VAN HABER

Akdağ’dan Narin Davasında Dikkat Çeken Açıklamalar

Güran ailesinin avukatı Onur Akdağ, Yargıtay kararının ardından üç sanık için Anayasa Mahkemesi'ne başvurduklarını belirterek, dosyada delillerin karartıldığını ve bazı teknik verilerin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Abone Ol

Diyarbakır'ın Bağlar ilçesine bağlı Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024 tarihinde kaybolan 8 yaşındaki Narin Güran'ın cansız bedeni, arama çalışmalarının 19'uncu gününde dere yatağında bulunmuştu. Narin'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma ve davalar kamuoyunun gündemindeki yerini korurken, Güran ailesinin avukatı Onur Akdağ, Van Bölge Gazetesi'ne önemli açıklamalarda bulundu.

“Üç Kişi İçin Anayasa Mahkemesi'ne Başvurduk”

Yargıtay'ın kararını verdiğini belirten Akdağ, üç sanık hakkında Anayasa Mahkemesi'ne başvuruda bulunduklarını söyledi.

Dosyanın hem tanığı hem de avukatı olduklarını ifade eden Akdağ, özellikle daraltılmış baz kayıtlarının bilimsel dayanağının tartışmalı olduğunu öne sürerek, “Daraltılmış baz kayıtları bilimsellikten uzak bir veri. Adalet Bakanlığı'nın bu davayla yakından ilgilenmesini istiyoruz” dedi.

“Birçok Delilin Karartıldığını Düşünüyoruz”

Soruşturma sürecinde önemli delillerin kaybolduğunu veya yeterince incelenmediğini savunan Akdağ, şu iddialarda bulundu:

“Narin kızımızın soruşturmasında birçok delil karartıldı. Kamera kayıtları göz göre göre silindi. Cinayetin en kritik ses kaydı silindi. Cinayet failinin telefonu kollukta formatlandı. Daraltılmış baz ve WhatsApp raporu adı altında sahte deliller üretildi.”

Akdağ ayrıca, otopsi ve adli tıp sürecine ilişkin de çeşitli itirazlarının bulunduğunu dile getirdi.

“İyileştirilmiş Görüntüler Faili Ortaya Koyuyor”

Yurt dışında uzman kuruluşlara incelettikleri görüntülere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Akdağ, elde ettikleri raporların dava dosyası açısından önemli olduğunu savundu.

Akdağ, “Yurt dışında iyileştirdiğimiz görüntüler ve aldırdığımız BFI raporu ile Nevzat'ın, Narin patikaya çıkmadan önce onu beklediğini ve daha sonra ahır veya ev civarına götürdüğünü raporladık. Apostil şerhiyle tasdik edilen bu görüntülerin faili net şekilde ortaya koyduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Söz konusu raporun, dosyaya sunulan bazı yabancı uzman görüşleriyle çeliştiğini ileri süren Akdağ, aynı incelemede bir aracın saat 15.34'te köy dışında görüldüğünün tespit edildiğini ve bunun daraltılmış baz raporuyla uyuşmadığını savundu.

“İnternet Verileri Yeniden Değerlendirilmeli”

Dosyadaki dijital verilerin de dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Akdağ, cinayet saatlerinde bazı telefon hareketliliklerine dikkat çekti.

Akdağ, bir kişinin olay saatlerinde sosyal medya ve internet kullanımı gerçekleştirdiğini, başka bir kişinin telefonunda ise herhangi bir aktivite görünmediğini belirterek bu durumun araştırılması gerektiğini söyledi.

“Üç Ay Boyunca Hiç İletişim Kurulmamış”

HTS kayıtları üzerinde yaptıkları incelemelere de değinen Akdağ, bazı kişiler arasında uzun süre herhangi bir iletişim kurulmadığını öne sürdü.

Akdağ, “HTS kayıtlarında yaptığımız incelemede üç ay boyunca herhangi bir görüşme olmadığını tespit ettik. Bu nedenle dosyada kabul edilen bazı senaryoların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.

Öte yandan, Narin Güran'ın öldürülmesine ilişkin “suçluyu kayırma” suçlamasıyla 15 sanığın yargılandığı dava, avukatların mazeret bildirmesi nedeniyle 1 Ekim tarihine ertelenirken, ana davada Yargıtay'ın bazı sanıklar hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarını onadığı, bir sanık hakkındaki cezanın ise yeniden değerlendirilerek artırıldığı öğrenildi.