EKONOMİ

Aracı olanlar ilk kez duyacak: Bu şekilde benzin alanlar daha az yakacak

Akaryakıt fiyatlarındaki artış, araç sahiplerini en ufak tasarruf kalemini bile hesaplamaya itti. 'Depoyu doldurma araç ağırlaşır' tezi ile 'Boş depo yakıtı uçurur' iddiası arasında kalan sürücüler için uzmanlar son noktayı koydu. Yanlış bilinen tasarruf yöntemleri, yakıt pompasında binlerce liralık hasara neden olabiliyor. İşte bilmeniz gereken detaylar...

Abone Ol

Benzin istasyonlarında ibreler yukarı tırmandıkça, sürücüler arasındaki 'nasıl daha az yakarım' sorusuna yanıt aranıyor. Kulaktan dolma bilgilerle hareket eden pek çok araç sahibi, deponun doluluk oranı 'ağırlık yapmasın' diye azar azar yakıt alırken, kimileri de 'boş kalırsa buharlaşır' endişesi taşıyor. Ancak işin teknik boyutu incelendiğinde, gram hesabı yaparken aracın mekanik sağlığının riske atıldığı ortaya çıkıyor.

AĞIRLIK FARKI TÜKETİMİ NE KADAR ETKİLİYOR?

Tartışmanın odağında fizik kuralları var. Ortalama 50 litrelik bir yakıt tankı baz alındığında, deponun tam dolu olması ile boş olması arasındaki kütle farkı yaklaşık 40 kilograma tekabül ediyor. Bu ağırlık, araçta fazladan bir çocuğun seyahat etmesiyle eşdeğer.

Mühendislik hesaplarına göre, özellikle dur-kalkın yoğun olduğu şehir içi trafikte bu ekstra yük, yakıt sarfiyatını yüzde 1 ila 2 oranında artırabiliyor. Kağıt üzerinde bakıldığında, depoyu yarım veya çeyrek seviyede tutmak, hafiflik prensibi gereği mantıklı bir tasarruf yöntemi gibi duruyor.

BUHARLAŞMA RİSKİ MODERN ARAÇLARDA YOK

Diğer taraftan, 'depo boşalınca içerideki hava artar ve yakıt buharlaşır' tezi de sıkça dile getiriliyor. Teorik olarak doğru olsa da modern otomotiv teknolojisi bu sorunu büyük ölçüde çözmüş durumda. Yeni nesil araçların basınç ayarlı ve sızdırmaz depo kapakları, buharlaşma kaybını minimum seviyeye indiriyor. Dolayısıyla 'yakıtım uçuyor' endişesi günümüz araçları için geçerliliğini yitiriyor.

ASIL TEHLİKE: POMPA YANIĞI

Ancak uzmanlara göre asıl odaklanılması gereken nokta ne ağırlık ne de buharlaşma. Tasarruf adına 'çeyrek depo' ile gezmek veya sürekli 'yakıt ışığı' yandığında istasyona gitmek, araç sahibine çok daha ağır bir fatura çıkarabiliyor.

Araçların yakıt pompası, deponun içinde gömülü halde bulunuyor ve çalışma sıcaklığını, içindeki akaryakıt sayesinde düşürüyor. Yakıt seviyesi sürekli dipte tutulduğunda, pompa açıkta kalarak soğuyamıyor ve aşırı ısınıyor. Bu durum parçanın kısa sürede yanmasına neden oluyor.

TORTULAR ENJEKTÖRÜ TIKIYOR

Risk sadece pompayla sınırlı değil. Yıllar içinde deponun dibinde biriken tortu ve partiküller, yakıt azaldığında sisteme çekiliyor. Bu durum hassas enjektörlerin tıkanmasına ve motorun teklemesine yol açıyor.