Dünya gündemi bir yandan Washington-Tahran hattındaki görüşmelere kilitlenmişken, Pakistan'ın Afganistan'a resmen savaş ilan etmesi jeopolitik riskleri tavan yaptırdı. Bu sıcak gelişme, altın, döviz ve borsa üçgeninde dalgalanmalara neden oldu. Piyasaların nabzını tutan Ekonomist Filiz Eryılmaz, mevcut tablonun henüz 'sert bir fiyatlamaya' dönüşmediğini ancak riskin masada olduğunu vurguladı.
PİYASALARDA SON RAKAMLAR: BORSA DÜŞÜŞTE, ALTIN BASKIDA
Eryılmaz'ın analizine göre, savaş haberiyle birlikte Borsa İstanbul'da zayıflama eğilimi öne çıktı. İşte piyasalardaki son durum:
- Borsa İstanbul: Endeks 13.814 puan seviyelerinde seyrediyor.
- Döviz: Dolar/TL 43,96, Euro/TL ise 51,93 seviyesini gördü.
- Altın: Ons altın kritik 5.200 dolar direncini test etmesine rağmen tutunamayarak 5.181 dolara çekildi. İç piyasada ise gram altın 7.324 TL, çeyrek altın 11.975 TL seviyesinden işlem görüyor.
- Petrol: Brent petrol 71,22 dolar seviyelerinde dengelendi.
'GÜMÜŞ ALTINDAN DAHA POZİTİF AYRIŞTI'
Piyasadaki tepkiyi yorumlayan Eryılmaz, 'Dünden bugüne belirgin bir kopuş yok, daha çok sınırlı geri çekilmeler var' diyerek panik havasının oluşmadığını belirtti. Değerli metallerde altının baskı altında kaldığına dikkat çeken uzman isim, gümüşün ise yüzde 2'ye varan yükselişlerle altından daha pozitif bir performans sergilediğini ifade etti.
ABD-İRAN MASASI VE FAİZ BEKLENTİSİ
Savaşın yanı sıra ABD ve İran arasındaki görüşmelerin de piyasayı domine ettiğini belirten Eryılmaz, anlaşma çıkmaması halinde ABD'nin bölgedeki askeri varlığının sürebileceğini hatırlattı. Türkiye piyasalarının küresel risklere karşı daha hassas olduğunu vurgulayan ekonomist, mart ayında beklenen 50 baz puanlık faiz indiriminin ve açıklanacak enflasyon verisinin belirleyici olacağını söyledi.
YATIRIMCIYA KRİTİK UYARI: 'BELİRSİZLİK BİTMEDİ'
Yatırımcıların bu süreçte nasıl hareket etmesi gerektiğine dair net konuşan Eryılmaz, sözlerini şu uyarıyla noktaladı:
'Belirsizlik bitmiş değil. Petrol fiyatlarındaki yükselişe rağmen altın ve küresel endekslerde kalıcı bir baskı henüz oluşmadı. Ancak kâr realizasyonu ve temkinli duruş, bu dönemin ana refleksi olmalı.'