidir. Amaç partiyi kimin yöneteceğine mahkemenin karar vermesini sağlamaktır. İstem, iyi niyet kurallarıyla da bağdaşmamaktadır. Davanın reddi ile beraber konusuz kalmasına da karar verilmesini talep ederiz."

10.20 - Lütfü Savaş'ın avukatı: Zehirli ağacın meyveleri zehirlidir

Lütfü Savaş'ın avukatı Onur Yusuf Üregen, savunmasında şunları söyledi:

"Öncelikle dosyanın tekemmül ettiğini bugün karar beklediğimizi belirtmek istiyorum davanın esasıyla ilgili her delil dosyaya kazandırılmış taraflar sözlerini dile getirmiştir. Toplumsal huzur açısından dosyamızın kabulu yönünde karar beklediğimizi yineliyoruz.

Adil yargılanma ve eşit savunma hakkı çerçevesinde beyanda bulunma hakkımı kullanmaktayım ancak bazı feri müdahil vekilleri ve izleyicilerin sürekli sözümü kesmesi ve müdahale etmesi zaman zaman tehditkar ve küçültücü laflar kullanılarak savunma hakkım fiilen engellenmektedir.

Hakkın kötüye kullanımını hukuk düzeni kabul etmez. Ayrıca bu kurultaylarda aday olmak isteyen başta Berhan Şimşek olmak üzere bazı isimlerin adaylıklarının engellenmesi ve sonrasında tedbirli olarak disipline sevk edilmeleriyle adaylık hakları ellerinden alınmıştır.

Bu şaibeler ortadan kaldırılmadan yapılacak olan her kurultay, her seçim yok hükmündedir. Zehirli ağacın meyveleri zehirlidir. CHP açısından bu davalar silsilesinden ve tartışmalardan kurtulmanın yegane yolu huzurdaki bu davanın karara bağlanmasıdır."

Avukat Üregen, mahkemeye şu talepleri sundu:

"Bu sebeplerle CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihli olağan kurultayının mutlak butlanla batıl olduğu ve yapıldığı tarihten itibaren yok sayılmasına, kamu düzeni için kurultayda alınan tüm kararların ve Özgür Özel ve yönetimin aldığı tüm kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ile hukuka aykırı olarak göreve gelen Özgür Özel ile MYK, PM ve YDK üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmalarına, bu kurultayın yok hükmünde sayılacak olmasından ötürü önceki kurultayla seçilmiş olan parti genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile PM, YDK üyelerinin görev yetkileri geri döneceğinden 4-5 Kasım tarihli kurultay öncesi görevde bulunan Kılıçdaroğlu ile önceki PM ve YDK üyelerinin nihai olarak verilecek karar kesinleşinceye kadar tedbiren göreve iadelerine karar verilmesine, 6 Nisan 2025 tarihli, 21 Eylül tarihli olağanüstü kurultaylarının da yok hükmünde olduğunun ve alınan kararların da yok hükmünde olduğunun tespitine"

10.00 - CHP avukatı Çağlayan savunma yaptı

CHP'nin avukatı Çağlar Çağlayan, savunmasında şunları ifade etti:

"CHP genel başkanının toplumda kaos yaratmakla suçlandığı, mahkemenizin gizli kararın bulunduğu şeklinde beyanı olduğu ve cumhurbaşkanı adayımız İmamoğlu'nun bir oldu bittiye getirildiğine ilişkin beyanlar dosya konusu ile alakasızdır.

Genel başkan anadoludaki bir mahkemenin tedbire ilişkin bir karar verdiği yönünde ciddi söylentiler olduğunu dile getirmiştir.

Nitekim 19 Mart tarihinde bir kısmı kötü niyetli olmak üzere toplum geneline yayılmıştır aynı söylentilerin başka bir zamanda yayıldığı ve dezenformasyonla mücadele merkezinin açıklama yaptığı ama o gün için bir düzenleme yapılmadı, siyasi hukuk tarihimizde dosya ve gerekçe kararı olarak anılan son dk başka mahkemelerden tedbir kararı alma gerçekleri de bulunduğu göz önüne alındığında genel başkanın bu sözleri dilekçede söylenenlerin gerçekleşmesini sağlamayacaktır.

İmamoğlu oy alarak aday olmuştur. Hem genel başkan hem İmamoğlu'na hakaret içeren sözlerin yer aldığı dilekçenin dosyadan çıkarılmasını istiyorum."